Notice: Function _load_textdomain_just_in_time was called incorrectly. Translation loading for the wordpress-seo domain was triggered too early. This is usually an indicator for some code in the plugin or theme running too early. Translations should be loaded at the init action or later. Please see Debugging in WordPress for more information. (This message was added in version 6.7.0.) in /home/gencklavye/public_html/wp-includes/functions.php on line 6170

Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home/gencklavye/public_html/wp-includes/functions.php:6170) in /home/gencklavye/public_html/wp-includes/feed-rss2.php on line 8
İcat - Genç Klavye https://www.gencklavye.com/category/icat/ Genç Klavye Sun, 08 Nov 2020 19:23:07 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://www.gencklavye.com/wp-content/uploads/2020/03/cropped-icon-32x32.png İcat - Genç Klavye https://www.gencklavye.com/category/icat/ 32 32 Elektriği Kim Buldu https://www.gencklavye.com/elektrigi-kim-buldu/ https://www.gencklavye.com/elektrigi-kim-buldu/#respond Sun, 08 Nov 2020 19:23:04 +0000 https://www.gencklavye.com/?p=6895 Hayatımızın olmazsa olmazı olan elektrik kim tarafından ne zaman bulundu sorusunun cevabı oldukça karışıktır. Birkaç cevabı olan bu sorunun cevabını yazımızda bulabilirsiniz. Elektrik bir enerji çeşidi olup, iki cismin birbiri ile sürtünmesi sonucu, sıkıştırma gibi bir mekanik etkinin olduğu sırada ya da ısının bazı kristallere olan etkisinden dolayı meydana gelen ve etkisini de itme, çekme, …

The post Elektriği Kim Buldu appeared first on Genç Klavye.

]]>
Hayatımızın olmazsa olmazı olan elektrik kim tarafından ne zaman bulundu sorusunun cevabı oldukça karışıktır. Birkaç cevabı olan bu sorunun cevabını yazımızda bulabilirsiniz. Elektrik bir enerji çeşidi olup, iki cismin birbiri ile sürtünmesi sonucu, sıkıştırma gibi bir mekanik etkinin olduğu sırada ya da ısının bazı kristallere olan etkisinden dolayı meydana gelen ve etkisini de itme, çekme, kimyasal, mekanik veya ısı olayları şeklinde gösteren bir icattır. Yunanca elektron kelimesinden türemiş olan elektrik kelimesi günümüzde de kullanılmaktadır. Elektrik aslında yüzyıllar önce kehribarın örneğin kumaş gibi maddelere sürtünmesinin ardından kıl veya toz gibi hafif olan cisimleri kendisine çekmesi ile beraber tanınmaya başlanmıştır.

Elektriğin keşfi nasıl gerçekleşti

Yunanlı bir bilgin ve filozof olan Thales ( M.Ö. 640-546) yukarıda bahsedilen kehribar kumaş olayının sadece kehribar ile alakalı olduğunu düşünmüş ve elektron adını ilk defa burada kullanmıştır. Ancak aradan yıllar geçmesi ile birlikte elektriğin bazı kanunları bulunmuştur. Açıklamada da yer aldığı gibi İsa’da yaklaşık 600 yıl önce, Yunanlı bilginler bir yere devamlı olarak sürtünen bir cismin, bunun sonucunda kızan amberin, kağıt veya mantar parçaları türünden hafif olan maddeleri çekebilme yeteneklerinin farkındaydılar.

İngiliz bilim adamı olan William Gilbert 16. Yüzyılın sonlarına doğru elektriği ciddi anlamda incelemeye başlayan kişi olarak tarihe geçmiştir. Elektrik terimini ilk kullanan kişilerden biri olarak tanınan William Gilbert statik yani durgun elektrik ile manyetizma arasındaki ilişkiler üzerinde araştırmalar yaparak günümüzdeki elektrik yüzlerinin artı ve eksi oluşları oluşlarını belirleyerek adlandırılmasını gerçekleştirdi. Birçok kişi tarafından William Gilbert elektrik ve manyetizmanın veya elektriğin babası olarak bilinmektedir. Yani elektriği kim buldu sorusunun cevaplarından biri olarak William Gilbert gösterilebilmektedir.

Joseph Priestley ise 1767 yılında elektrik yüklerinin birbirlerini çektiğini keşfetti ve bu çekmenin kuvvetini ise aralarındaki uzaklığın karesi ile ters orantılı olarak bulmuştur.

elektriği kim icat etti

Alessandro Volta ve Pili İcat Etmesi

Sürtme olayı sonucu meydana gelen durgun yani statik elektriğin dışında akan elektriğin buluşu ise 1800yılında İtalyan bilim adamı olan Alessandro Volta’nın yaptığı deneyler sonucu ortaya konulmuştur. Daha sonra ise Alessandro Volta yapmış olduğu deneyler ile ilk elektrik pilini ve sonrasında da ilk elektrik akımını elde etmeyi başarmıştır. Elektrik akımına Volt adının verilmesi de buradan kaynaklanmaktadır.

Ancak tüm bunlara rağmen 1672 yılına kadar elektriğin icat edilmesi ile ilgili kayda değer herhangi bir buluşun veya araştırmanın olduğu söylenememektedir. 1672 yılında ise, Otto van Guericke isminde olan bir adam, elini hızlı bir şekilde dönen kükürt yani sülfür kürenin karşısına tutarak daha güçlü bir elektrik üretmeyi başarmıştır.

1729 yıllarına gelince ise Stephen Gray adındaki bir bilim adamının metaller gibi bazı maddelerin bir yerden başka bir yere elektriğin iletildiğini keşfetmiştir. Bu tür iletken olan maddeleri ise ‘kondüktör-iletken’ şeklinde tanımlamışlardır. Amber, cam, kükürt ve balmumu gibi bazı diğer maddelerin ise elektriği taşımadığı yani iletken olmadığı keşfedilmiştir. Bu türdeki iletken olmayan maddelere ise yalıtkan adını vermişlerdir.

Benjamin Franklin ve buluşları

Son derece önemli adımlardan biri de aynı doğrultuda 1733 yılında Du Fay adındaki Fransız bir bilim adamının pozitif ne negatif elektrik yüklerini bulması ile birlikte gerçekleşmiştir. Ancak Du Fay pozitif ve negatif elektrik şarjlarının yani elektrik yüklerinin iki farklı türde elektrik olduğunu sanarak yanılmıştı. Buna rağmen, elektriğin günümüzdeki en gerçeğe yakın tanımı Benjamin Franklin tarafından gerçekleşmiştir. Benjamin Franklin’in düşüncelerine göre ise doğada bulunan tüm maddelerin yapısında aslında elektriksel bir akış gerçekleşmekteydi. Benjamin Franklin belirli olan iki madde arasındaki sürtünmenin, meydana gelen bu akıştan sadece bir kısmının, miktar olarak bakıldığında fazlalık meydana getirecek şekilde diğer maddeye geçmesine neden olduğunu düşünmekteydi. Ve bugün bu meydana gelen akışın negatif yüklerden oluştuğunu söyleyebildiğimiz için elektriği kim buldu sorusunun cevaplarından biri olarak da Benjamin Franklin’i gösterebiliriz.

Elektrik ile ilgili en önemli gelişmelerden ve araştırmalardan biri de hiç şüphesiz ki Alessandro Volta tarafından gerçekleştirilmiştir. Alessandro Volta’nın 1800 yılında ilk pili yani bataryayı keşfetmesi hiçbir tartışmayı kabul etmeyen bir gerçek olarak günümüze kadar gelmiştir. Bahsi geçen batarya ilk güvenilir ve devamlı olan elektrik kaynağı niteliği taşıması ile diğer uygulamalar ve buluşlar yolunda dünya çapında bir kılavuzluk meydana getirmiştir.

1808 yılında ise Humphry Davy, elektrik akımı bulunduran iki tane kömür elektrodu birbirinden ayırarak bir ark oluşturmayı başarmıştır. Oluşturulan bu elektrik ardı ile birlikte ise elektriğin ısı veya ışık enerjisine dönüştürülebildiği ortaya konulmuş ve görülmüştür. Hans Christian Orsted, 1820 yılında içerisinden elektrik akımı geçen bir iletkenin yakınlarındaki bir mıknatıs iğnesinin saptığını gözlemlemiştir. Bunun sonucunda ise elektrik akımının iletken bir çevre içerisinde magnetik bir alan oluşturduğu sonucuna varılmıştır.

elektrik mucidi

Nikola Tesla ve Alternatif Akımın (AC) Keşfedilmesi

Sırp asıllı olan Amerikan mühendis Nikola Tesla, 1900’lü yılların başlarında gerçekleştirmiş olduğu keşifler ile elektrik mucidi ve sihirbazı olarak tanınmıştır. Nikola Tesla, günümüzdeki ticari elektriğin oluşturulmasında oldukça büyük bir katkıya sahiptir. Edison ile birlikte çalışmalara katılmış olan Nikola Tesla daha sonrasında da elektromanyetizma ile ilgili birçok devrim niteliğindeki gelişmelere katkıda bulunmuş bir bilim adamıdır. Yapmış odluğu devrim niteliğindeki en önemli gelişmeler arasında ise alternatif akım (AC), çok fazlı elektrik dağıtım sistemi ve alternatif akım motorları yer almaktadır.

Daha sonralarında ise yine Amerikalı olan bir sanayici ve mucit George Westinghouse, Nikola Tesla’nın keşfetmiş olduğu alternatif akım motorunu satın alarak geliştirmeye çalışmıştır. Nikola Tesla, Geroge Westinghouse ve diğer birçok bilim adamının yapmış olduğu çalışmalar sonucunda ise elektriğin geleceği ile ilgili doğru akımdan ziyade alternatif akımdan yana olduğu ortaya konulmuştur.

Tüm yapılan bu çalışmalar sonucunda ise elektriğin laboratuar duvarlarını aşarak günlük yaşamdaki ve sanayideki yerini alma süreci yaklaşık olarak 19.yüzyılın ikinci yarısı sıralarında başlamıştır. Zénobe-Théopline Gramme ise yine bu yıllarda havai hatlar aracılığı ile elektrik enerjisinin oldukça etkin bir şekilde iletilebileceğini ortaya koymuştur. 1881 yılında Thomas Alva Edison’unNew York’ta ilk elektrik üretim merkezi ile beraber dağıtım şebekesini kurması sonucu elektrik enerjisi hem sanayide hem de günlük yaşamdaki evlerde yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır.

Elektriğin Enerji Olarak Günümüzde Kullanımı

Yıllarca birçok çalışma ve araştırma sonucu keşfedilmiş olan elektriğin enerji olarak kullanılması yaklaşık olarak 1880’li yılların başında gerçekleşmiştir. Ancak bundan önce ise bu safhaya gelinebilmesi için birçok çalışma gerçekleşmiştir. M.Ö. Thales’in elektrostatik ile ilgili buluşları, İtalyan fizikçi olan Volta’nın 1800 yıllarında yapmış olduğu pil, yine fizikçi olan Hans Cristian Orsted’in manyetizma ve elektrik ile alakalı çalışmaları, fizikçi Arago ve Ampere’nin elektrik akımı sonucu meydana gelen magnetik alan ile ilgili gerçekleştirdiği tespitleri ve son olarak Michael Faraday’in incelemeleri sonucu bulduğu mekanik enerjinin elektrik enerjisine çevrilmesi bu çalışmaların başlıcalar arasındadır.

Faraday’dan sonra Fransız bilim adamı olan Hippolyte Pixli alternatif akım jeneratörü yapmıştır. Ve son olarak Thomas Edison’un ampulü keşfetmesi ile beraber elektrik enerjisi aydınlatma amacıyla kullanılmaya başlanmıştır.

The post Elektriği Kim Buldu appeared first on Genç Klavye.

]]>
https://www.gencklavye.com/elektrigi-kim-buldu/feed/ 0
Cep Telefonunu Kim İcat Etti? https://www.gencklavye.com/cep-telefonunu-kim-icat-etti/ https://www.gencklavye.com/cep-telefonunu-kim-icat-etti/#respond Sat, 31 Oct 2020 15:25:43 +0000 https://www.gencklavye.com/?p=6447 Günümüzde pek çok kişi tarafından yaygın olarak kullanılan cep telefonları, her ne kadar akıllı teknoloji olarak üretilse de, elbette ki geçmişten günümüze kadar çok farklı modeller ile getirildi. İlk olarak telefonun mucidi olarak bilinen isimlerden bahsetmek ve cep telefonunu kim buldu sorularınıza cevap vermek gerekirse, Martin Cooper ismine yer verebiliriz. Martin Cooper Kimdir? Cep telefonunun …

The post Cep Telefonunu Kim İcat Etti? appeared first on Genç Klavye.

]]>
Günümüzde pek çok kişi tarafından yaygın olarak kullanılan cep telefonları, her ne kadar akıllı teknoloji olarak üretilse de, elbette ki geçmişten günümüze kadar çok farklı modeller ile getirildi. İlk olarak telefonun mucidi olarak bilinen isimlerden bahsetmek ve cep telefonunu kim buldu sorularınıza cevap vermek gerekirse, Martin Cooper ismine yer verebiliriz.

Martin Cooper Kimdir?

Cep telefonunun mucidi olarak bilinen Martin Cooper, 26 Aralık 1928 tarihinde dünyaya gelmiştir. Amerika Chicago doğum yeri olarak bilinirken, Illinois Institue of Technology’ dan 1950 yılında mezun olmuştur. Eğitimini tamamladıktan sonra ise direkt olarak Deniz İhtiyat Teşkilatı’na kayıt yaptırmıştır. Yine Kore Savası süreci kapsamında denizaltı yetkilisi olarak b teşkilatta görev almıştır.

Bahsettiğimiz üniversite de 1957 yılında yine elektrik mühendisliği alanında mastarını tamamlamıştır. Yine aynı üniversite de 2004 yılı içerisinde fahri doktor olarak ödül almış olurken, yönetim kurulunda da görev aldığı alınan bilgiler arasındadır.

Motorola firmasının CEO’ su

Telefonun mucidi olarak bilinen Martin Cooper, Motorola markasının CEO’su olarak görev yapmaktaydı. Bir numaralı yöneticisi olarak tanımlanırken, telefonu icat etmeden önce, bir hikâye dolanıyor ki, eşi ile arasında geçtiği söylenen diyaloglar ise şöyledir.

Telefonun icadı hikâyesi

Telefon tasarım ve üretimi gerçekleşmeden önce, Cooper eşi ile bir tatile çıkmıştı. Karayip’ te herkesten uzak bir adada tatile gitmiş olurken, otel de çocukları ile konuşamadıkları için eşine sitem etmiştir. Sen Motorola’ nın bir numaralı yöneticisin ve telefonların neden bir portatif modelinin olmadığını sormuştur. Bu soru üzerine, CEO, tatilleri biter bitmez, Motorola’nın başında geçtiğinde çalışmalara başlamış ve ilk cep telefonu tasarımı düşüncelerini ortaya koymuştur. Bazı kaynaklardan alınan telefonun icadı hikâyesi bu şekilde olurken, cep telefonunu kim buldu sorularında eşinin de düşünce katkısı olduğu söylenebilir.

cep telefonunu kim buldu

İlk cep telefonu

Elbette ki günümüzde kullanılan cep telefonlarından oldukça farklı ve ağır bir model olarak üretilmiştir. İlk cep telefonu ise 1973 yılında Motorola firması tarafından geliştirilmiştir. Modelin ismi ise Dyna- Tac olarak bilinirken, yaklaşık olarak 40 yıl önce ilk telefon üretimi gerçekleştirilmiştir. Özelliklerinden bazıları ise şöyle olurken, yine aşağıda yer alan başlıklarımız altında bazı detaylara da yer verebiliriz.

  • Boyut: 28x8x6 cm
  • Ağırlık: 850gr
  • Ekran: Yok
  • Devre sayısı: 30
  • Konuşma süresi: 35 dakika
  • Şarj süresi: 10 SAAT
  • Fonksiyonları:
    • Konuşma,
    • Dinleme,
    • Tuşlu arama

Özellikleri arasında aslında kullanıcılarına oldukça zorlu anlar yaşatan ağırlığı, elbette ki günümüz ağırlıkları ile uzaktan yakından alakası yok. Her ne kadar konuşma süresi 35 dakika olsa bile, bu ağırlıkta bir telefonu 35 dakika boyunca kulağınızda tutmak gerçekten de mümkün gibi görünmüyor.

3.995 $ fiyatlar satıldı

İlk cep telefonu elbette ki gerçekten pek çok kişi için lüx bir seçimdi. Artı kablosu olmayan bir telefon kullanmak mümkün olacaktı. Hatta bazı bölgelerde telefonlar piyasaya sürülmeden ortaya çıkan haberlere inanmayanlar bile bulundu. Elbette ki bu durum cep telefonlarına gösterilen rağbeti daha da artırırken, fiyatının oldukça uçuk olması da beklendi. Böylelikle ilk cep telefonu ise 3.995 $ fiyat ile tüketicilerine sunuldu.

Bu fiyattan satışa sunulan cep telefonun özellikleri ise 850 gram ağırlığa ve 300x 44 x 89 mm boyutlarında tasarlanmıştı. Bu telefonda ise sadece LED göstergesi bulunmaktaydı. Elbette ki henüz ekranı olan bir telefon değildi. Maalesef bu telefonun göze çarpan bir özelliği vardı ki o da anteninin olması. Bu anten yaklaşık olarak 15 cm olması ile kullanımı zor hale getirebiliyordu.

Cooper’ın hayali mini telefonlar

Her ne kadar ilk tasarım ve üretimi gerçekleştirilmiş olan cep telefonu ağırlığı 1 kg’ a yakın bir değere sahip olsa da, Martin Cooper’ın hayallerinde, kulak arkasına sığabilecek bir cep telefonu üretmek vardı. Hatta bunun yanı sıra, telefon çaldığında da sesli bir mesaj vermek yerine, kulağında oluşturduğu titreşim ile bilgilendirme yapması düşüncesi de hayalleri arasındaydı.

İlk görüşme

Kablosuz olarak tasarlanmış olan her ne kadar tuğla görünümüne sahip ağır bir cihaz olsa da, ilk görüşme artık başlatılmıştır. Bu görüşme ise ilk olarak 3 Nisan 1973 yılında gerçekleştirilmiştir.  25 cm yüksekliğe ve 8 cm derinliğe sahip olan bu telefon, 4 cm genişliğe sahipti.

Yine bu bilgilerin yanı sıra Dünya’ da ilk akıllı telefon hakkında da bilgilere ulaşmak istiyorsanız, aşağı da yer alan başlık altında sizlere bazı kaynaklardan aldığımız bilgileri şu şekilde sunabiliriz.

Telefonlarda ekran geliştirildi

Tüm bu gelişimlerin yanı sıra artık yıllar geçtikçe gelişimler yaşanırken, 1989 yılında da Motorola kapsamında yapılan çalışmalar ve yoğun uğraşlar sonucunda her ne kadar antende bir küçülme yapılamasa da ağırlıkları konusunda çalışmalar yapılarak, MicroTac 9800 x modelin de yarı yarıya bir hafiflik kazandırıldı. Bu telefon da yine bir özellik bulunuyor ki artık LED ekranlar tasarlanmıştı. Yine 8 karakter gösterme özelliğine sahip olan LED ekranın yanı bu yıllarda dünyanın en küçük ve en hafif telefonu olarak kayıtlara geçti. Tabi ki yıllar geçtikçe ağırlıklar düştü, dokunmatik ekranlı akıllı telefonlar üretilmeye başladı. Ve ilk akıllı telefon da IBM tarafından üretilen Simon oldu. Tabi ki nümüz akıllı telefonlarından oldukça farklı ve büyük.

IBM Simon İlk akıllı telefon

İlkler her zaman merak ettiklerimiz arasında öyle değil mi? Yukarıda ilk cep telefonunu kim buldu sorularına kısaca tanımlamalar yaparak cevaplar verdik. Peki, ilk akıllı telefon sizce ne zaman üretildi ve bu telefonda ne gibi özellikler vardı biliyor musunuz? Elbette ki kullanım biraz günümüz telefonlarını andırmış olsa da çok daha eski bir teknoloji olması ile çok büyük farklar görebilmemiz mümkün olacaktır.

Şimdi her ne kadar neredeyse her kişinin elinde bir akıllı telefon olsa da, yıllardır bunların hayali ile yaşayan insanlar vardı. Maalesef bazılarının bu telefonları bu teknoloji ile görebilmesi umutları, ömürlerine yetişemedi. Her ne kadar akıllı telefonlar hayal edilse de, bu kadar mükemmel bir teknoloji ürünü ortaya çıkarabilmenin imkânı ebette ki o yıllarda tahmin bile edilemezdi.

Yaklaşık 30 sene önce ilk akıllı telefon icat edilmiş desek kaç kişi inanır buna? Aslında bazı kaynaklardan aldığımız bilgilere bu doğru bir bilgi. Tabi ki şimdi ki özelliklere sahip olmasa da, o zamanın akıllı telefonları da bunlardı.

IBM, 1994 yılında Ağustos ayında ilk akıllı telefonunun icadını gerçekleştirmiştir.  Telefonun ismi ise Simon olarak bilinmektedir. Yaklaşık 30 yıl önce üretilen bu akıllı telefonlarda peki nasıl özellikler bulunuyordu?

İlk akıllı telefon özellikleri

  • Dokunmatik ekran
  • E- posta gönderimi
  • Daha uzun konuşma süresi
  • İlk cep telefonuna göre daha hafif bir tasarım
  • Konuşma ve dinleme de daha verimli fonksiyonlar

Genel olarak ilk cep telefonları, mucidi, gelişimleri ve detaylar bu şekilde olurken, diğer konularda daha farklı bilgilere erişebilmek ve ilkler konusunda en yeni güncel bilgilere ulaşabilmek üzere bizleri takip etmeye devam edebilirsiniz. Diğer başlıklarımızdan farklı konularda bilgi sahibi olabilirsiniz.

The post Cep Telefonunu Kim İcat Etti? appeared first on Genç Klavye.

]]>
https://www.gencklavye.com/cep-telefonunu-kim-icat-etti/feed/ 0
Bilgisayarı Kim İcat Etti https://www.gencklavye.com/bilgisayari-kim-icat-etti/ https://www.gencklavye.com/bilgisayari-kim-icat-etti/#respond Sat, 31 Oct 2020 15:00:53 +0000 https://www.gencklavye.com/?p=6439 Bilgisayar, üzerine işlemiş olduğumuz bilgiler doğrultusunda istediğimiz bilgileri saklayabilen ve istediğimizde geri verebilen cihaza denilmektedir. İlk elektrikli bilgisayar ise ENIAC’tır. Bilgisayarlar tarih boyunca pek çok şekilde karşımıza çıkmıştır fakat bilgisayar tarihçesine bir göz attığımızda görüyoruz ki bilgisayar fikri aslında çok eski yıllara dayanmamaktadır. Charles Babbage ( 1792-1871) henüz 1830 yıllarında fark makinesini ve bunun ardından …

The post Bilgisayarı Kim İcat Etti appeared first on Genç Klavye.

]]>
Bilgisayar, üzerine işlemiş olduğumuz bilgiler doğrultusunda istediğimiz bilgileri saklayabilen ve istediğimizde geri verebilen cihaza denilmektedir. İlk elektrikli bilgisayar ise ENIAC’tır. Bilgisayarlar tarih boyunca pek çok şekilde karşımıza çıkmıştır fakat bilgisayar tarihçesine bir göz attığımızda görüyoruz ki bilgisayar fikri aslında çok eski yıllara dayanmamaktadır. Charles Babbage ( 1792-1871) henüz 1830 yıllarında fark makinesini ve bunun ardından da analitik makineyi yaparak hesaplama işlemlerinin elektromekanik araçlara yaptırılması ve sonuçların elde edilmesi ile ilgili görüşlerin doğmasına yardımcı olmuştu. Charles Babbage yapmış olduğu bu çalışmalara herhangi bir başarı göstermemiş olsa da bilgisayarın ilk temelinin onun tarafından atıldığı görüşü birçok kişi tarafından kabul edilmektedir.

Bilgisayarın İcadı

Bazı bilim adamı ilk bilgisayarların aslında abaküs olduğunu iddia etmektedir. Bu doğrultuda ise 1622 yılında William Oughtred tarafından ilk bilgisayarın icat edildiği söylenebilmektedir. Ancak günümüzdeki modern bilgisayarlara benzer yapıda bulunan ilk makine 1833-1871 yılları arasında İngiliz matematikçi olan Charles Babbage tarafından tasarlanmıştır. Yani bilgisayarı kim buldu sorusunun cevaplarından biri de Charles Babbage diyebiliriz. Çok eskiden bilgisayar kelimesi sadece bütün gün oturarak sayıları birbiri ile toplayıp çıkararak sonuçları tablolara giren insanlar için kullanılırken günümüzde bir cihaz için kullanılmaktadır.

Difference Engine

Bilgisayarlardan önce ilk olarak Fark Motoru yani Difference Engine cihazı tasarlanmıştı. Daha sonra tasarımın basitleştirilmesi yerine çok daha görkemli bir yapı olan Analitik Motor tasarlanmaya başlanmıştır. Bu cihaz bölme, çarpma, çıkarma, toplama ve çok daha karmaşık hesaplama işlemlerini yapabilen bir cihaz şekliydi. Bugün piyasada satılmakta olan birçok bilgisayar parçası gibi olan Analitik Motor’un parçaları sayesinde oldukça modern bir yapı olduğunu anlayabilmektedir. Aslında modern bir bilgisayarda iki temel bileşen bulunmaktadır. Bu bileşenleri ise bellek ve CPU veya işlemci birimi olarak söyleyebiliriz. Ancak Charles Babbage tabi ki de bu terimleri kullanmamıştır. Belleği store olarak adlandıran Babbage, CPU’yu da mill olarak adlandırmıştır. Bununla beraber Babbage’nin tasarladığı cihazda girilen kelimeleri kağıda basması için reader isimli cihaz bulunmaktaydı. Bugün kullanılmakta olan lazer yazıcıların ve mürekkep püskürtmeli yazıcıların öncüsü olarak bilinen bu yapı Babbage tarafından tasarlanmıştır.

Bunlarla beraber İngiliz yazar ve matematikçi olan Ada Lovelace, Charles Babbage tarafından geliştirilen Analitik Motor’un üzerinde birçok çalışma yapmıştır. Çalışmaları sonrasında ise Analitik Motor ile alakalı notlarına bakıldığında, bir bilgisayarın geliştirilmesi için amaçlanan ilk algoritma olduğu görülmekte ve bu nedenle kendisi de aslında bir bilgisayar programcısı olarak kabul edilmektedir.

bilgisayarı kim buldu

İlk Analog Bilgisayar

1872 yılları sırasında ilk modern analog bilgisayarın Sir William Thomson tarafından icat edildiği görülmektedir. Tekerlek, diferansiyel analizör ve disk mekanizmalarının kullanılması ile beraber bu analog bilgisayarlar diferansiyel denklemlerin kullanılması için tasarlanmıştı. 1876 yılında ise James Thomas tarafından bu bilgisayarların kullanılma konsepti gerçekleştirilmiştir.

1931 yılları sırasında H.L. Hazen ve Vannevar Bush tarafından ilk mekanik analog bilgisayar geliştirilmesi başarılmıştır. Ancak buna rağmen 1939 yılında George Stibiz tarafından ilk sayısal bilgisayar New York’ta bulunan Bill Laboratuarı’nda üretilmiştir. İkili sistemi bu makineye uygulamayı başaran Stibiz bu sayede oldukça kompleks sayılar ile aritmetik işlemler yapılmasını sağlamıştır.

Bilgisayar ile ilgili en hızlı ve önemli gelişmeler ise bakıldığında 2. Dünya Savaşı sonrasında yapılmaya başlandığı görülmektedir. Haward Aitken, IBM şirketi ile iş birliği yapma şartı ile 1944 yılında Mark I’i tamamlamayı başarmıştır. Mark I aslında oldukça küçük kapasiteli bir bilgisayar olsa da o zamanın koşullarında bakıldığında aslında büyük bir başarı olarak kabul edilmiştir. MARK I’da da bilgiler yine delikli kartlara veriliyordu ve yine deliklik kartlardan sonuçlar alınmaktaydı.

Elektromanyetik bilgisayarların gelişimi

1938’li yıllara bakıldığında bir denizaltında kullanılma amacı ile Birleşik Devletler Donanması elektromanyetik analog bilgisayarları geliştirdiği görülmektedir. Torpido Bilgisayarları olarak adlandırılan bu bilgisayarlar, hareketli olan bir hedefe torpido atma sorununu çözmek adına trigonometri kullanılan ilk bilgisayar olarak bilinmektedir. Aynı zamanda 2. Dünya Savaşı sırasında da birçok ülke bu bilgisayarı geliştirmeye çalışmıştır.

Hesaplama yapmak için mekanik röleleri ve elektrik anahtarlarını kullanan ilk sayısal elektromanyetik bilgisayarlar düşük bir çalışma hızına sahipti. Ancak sonunda vakum tüplerinin kullanılması ile beraber tamamen elektrikle çalışan ve çok daha hızlı bilgisayarlara geçiş yapılmıştır. Alman bir mühendis olan Konrad Zuse tarafından 1939 yılında yapılan Z2 ise elektromekanik röle kullanılan en eski bilgisayar örnekleri arasında yer almaktadır.

Vakum tüpleri ve dijital elektronik devreler

Analogların yerine dijital hesaplama döneminin başladığı bu dönemde artık tamamen elektronik olan devre elemanları elektromekanik ve mekanik eşdeğerlerinin yerine geçmekteydi. Londro’daki postanesinde 1930 yılları sırasında araştırma istasyonunda mühendis olarak çalışmakta olan Tommy Flowers 1934 yılında yapmış olduğu bir deneysel cihaz sayesinde yaklaşık 5 yıl sonra telefon santral ağının bir bölümünü binlerce vakum tüpü kullanarak elektronik olan bir veri işletme sistemine dönüştürmüştür.

Amerika Birleşik Devletleri’nde 1942 yılında John Vincent Atanasoff ile birlikte Lowa Eyalet Üniversitesi’nde bulunan Clifford E. Berry ilk otomatik elektronik dijital bilgisayar olan ve tamamen elektronik olarak çalışan Atanasoff Berry Computer’ı (ABC)  geliştirmişlerdir. Yani bilgisayarı kim buldu sorusunun cevapları arasında bu bilim adamları da yer almaktadır.

Bilgisayarların gelişimi

1850 yılları sırasında George Boole adlı bir bilim adamı sadece 0 ve 1 rakamlarının kullanıldığı ve kendi adıyla anılan bir Boole Cebiri sistemi geliştirerek bilgisayarların gelişiminde önemli katkılara imza atmıştır. 1890 yıllarına gelindiğinde ise Herman Hollerit isimli bilim adamı, bazı bilgilerin delikli kartlara yüklenebildiği ve tüm bu bilgiler üzerinde bazı toplama işlemlerinin yapılabildiği bir elektro manyetik araç geliştirmeyi başarmıştır. Tasarlanan bu hesaplama makinesi ise 1890 yılında ABD’nin nüfus sayımında oldukça başarılı bir şekilde kullanılmıştır.

Colossus keşfi

Alman şifreleme makinesi 2. Dünya Savaşı sırasında Enigma’nın mesajlarını çözmek amacı ile bir bilgisayar geliştirmeye çalışıyordu. Geliştirilen bu bilgisayarın adı ise Colossuz olmuştur. Colossus dünyanın ilk elektronik dijital programlanabilme kapasitesine sahip bilgisayarı olarak tarihe geçmişti.

ENIAC keşfi

1945 yılları sırasında bir grup bilim adamı ENIAC adlı bir bilgisayar yapmayı başarmıştır. Aslında askeri amaçlar için geliştirilmiş olan ENIAC isimli bilgisayarda radyo lambaları kullanılmıştı. Colossus’a benzer özellikleri bulunan bu bilgisayar Colossus’a göre çok daha hızlı ve esnek bir yapıya sahipti. Aynı zamanda Mark I’ya oranla oldukça hızlı olan bu bilgisayar ile birlikte artık elektronik bilgisayarlara da geçiş başlamış olup mekanik donanımlar artık yerini elektronik devrelere bırakmıştır.

Seri halde üretimi yapılabilen ve ticari amaçla kullanılan ilk bilgisayar ise UNIVAC I olmuştur. Tasarlanan bu bilgisayarlar yazıcıya sahip olup giriş çıkış birimleri de manyetik bant şeklindeydi. Bu yıllarda IBM 701 isimli bir bilgisayar piyasaya girmiştir. IBM 701 isimli bu bilgisayarlar ise vakum tüplü ve basit bir şekilde programlanabilen bir yapıya sahipti. Daha sonra ise IBM firması 1958 yılları itibariyle artık bilgisayarlarda vakum tüpleri yerine tansistor ve diotları kullanmaya başlamıştır. Bu sayede daha küçük, hafif ve daha az ısınan bilgisayarlar piyasaya sürülmüştür.

The post Bilgisayarı Kim İcat Etti appeared first on Genç Klavye.

]]>
https://www.gencklavye.com/bilgisayari-kim-icat-etti/feed/ 0