wordpress-seo domain was triggered too early. This is usually an indicator for some code in the plugin or theme running too early. Translations should be loaded at the init action or later. Please see Debugging in WordPress for more information. (This message was added in version 6.7.0.) in /home/gencklavye/public_html/wp-includes/functions.php on line 6170The post Cinsel Suçlar ve DNA Örnekleri appeared first on Genç Klavye.
]]>Bir kimsenin vücut dokunulmazlığına doğrudan saldırı yapmak, fiziksel temasta bulunmak cinsel suçu oluşturan eylemlerdir. Rızası dışında bir kimseyi öpmek, dokunmak gibi davranışların yanında sarkıntılık gibi eylemler de aynı şekilde cinsel suç konusu altında basit cinsel suça girmektedir.
Cinsel suçlar nelerdir, hangi eylemler nasıl kategorileştirilmiştir gibi sorular kişiler tarafından merak edilmektedir. Cinsel dokunulmazlığa karşı olarak çeşitli suçlar işlenebilir. Bunlar taciz, saldırı, istismar ve insan ticareti gibi konu başlıkları altında incelenmektedir.
Cinsel suç tanımı içerisinde yer alan cinsel taciz bir kimsenin cinsel amaçlarla rahatsız edilmesi durumudur. Islık çalmak, sarkıntılık yapmak, cinsel niyetler ile tekliflerde bulunmak, cinsel içerikli olan mesajlar göndermek gibi durumlar doğrudan cinsel taciz içerisine girmektedir. Cinsel taciz içerisine giren davranışlar ortak noktası bu eylemlerin cinsel amaçlar ile gerçekleştirilmiş olmalarıdır.
Bir kimsenin vücut dokunulmazlığı cinsel sebepler nedeni ile ihlal edildiğinde, ortada cinsel bir taciz olduğundan söz edilir. Cinsel saldırı fail ya da failleri işledikleri suçlar nedeni ile hapis cezasına çaptırılırlar.
Cinsel saldırı cinsel dokunulmazlığa karşı olarak işlenen bir suçtur. Karşı tarafın rızası olmadan gerçekleştirilecek herhangi bir cinsel ihlal cinsel saldırı içerisinde yer almaktadır. Sadece karşı cinse olarak gerçekleştirilebilecek bir saldırı değildir. Yaş, cinsiyet fark etmeksizin vücut dokunulmazlığına karşı yapılan ihlallerin her biri cinsel suçtur.
Cinsen suçlarda DNA örnekleri durumun ispat edilebilmesi için gerekli olabilmektedir. Cinsel saldırılar sonucunda yapılan çalışmalar ile birlikte suçun ispatı gerçekleşmekte ve böylelikle fail ya da failler gerekli yaptırımlara çarptırılmaktadırlar.

Cinsel istismar suçu Türk Ceza Kanunu’nun 103.maddesinde yer alıyor. On sekiz yaşını doldurmayan bir çocuğa karşı olarak işlenen cinsel suç cinsel istismar suçundan yargıya taşınacaktır. Cinsel arzuları tatmin etmek amacı ile yapılan eylemlerin tümü bu kapsama girmektedir. Cinsel istismar suçundan doğacak yaptırımlar kanunda detaylıca belirtilmiştir.
Sadece çocuklara karşı olarak değil, yaş ve cinsiyet fark etmeksizin her türlü kişi cinsel istismar ile karşı karşıya kalabilmektedir. Suçun kendi içerisinde farklı ayrımları bulunmaktadır. Bu ayrımlara göre suçlu ya da suçlular gerekli yaptırımlara çarptırılırlar. Basit cinsel istismar suçu, sarkıntılık düzeyinde kalan cinsel istismar suçu, nitelikli cinsel istismar suçu gibi alt başlıklara ayrılır.
Union Kriminal Psikolojik ve Psikiyatrik İncelemeler konusundan bilgi alabilirsiniz.
Kuvvet kullanılarak ya da kuvvet kullanma tehdidi ile diğer biçimde zorlama, kaçırma, hile, aldatma nüfuzu kötüye kullanma ile kişinin çaresizliklerinden yararlanma gibi eylemler ile kişilerin rızası olmadan kazanç sağlamak, çıkar sağlamak eylemleri insan ticareti suçu başlığı altında incelenir.
Zorla çalıştırılmak, hizmet ettirilmek, fuhuş yaptırmak, esarete tabi bırakmak, vücut organlarının verilmesini sağlamak gibi yollarda yapılan eylemlerin her biri insan tacirliği içerisine girmektedir. Kaçırılan kişilerin rızaları dışında başka bir yere getirilmeleri, devredilmeleri ve zor kullanarak o kişilerden çıkar, kazanç sağlamaları tacirliğe girmektedir.
Ceza muhakemesinde suç delillerinin insan bedeni üzerinde izler bırakması mümkündür. Bu hallerde delillerin elde edilebilmesi için vücut muayenesi yapılması gereklidir. Beden muayenesi ile birlikte maddi gerçek ortaya çıkarılmaktadır. Cinsel suçlar ve DNA suçun ispatlanması için gerekli olabilmektedir.
Canlı insan vücudunun tümünün yahut bir kısmının izlenmesi, kontrol edilmesi anlamlarına gelmektedir. İç muayene ve dış muayene olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Sıvı alınması, kan, idrar, sperm alınması gibi durumlarla maddi gerçekler ortaya çıkarılmaya çalışılmaktadır. İnsan bedenin var olan izler, emareler, deliller takip edilir ve toplanır. Bu şekilde kişilerin vücut dokunulmazlıklarına karşı olarak işlenen suçlar ispat edilebilir olmaktadırlar.
DNA örneği ile cinsel suç ispat edilir. İç muayene ile birlikte DNA örnekleri toplanabilmektedir. Vücuttan alınan örnekler ile maddi gerçek elde edilir. Bunun sonucunda elde edilen bilgiler ışığında suçun faili, failleri gerekli yaptırımlar üzerinden yargılanırlar.
The post Cinsel Suçlar ve DNA Örnekleri appeared first on Genç Klavye.
]]>The post Adli Belge İnceleme Nedir? appeared first on Genç Klavye.
]]>Adli belge inceleme, delil niteliği taşıyan belgelerin varlığından dolayı ortaya çıkmış bir adli bilirkişilik dalıdır. Söz konusu mahkemeler veya adli olaylar olduğunda, “belge” önemli bir anlam taşır ve pek çok farklı çeşidi bulunabilir. Örneğin bir fatura, fiş, park cezası, muhasebe belgesi, mektup, çek, senet, tehdit mektubu, kartvizit, bildiri veya benzeri pek çok yazılı evrak, bir tür belge olarak nitelendirilir. Ancak adli vakalarda belgenin incelenmesi de gerekli olabilir. Bir yazılı vasiyetin veya intihar notunun, gerçekten yazdığı kişiye ait olup olmadığını anlamak için örneğin, adli belge inceleme işlemi gerekli olabilir. Tanımı gereği, adli belge inceleme “adli belgeler” ile ilgili bir ifadeymiş gibi görünebilir; ancak gerçek tam tersidir. Mahkemelerde delil niteliği taşıyan veya delil niteliği taşıması talep edilen belgeler, adli incelemeye tabi tutulur ve bu işlem, uzmanlar tarafından gerçekleştirilir.
Adli evrak inceleme uzmanı, genel olarak bir insan veya baskı makinesi / yazıcı ile basılmış her türden belgeyi inceler. Adli belge inceleme uzmanı için, yazılı her türden belge ve hatta yazı (duvar yazısı gibi) incelemeye tabi tutulabilir. Bu durumda adli belge inceleme uzmanı temel, bir belgedeki temel unsurları şu şekilde inceler;
Adli belge inceleme uzmanı, üzerine yazı yazılmış her türden nesneyi inceler. Burada, belge üzerindeki yazının nasıl basıldığının genel olarak pek bir önemi yoktur. Daktilo, bilgisayar çıktısı, yazar-kasa, matbaa veya baskı makinesi, fotokopi makinesi baskısı gibi farklı türden unsurların hepsi, gerek duyulduğunda adli belge inceleme uzmanı tarafından detaylı olarak incelenebilir.
Adli belge inceleme uzmanı için, el yazısı bir çalışma alanı değildir. İmza inceleme, adli belge inceleme dalının bir alt dalı olarak karşımıza çıkar ve çoğu zaman, el yazısı veya imza bulunan belgeler, “imza inceleme” olarak da bilinen ayrı bir disiplin ile incelenirler. Adli belge inceleme ise, çoğu açıdan çok daha geniş bir inceleme dalı olarak karşımıza çıkar ve çoğu zaman el yazısı ve imzaları inceler. Bununla beraber, el yazısı ve imzalar yazan kişi hakkında pek çok şey söyleyebilirler.
Belge inceleme uzmanları, yukarıda farklı türlerinden söz ettiğimiz yazılı belgeleri incelerler. Bu süreçte uzmanlar, belgelerle ilgili aşağıdaki unsurları incelemekle ve talep edilen raporu eksik belge olmadan sunmalıdırlar. Adli belge inceleme uzmanı;
Belge veya Yüzey Üzerindeki Yazıları İncelerler: Bu süreçte adli belge inceleme uzmanı için ilk adım, yazının insan elinden çıkma olup olmadığının belirlenmesidir. Evrak üzerindeki yazı el ile yazılmışsa, el yazısının kendisi ve uzmanlar tarafından bir tür el yazısı olarak görülen imza, incelemeye alınır.
Adli belge inceleme uzmanı tarafından değerlendirilen bir diğer unsur da yazı yaşıdır. Yazı yaşı araştırması, bir makine veya baskı – yazı unsuru tarafından basılmış – yazılmış yazı veya el yazısı ile ilgili olarak gerçekleştirilebilir.
Belge Orijinalliğinin Tespiti: Adli belge inceleme uzmanları için önemli inceleme alanlarından bir diğeri de belgede sahtecilik veya aldatmadır. Adli evrak inceleme uzmanları, analiz ve araştırmaları sonucu bir belge üzerinde değişiklik / aldatma / manipülasyon yapıldığını kolaylıkla anlayabilirler.
Belge Niteliği ve Gerçekliği: Belge inceleme uzmanları için adli belgelerle ilgili bir diğer araştırma konusu da belge üzerinde değişiklik – düzenleme yapılıp yapılmadığıdır. Özellikle çek, senet gibi üzerinde bir el yazısı türü olan imzanın bulunduğu belgelerle ilgili bu tip işlemler sıklıkla gerçekleştirilir. Tüm bunlara ek olarak adli belge inceme uzmanı, özellikle akademik hayatın ayrılmaz bir parçası olan doktora tezleri gibi belgeleri de incelerler ve bu tezler de, uzmanlarca bir tür yazılı belge sınıfı olarak değerlendirilirler. Belgenin başka belgelerden yararlanılarak oluşturulup oluşturulmadığı da, adli belge inceleme uzmanları tarafından analiz edilen konulardan birisidir.
Parmak İzleri: Adli evrak inceleme uzmanlığı için, adli bir nitelik taşıyan belge üzerindeki parmak izleri de son derece önemlidir. Kimi davalarda örneğin noter onayı, tasdiki bulunan çeşitli belgeler için parmak izi son derece önemli bir delil olarak görülür ancak parmak izi / parmak izleri ile ilgili inceleme ve analiz adli tıp kurumu veya parmak izi inceleme tarafından incelenip gereken rapor, adli belge inceleme dosyalarına eklenebilir.

Adli belge inceleme uzmanı, bir davaya konu olan ve çoğu zaman bir makine tarafından basılmış yazılı belgeleri inceleyen bir adli bilirkişidir. Bu kişiler, özellikle makinada yazılmış olan belgeleri derinlemesine inceleyerek analiz ederler ve çok gelişmiş mikroskop türlerini genellikle kullanırlar. Genellikle adli belge inceleme uzmanı olarak çalışan kişilerin kimya, araştırma metotları, yazı analizi, baskı makineleri, baskı türleri gibi çeşitli konularda bilgi sahibi olması beklenir. Adli belge inceleme temel olarak kendi altında pek çok farklı inceleme dalını da barındırırlar. El yazısı inceleme, imzada sahtecilik gibi suç teşkil eden eylemlerin aydınlatılması için adli belge inceleme uzmanı ile çalışılır.
Adli belge inceleme uzmanlığı, derin ve son derece titiz araştırma konularından birisidir. Bu uzmanlığa genellikle önemli belgeler üzerinde değişiklik yapılıp yapılmadığı, belgenin orijinal olup olmadı, delil niteliği taşıyıp taşımadığı gibi konuların aydınlatılması için yakından bakılır. Belge üzerindeki yazı, el yazısı veya imzalarda bir değişiklik var mıdır? İmzalı evraklarda imza ne zaman ve kim tarafından atılmıştır? Belgenin düzenlendikten sonra üzerinde değişiklik veya oynanma yapılmış mıdır? Belgeye kasıtlı olarak veya kaza eseri bir zarar gelmiş midir ve belge, yıpranmış mıdır? Tüm bu sorular, adli mercilerin adli belge inceleme uzmanlarından cevaplaması istedikleri soruların başında gelmektedir.
Adli belge inceleme uzmanları, yazılı evrak üzerinde elle veya makine ile basılmış yazıların incelenmesinden sorumludur ve imzalar, bu uzmanlar için bir tür el yazısı olarak kabul edilirler. Bu nedenle de adli belge inceleme uzmanları, çoğu zaman üzerinde imza bulunan evrakları da incelerler. İmza üzerinde, gerekli incelemelerin doğru ve titizlikle yapılabilmesi için çoğu zaman daha önce imzanın sahibi olan kişinin attığı imzalarla ilgili bir karşılaştırma yapılabilir.
Adli vakalarla ilgili bu noktada, çoğu zaman imza sirküleri gerekli olur ve adli evrak inceleme ile ilgili hazırlanan raporda, imza sirküleri de bulunur. Böylece, imzanın kime ait olduğu veya iddia edilen kişiye ait olup olmadığı kolaylıkla anlaşılırken, raporda aynı zamanda bahsi geçen kişinin geçmişteki imzalarından da bir örnek bulunmuş olur. Benzer şekilde, parmak izi ile ilgili inceleme raporu da adli belge raporunda bulunması gereken ek dosyalar arasında gelmektedir.
Belge uzmanı veya bilinen diğer adı ile adli belge uzmanı olan kişiler genelde üniversitelerin temel bilim bölümlerinden mezun olan kişilerdir. Çoğu zaman kimya ana bilim dalı bölümünden mezun olan kişiler, belge uzmanı olmayı tercih ederler. Bu tercihte, özellikle adli belge inceleme uzmanlığı için yazılı belgeler üzerinde bulunan mürekkebin tipi son derece önemlidir. ABD ve İngiltere gibi ülkelerde de oldukça yaygın ve adli merciler tarafından zaman zaman talep edilen incelemeleri gerçekleştiren uzmanlar çoğu zaman, fakültelerin ana bilim dallarından mezun olurlar ve adli belge inceleme konusunda eğitim alarak kendilerini geliştirmeyi tercih ederler.
Adli belge inceleme uzmanı olmak için eğitim fakültelerinin ana bilim dallarından mezun olmak çoğu zaman yeterli olmaz; çünkü belge inceleme ayrı ve kendine has uzmanlık dalları olan bir inceleme alanı olarak karşımıza çıkmaktadır. Uzman adaylarının fakülte eğitimi ve adli belge inceleme ile ilgili bir kurs programından sonra ayrıca bu konuda deneyim kazanmaları için sahte belgeler / her türden belge ile ilgili deneyim kazanması beklenir. Ardından adaylar, adli belge inceleme uzmanı olarak görev alabilirler.
Adli belge inceleme uzmanı, baskı makinesi veya insan eli ile yazılmış bir belge üzerindeki her unsuru inceler. Genel olarak, “çok disiplinli” bir bilirkişilik alanı olan adli belge inceleme aynı zamanda yazılı belge üzerindeki yazıyı, imzayı, yazılma şeklini, yazının yazıldığı yüzeyi de inceler, analiz eder ve belirtilen şekilde, adli mercilere raporunu sunar. Yukarıda da üzerinde durduğumuz gibi, adli belge inceleme uzmanı tarafından incelenen pek çok farklı unsur, adli belge niteliği taşıyabilir. Yani, yazma işlemi farklı yüzeylere veya eşyalara uygulanabilir. Tüm bu durumlarda, adli belge inceleme uzmanları devreye girer ve gerekli incelemeleri yaparlar.
Belge uzmanları aynı zamanda adli vakalar için önemli bir belgenin sahte veya orijinal olup olmadığını anlamak için de çalışabilirler. Özetle, bir adli belge inceleme uzmanı için iki ana inceleme konusundan söz edilebilir; bunlardan birincisi, önemli bir yazılı belgenin sahte veya orijinal olup olmadığıdır. İkincisi ise çoğu zaman imza ve yazı kimliklendirilmesi olarak tanımlanabilir.
Adli belge inceleme uzmanı tarafından gerçekleştirilen işlemlerden birisi de imza ve yazı kimliklendirme işlemidir. Hukuk sistemi ve adliyeler, deliller üzerinden hareket ederek sonuca ulaşırlar. Bu noktada, davalı veya davacıya ait yazılı unsurlar, delil nitelikleri taşıyorlarsa adli belge inceleme uzmanı tarafından incelemeye alınırlar. Bu durumda davalı veya davacı taraf, delil niteliği taşıyan yazılı belgedeki yazı veya imzanın, kendisine ait olmadığını beyan edebilir.
Adli belge inceleme uzmanları, kendilerine has özel ve sofistike teknikler kullanarak belgenin kime ait olduğunu el yazısı ve imzadan anlayabilirler. Adli belge inceleme eğitimi, ciddi bir eğitimdir ve adli belge inceleme uzmanı olarak görev yapanlar, teknolojinin kendilerine sundukları imkân ve olanaklardan sonuna kadar yararlanarak, belge ve belge üzerindeki yazı ve imzayı derinlemesine inceler, analiz eder ve adli merciler tarafından talep edilen raporu, uygun şekilde hazırlayarak mahkemeye sunarlar.
Adli belge inceleme uzmanları, genellikle bir makine veya baskı aracından çıkmış olan belgelerin orijinalliği ile ilgili bir araştırma yaparlar. Buna karşın, üzerinde el yazısı veya imza bulunan çeşitli belgeler için, yazı kimliklendirmesi işlemi yapılabilir. Uzmanlar, özellikle bir makine tarafından basılmış olan belgelerdeki kâğıt tipi, baskı yüzeyi, mürekkep gibi unsurların hepsini incelerler ve bunu nasıl ve ne şekilde yapabilecekleri, adli belge inceleme uzmanlığı eğitiminde kendilerine detaylı bir şekilde anlatılır.
Adli belge, temel olarak bir davada delil niteliği taşıyan ve üzerinde el yazısı veya baskı yazı bulunan her türden unsura verilen isimdir. Üzerinde el yazısı, imza veya baskı makinesi yazısı bulunan her türden unsur, bir tür adli belge olarak düşünülebilir.
Adli belge inceleme uzmanı tarafından aşağıdaki inceleme alanlarının hepsi için derinlemesine bir analiz ve inceleme söz konusudur;
Adli belge veya bilinen diğer adı ile adli evrak, temelde belli bir incelemeden sonra delil sıfatı kazanır ve “adli” bir nitelik taşımaya başlar. Hakim ve savcılar, davanın nitelik ve gelişimine göre, yazılı evrak ve belgelerin adli nitelik taşıyıp taşımadığına karar verirler. Daha sonra bu belge ve evrak, incelenmek üzere adli belge inceleme uzmanına teslim edilir.
Adli belge inceleme eğitimi, genellikle üniversite ve ana bilim dalı fakültelerinin kimya / kimya mühendisliği bölümlerinden mezun olan kişilerce alınan bir eğitimdir. Adaylar eğitim süresince bri yazılı belgenin delil sayılabilmesi için ne gibi özelliklere sahip olmasından, bir belgenin orijinal olup olmadığına, yazılı bir belgenin üzerinde bulunan yazılı unsurların kime ait olduğundan ne tip bir baskı makinesinde basıldığını kolaylıkla anlayabilirler. Adli belge inceleme uzmanlığı eğitimi sırasında aynı zamanda adaylara, adli belge inceleme raporunun nasıl ve ne şekilde hazırlanması gerektiği hakkında da bilgi verilir.
Günümüzde adli belge uzmanı çeşitli yazılı belgeleri inceleyip analiz ettikten sonra, eksik bir belge olmadan çalışmasını en fazla 30 gün içinde tamamlamalı ve adli mercilere sunmalıdır. Adli belge inceleme uzmanlığı eğitimi süresince, adaylara raporu nasıl hazırlamaları ve raporda bulunan belgelerin niteliği hakkında da bilgi verilir. Adli belge inceleme uzmanlığı eğitimi, herkes tarafından alınabilir. Ancak üniversite mezunu olan, adli sicili temiz, tercihen üniversitelerin ana bilim dalı bölümlerinden mezun olan kişiler bu eğitimin sonrasında adli kurumlarda adli evrak inceleme uzmanı olarak çalışabilirler.
The post Adli Belge İnceleme Nedir? appeared first on Genç Klavye.
]]>The post Boşanma Davası Nasıl Açılır? appeared first on Genç Klavye.
]]>Bazı resmi değerlere göre, 2006 yılında evlenen çift sayısı 636.122 olurken, evlenme oranları 2007 ve 2008 yıllarında yükselme gösterdi. Yine 2009 yılında evlenmekte olan çift sayısı yarım milyonun üzerinde olurken, 2010 yılında da bu sayı 582.715 olmuştu. Her yıl evlenen çift sayısı belirli oranlarda artarken, 2012 yılında 603. 751 ‘ e kadar yükseldi. Son olarak ise alınan verilerde, 2015 yılında evlenen kişi sayısı 602. 982 olarak gerçekleştirildi. Peki, evlenen çiftlerin boşanma sayıları ülkemizde ne durumda?
Boşanmanın birinci sebebi olarak geçimsizlik kayıtlarda yer alırken, ülkemizde boşanma durumlarında ilk üç olarak, İstanbul, İzmir ve Ankara belirlendi. Bazı veriler ise ülkemizde şu şekilde açıklandı.
2006 yılında, evlenen çift sayısı 636.122 şeklinde tanımlanmış olurken, yine boşanma sayısı da bir hayli fazla. Bu yıl ortalama olarak, 95 bin boşanma gerçekleştirildi. Her yıl boşanma oranları artış gösterirken, yıl değerleri aşağıda ki gibi verilmektedir.
Sizlere, boşanma davası nasıl açılır sorularına cevap vermeden önce şunlara da yer vermemiz doğru olabilecektir.

Maalesef yukarıda da bahsettiğimiz gibi binlerce boşanma davası, şiddetli geçimsizlikten dolayı açılmaktadır. Bazen bayanlar bu davanın arkasında olurken yine baylar da şiddetli geçimsizliklerden dolayı evliliklerini sonlandırmak istemektedir. Geçtiğimiz yılda boşanma sebeplerinin yine ortalama olarak % 97’ si şiddetli geçimsizlikten dolayı belirlendi. Elbette ki bu sebepler arasında, farklı faktörler yer alıyor. Genel olarak şunlardan dolayı pek çok yuva maalesef yıkılıyor.
Ülkemizde, boşanma davası nasıl açılır bilgilerinden başka olarak, elbette ki ilk evlilik yıllarının oldukça zor olduğunu bildirmemiz gerekiyor. Genel olarak boşanma davaları evliliklerin ilk 5 yılında açılıyor ve sonuçlandırıyor. En yüksek değerler ilk 5 yılda gerçekleştirilirken, yine 5 yılı geçmiş evliliklerde de buna göre az bile olsa boşanmalar gerçekleştiriliyor.
Süreç başlatılmadan önce elbette ki hukuki sürecin en iyi şekilde işlemesi için, dava açılmadan önce bir avukat ile görüşmekte mutlak fayda bulunuyor. Boşanma sebepleri avukatınız ile özel olarak görüşerek, süreç hakkında bilgi sahibi olunmalıdır. Daha sonra ise boşanma dilekçesi yazılarak, işlemlere başlanmalıdır.
Boşanma davaları, aile mahkemeleri bünyesinde açılmaktadır. Eğer ki bulunduğunuz bölgede aile mahkemesi yok ise Asliye Hukuk Mahkemesi bu konuda sizlere yardımcı olacaktır. Davalar ise ikamet edilen bölgede açılması gerekmektedir.
Yürütülen işlemler ise şu şekilde olmaktadır.
Adımlar bu şekilde işlenirken, elbette ki yine boşanma işlemi doğru olarak yürütülmezse bazı hak kayıplarına uğrama imkânınız da bulunmaktadır. Hak kaybı olarak şunlardan bahsedilebilir.
Genel olarak boşanma davalarının doğru yürütülmediği durumlarda, yukarıda bahsedilen konularda hak kayıpları yaşanmaktadır.
Yine her iki tarafın ortak kararı da olabilmektedir. Bu durumda da süreç daha kolay işlemektedir. Anlaşmalı boşanma davaları ise, bu protokole uygun bir dilekçe ile birlikte başlatılmaktadır. Hukuki haklarında yer alması gereken bu dava, açık bir şekilde tarafların düşünceleri de belirtilecektir. Bu sebepten dolayı hukuki bilgisi olan bir kişi ile birlikte dilekçelerin ve protokollerin hazırlanması doğru bir adım olacaktır.
Genel olarak anlaşmalı boşanma davalarında avukat ücretlerinin daha düşük olduğu düşüncesi, buna uygunluk göstermektedir. Fakat hak kayıplarından dolayı bazı kişiler için daha pahalıya mal olduğu bilinmektedir. Yine ücretler hakkında detaylar ise tercih edilen avukatın tecrübesi ve ilgilendiği davalara göre değişiklik gösteriyor da denilebilir. Elbette ki çekişmeli davalarda yine bu avukatlık ücretleri anlaşmalı boşanmalara göre daha yüksek olabiliyor.
Boşanma sebeplerine göre uygun hazırlanması gereken dilekçeler, arzuhalci ile birlikte de hazırlanabileceği gibi elbette ki boşanma avukatı gözetiminde hazırlanması daha doğru olacaktır. Sonuç olarak anlaşmalı ya da bir tarafın istemediği durumlarda hazırlanması gereken dilekçeler farklılık göstermektedir. Yine aldatılma durumlarından kaynaklı davalar için hazırlanacak olan dilekçelerde farklı bilgiler yer alacak şekilde hazır hale getirilmesi gerekiyor. Şiddetli geçimsizlik nedeni ile açılan davalarda da farklı bir dilekçe içeriğinin yer alması gerekiyor. Bundan dolayı da bir boşanma avukatı ile görüşmekte mutlak fayda var denilebilir.
The post Boşanma Davası Nasıl Açılır? appeared first on Genç Klavye.
]]>The post Boşanma Davaları Ne Kadar Sürer? appeared first on Genç Klavye.
]]>Anlaşma boşanma davaları her iki eşinde boşanmada uzlaştıkları davalardır. Bu tip davalarda bir eş dava açar ve diğer eş de davayı kabul ederler. En kısa sürede sonuçlandığı gibi tüm konularda mutabakat sağlandığı için her iki eş içinde en stressiz boşanma sürecini yansıtır. anlaşmalı boşanmanın bir diğer farkı da diğer boşanma davalarında yaşanan usullerin uygulanmaması özetle farklı usullere dayanmasıdır. Diğer boşanma davalarında yani çekişmeli boşanma davalarında; dava gören hakimin bir karara ulaşabilmesi için öncelikler her iki eşi dinlemesi, eşlerin iddialarını tespit ve inceleme yapması, kanıtları toparlama ve her kanıt için ayrı ayrı hukuki değerlendirme kriterlerini baz alması lazımdır.
Ancak anlaşmalı boşanma davalarında yukarıda anılan eylemlerin yapılmasına gerek kalmamaktadır. Bunun nedeni eşlerin tam anlaşma sağlayarak hakim karşısına çıkmasından kaynaklanır. Antalya Kumluca Avukat aracılığı ile anlaşmalı boşanma davası açarak çok kısa bir süreçte sancısız olarak boşanabilirsiniz. Anlaşmalı boşanma davalarında hakimin karara bağlaması gereken tüm yargılama aşamaları eşlerle birlikte ve avukat aracılığı ile sözleşme altına alınır. Böylece araştırma, inceleme, tanık dinleme, delil inceleme gibi tüm sıkıntılı süreçler atlanarak doğrudan anlaşma sözleşmesi Hakim tarafından incelenir. Sözleşmede kamu düzenine aykırılıklar olmadığı sürece dava doğrudan sonuca bağlanabilmektedir.

Antalya Kumluca Avukat aracılığı ile gerçekleştirilen anlaşmalı boşanma davalarında hakimler; süreçlerde yaşanan cevap, cevaba cevap, davaya cevap, kanıt toplama, kanıt inceleme, tanık dinleme gibi pek çok uzun süreçler görüşülmeden doğrudan karara varılabilmektedir. Bu süreç o kadar kısadır ki genelde 7 – 30 günden daha fazla sürmemektedir. Eşler ya da eş vekilleri temyiz istemezse de alınan karar tıpkı bu süreç gibi çok kısa bir zamanda kesin karara bağlanmış olur.
Antalya Kumluca Avukat aracılığı ile yapılabilecek olan çekişmeli boşanma davaları adından da anlaşılacağı üzere eşlerin her konuda anlaşma sağlamadan boşanmak istemeleri sonucu açılan dava türleridir. Bireysel olarak açılacak çekişmeli boşanma davaları Antalya Kumluca Avukat kanalı ile açılacak davalara nazaran çok daha uzun sürebilir. Bu nedenle avukat aracılığıyla açılması süre ve süreç sıkıntıları bakımından daha yerinde bir karar olacaktır. Çekişmeli boşanma davası açılmasının ardından dava dilekçesi kullanılarak tebliğ yapılır. Bu aşamadan sonra davalının ve davacının davaya cevap bildirmesi, cevaba cevap bildirimi, düplik yapılması aşamalarından sonra çekişmeli boşanma davasının ilk duruşması gerçekleştirilir. İlk duruşma bir ön inceleme duruşması olup dava açımından itibaren 5 – 6 ay sonra ilk duruşma yapılır.
Antalya Kumluca Avukat aracılığıyla yapılan çekişmeli boşanma davalarında; çekişme yaşanan her bir konu tespit edilir ve yazıya dökülür. Davanın seyrini ve sonucunu değiştirebilecek tüm tanıklar, deliller, görüşmeler, evlilikle ilgili tüm iddialar not edilerek ona göre bir yol izlenir. Çekişmeli boşanma davaları bireysel olarak açılırsa hukuki bilgi eksikliğinden kaynaklanan sorunlar nedeniyle haklı iken haksız konuma geçilen pek çok konu tespiti yapılabilir. Ayrıca her bir eksiklik davanın uzamasını sağlayacak olumsuz etkiler bırakır. Bu nedenle Antalya Kumluca Avukat aracılığıyla boşanma davalarının açılması en uygun seçenek olacaktır. Çekişmeli boşanma davalarında zamanı etkileyen bir diğer faktör de temyiz yani Yargıtay inceleme sürecidir. Eşlerin başvurularıyla çekişmeli boşanma davalarını uzatan en önemli etkenlerden biridir.
Gerek bireysel çekişmeli boşanma davalarında gerekse Antalya Kumluca Avukat ile açılan çekişmeli boşanma davalarının sonunda mahkeme – hakimin hükmettiği kararlar eşlerden biri tarafından uygun bulunmaz ve çekişmeli boşanma dava dosyasının bir üst mahkeme olan Yargıtay’ca yeniden araştırılması – incelenmesi – görülmesi talep edilir ki buna kararın temyizi de denmektedir.
Yerel Mahkemeler tarafından verilen kararların Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nce temyizen görülmesi sağlanabilmektedir. Antalya Kumluca Avukat ile temyiz süreci taleplerinde süre değerlendirmesi; o dönemin dava dosya sayısına göre azalabilir ya da artabilir. Yargıtay temyiz başvurularında inceleme süreçleri bir yıla kadar uzayabilmektedir.

Zina, aldatma, çocuk velayeti, nafaka, mal paylaşımı, mal kaçırma vb pek çok sebep vardır. Anlaşma sağlanamayan her bir konu davanın seyrini değiştirmekte ve uzatmaktadır. Özellikle tanık bulma, tanık dinleme, kanıt bulma ve araştırma süreçleri her bir konu için ayrı ayrı yürütülmekte ve konunun tam incelenebilmesi için ayrı makamlardan resmi belgeler gerekebilmektedir. Özetle her bir aşama çekişmeli boşanma davasının süresini uzatmaktadır. Çekişmeli boşanma davaları en az 1 yıl sürmekte olup 3 yıl hatta daha uzun sürdüğü de olabilir. Süreçleri daha iyi anlayabilmeniz 2015 – 2015 yılı TÜİK verilerinde de yer aldığı gibi boşanma davalarının ne kadar sürdüğüne dair örnekler aşağıda sunulmuştur. Sürecin daha kısa ve daha sancısız gerçekleşebilmesi için, Antalya Kumluca Avukat aracılığıyla boşanma davası açmanın, süre ve stres bakımından daha uygun bir seçenek olduğunu tekrar hatırlatmak isteriz.
The post Boşanma Davaları Ne Kadar Sürer? appeared first on Genç Klavye.
]]>