Notice: Function _load_textdomain_just_in_time was called incorrectly. Translation loading for the wordpress-seo domain was triggered too early. This is usually an indicator for some code in the plugin or theme running too early. Translations should be loaded at the init action or later. Please see Debugging in WordPress for more information. (This message was added in version 6.7.0.) in /home/gencklavye/public_html/wp-includes/functions.php on line 6170

Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home/gencklavye/public_html/wp-includes/functions.php:6170) in /home/gencklavye/public_html/wp-includes/feed-rss2.php on line 8
deyimler - Genç Klavye https://www.gencklavye.com/category/deyimler/ Genç Klavye Wed, 15 Apr 2020 15:18:59 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://www.gencklavye.com/wp-content/uploads/2020/03/cropped-icon-32x32.png deyimler - Genç Klavye https://www.gencklavye.com/category/deyimler/ 32 32 C Harfi ile Başlayan Deyimler ve Anlamları https://www.gencklavye.com/c-harfi-ile-baslayan-deyimler/ https://www.gencklavye.com/c-harfi-ile-baslayan-deyimler/#respond Tue, 25 Feb 2020 21:05:07 +0000 https://www.gencklavye.com/?p=3772 Bu yazımızda C harfi ile başlayan deyimler ve anlamlarını sizler için listeledik. C ile başlayan deyimleri inceleyebilirsiniz. İster ödevlerinizde ister araştırmalarınızda isterseniz de oyunlarınızda kullanabilirsiniz. Yazdığımız C harfi ile başlayan deyimleri içeriğimiz umarız hoşunuza gider ve amacınıza uygun bilgiler elde edebilirsiniz. C harfi ile başlayan deyimler yazımıza geçmeden hemen önce biraz deyimlerimizden ve kültürümüzden bahsetmek …

The post C Harfi ile Başlayan Deyimler ve Anlamları appeared first on Genç Klavye.

]]>
Bu yazımızda C harfi ile başlayan deyimler ve anlamlarını sizler için listeledik. C ile başlayan deyimleri inceleyebilirsiniz. İster ödevlerinizde ister araştırmalarınızda isterseniz de oyunlarınızda kullanabilirsiniz.

Yazdığımız C harfi ile başlayan deyimleri içeriğimiz umarız hoşunuza gider ve amacınıza uygun bilgiler elde edebilirsiniz.

C harfi ile başlayan deyimler yazımıza geçmeden hemen önce biraz deyimlerimizden ve kültürümüzden bahsetmek istiyorum. Aslında içinde yaşadığımızın toplumun ne kadar köklü gelenekleri olduğunu biliyoruz. Atasözleri ve anlamları, özlü sözler ve türlü deyişler de bu geleneğin bir parçası aslında. Hani Antik Yunan tarihinde filozofların o hayatı sorgulatan felsefi sözleri var ya. İşte bizimde atasözlerimizin ve deyimlerimiz var.

Deyimler genel anlamda mecazi bir anlam taşır. Dolaylı anlatım da diyebiliriz. Verilmek istenen mesajın üstü kapalı anlatılmasını sağlamak için deyimleri kullanırız. Mesela bir örnek verecek olursak çok telaşlı durumda olan kimseye etekleri tutuştu deriz. Bu bir deyimdir. Deyimler aynı zamanda kalıplaşmış söz öbekleridir. Yani bir kelime gibi düşünün. Değiştirilmez. Değiştirilirse zaten deyim olmaz.

Bizim kültürümüzde de Türk deyimleri oldukça fazladır ve yine aynı fazlalıkta kullanılır. Dikkat etmişseniz bizim milletimiz kendini ifade etme konusunda sıkıntı çekmez. Özellikle biraz daha yaş almış kimseler en entel kişilerle de konuşur, toplumun en alt sınıfını oluşturan kişilerle de konuşur. Çünkü duygularını ve anlatmak istediğini deyişler ile destekler. Aynı şekilde deyimler de kullanarak anlatımını, duygularını güçlendirir. Bu arada yaşa da takılmamak gerek. Olabildiğince erken yaşta deyimler ve anlamları öğrenmek sizlere konuşma konusunda bir rahatlık, kültür konusunda bir genişlik sağlayacaktır. 4. Sınıf deyimler öğrenmek için en ideal yaşların olduğu dönem mesela. Hemen çocuğunuzun eline bir deyimler sözlüğü verip genel bir kültüre sahip olmasını sağlayabilirsiniz. İşte sizi her anlamıyla besleyecek olan deyimler bölümümüzün ilk yazısı c harfi ile başlayan deyimler ve anlamları.

İyi okumalar.

  • Can damarı : Bir şeyin en önemli, en gerekli kısmı.
  • Canını almak: Öldürmek.”Allah canını alsın da kurtulalım senden!”
  • Can borcunu ödemek : Ölmek, vefat etmek.
  • Can havli ile : Olanca kuvvetiyle, ölüm korkusundan doğan güçlü bir tepkiyle.
  • Canını sokakta bulmak: Sağlığını koruması, kendini yıpratmaması ve tedbir alması gerektiğini anlatmak için kullanılır. ”Biraz soluk almama izin ver. Ben canımı sokakta bulmadım.”
  • Can dayanmamak (bir şeye): -1. Kötü, aa bir durum karşısında da yanıklılığını yitirmek. -2. Sevinçli bir durumdan hoşnut olmak.
  • Can yoldaşı : Yalnız kalmamak için birlikte yaşanılan kimse.
  • Canı tatlı: Acıya, üzüntüye ve sıkıntıya katlanmayan.”Öyle de canı tatlı ki ne zaman bir şey taşınacak olsa bir bahane bulup ortadan kayboluyor.”
  • Canını dar atmak (bir yere): Tehlikeli durumdan güçlükle kurtularak bir yere sığınmak.
  • Canı ağzına (dudağına) gelmek : Çok heyecanlı yada çok tehlikeli bir durum karşısında ölecekmiş gibi olmak.
  • Can sağlığı: Esenlik, kişinin sağlıklı olması.”Ne demeli canım kardeşim, inan bundan ötesi can sağlığı.”
  • Canı sıkılmak: -1. Yapacak bir işi, oyalanacak bir şey olmadığı için bir sıkıntı duymak. -2. Bir olaydan, durumdan büyük üzüntü duymak; neşesi kaçmak. -3. Bir kimse için yan üzülmek, yan öfkelenmek.
  • Canı gitmek : Çok önemsediği bir şeye zarar gelecek diye kaygı duymak.
  • Cebini doldurmak: Karşılaştığı fırsatları değerlendirerek bol para kazanmak.”Cebini doldurmaktan başka bir düşüncesi yok adamın.”
  • Can yakmak: -1. Acıtmak, eziyet etmek, zulmetmek. -2. Bîr kimseyi büyük zarara uğratmak.
  • Canından bezmek (bıkmak, usanmak) : Çektiği üzüntü veya sıkıntı yüzünden ölümü isteyecek duruma gelmek.
  • Ciğerini okumak: Karşısındakinin gizli düşüncelerini bilmek, aklından geçenleri anlamak.”Bizimi düşünüyormuş? Ben onun ciğerini okurum; o kendinden başkasını düşünmez.”
  • Cehennem gibi: Çok aşırı ölçüde sıcak.
  • Cart kaba kağıt : Yüksekten atan, yapamayacağı şeyleri yapar gibi konuşan, çalım satan kimselere karşı söylenen küçümseme sözü.
  • Cümle kapısı: Konak, saray gibi büyük binaların ana giriş kapısı.”Devletin ileri gelenleri konağın cümle kapısı önünde toplandılar.”
  • Cephe almak (birine) : Ona karşı düşmanca tavır takınmak; bir düşün ceye karşı olmak, direnmek.
  • Cebinde akrep olmak : Cimri olmak.
  • Cehennem olmak : Defolup gitmek.
  • Ciğerini sökmek: Bir kimseyi büyük ölçüde zarar ve ziyana uğratmak.”Söyle ona, beni oraya getirtmesin, gelirsem ciğerini sökerim onun.”
  • Cevap vermek (bir şeye) : Bir gereksinimini karşılamak.
  • Ceremesini çekmek : Zararını çekmek.
  • Cart kaba kâğıt: Yüksekten atan, yapamayacağı şeyleri yapar gibi konuşan, çalım satan kimselere karşı söylenen küçümseme ünlemi.
  • Cehennemin dibine gitmek, cehennem olmak : Defolup gitmek.
  • Cezbeye gelmek : Coşmak.
  • Cinleri başına toplamak: Öfkelenmek, kızmak, çok sinirlenmek.”Zorla cinleri başıma topladınız.”
  • Cart curt etmek : “Şöyle yaparım, böyle yaparım” diye yüksekten ko nuşmak, korkutmaya çalışmak.
  • Cicim ayı : Yeni evlilerin ilk haftaları ayları, balayı.
  • Can sıkıntısı: Yapılacak iş ve bir şeyle oyalanma imkânı bulamamaktan duyulan tedirginlik, içine düşülen bunalım.”Bütün gün evde oturuyor, can sıkıntısından ne yapacağımı bilemiyordum.”
  • Canla başla : Her türlü fedakârlığı göstererek, var gücüyle.
  • Ciğeri yanmak : Büyük acı ve üzüntü karşısında içi yanıyor gibi olmak.
  • Canı tez: Sabırsız, beklemeye tahammülü olmayan, ivecen.”Bekle de gör, ne canı tez adamsın sen öyle!”
  • Canı tatlı: Zorluklara katlanmayı göze almayan (kimse).
  • Cihan alem bilmek : Herkes tarafından bilinmek
  • Canını bağışlamak: Öldürebileceği bir kişiyi öldürmekten vazgeçmek. ”Ona kıyamadı ve canını bağışladı.”
  • Canından olmak: ölmek.

The post C Harfi ile Başlayan Deyimler ve Anlamları appeared first on Genç Klavye.

]]>
https://www.gencklavye.com/c-harfi-ile-baslayan-deyimler/feed/ 0
B Harfi ile Başlayan Deyimler ve Anlamları https://www.gencklavye.com/b-harfi-ile-baslayan-deyimler/ https://www.gencklavye.com/b-harfi-ile-baslayan-deyimler/#respond Tue, 25 Feb 2020 16:11:06 +0000 https://www.gencklavye.com/?p=3769 Bu yazımızda B harfi ile başlayan deyimler ve anlamlarını sizler için listeledik. B ile başlayan deyimleri inceleyebilirsiniz. İster ödevlerinizde ister araştırmalarınızda isterseniz de oyunlarınızda kullanabilirsiniz. Yazdığımız B harfi ile başlayan deyimleri içeriğimiz umarız hoşunuza gider ve amacınıza uygun bilgiler elde edebilirsiniz. B harfi ile başlayan deyimler yazımıza geçmeden hemen önce biraz deyimlerimizden ve kültürümüzden bahsetmek …

The post B Harfi ile Başlayan Deyimler ve Anlamları appeared first on Genç Klavye.

]]>
Bu yazımızda B harfi ile başlayan deyimler ve anlamlarını sizler için listeledik. B ile başlayan deyimleri inceleyebilirsiniz. İster ödevlerinizde ister araştırmalarınızda isterseniz de oyunlarınızda kullanabilirsiniz.

Yazdığımız B harfi ile başlayan deyimleri içeriğimiz umarız hoşunuza gider ve amacınıza uygun bilgiler elde edebilirsiniz.

B harfi ile başlayan deyimler yazımıza geçmeden hemen önce biraz deyimlerimizden ve kültürümüzden bahsetmek istiyorum. Aslında içinde yaşadığımızın toplumun ne kadar köklü gelenekleri olduğunu biliyoruz. Atasözleri ve anlamları, özlü sözler ve türlü deyişler de bu geleneğin bir parçası aslında. Hani Antik Yunan tarihinde filozofların o hayatı sorgulatan felsefi sözleri var ya. İşte bizimde atasözlerimizin ve deyimlerimiz var.

Deyimler genel anlamda mecazi bir anlam taşır. Dolaylı anlatım da diyebiliriz. Verilmek istenen mesajın üstü kapalı anlatılmasını sağlamak için deyimleri kullanırız. Mesela bir örnek verecek olursak çok telaşlı durumda olan kimseye etekleri tutuştu deriz. Bu bir deyimdir. Deyimler aynı zamanda kalıplaşmış söz öbekleridir. Yani bir kelime gibi düşünün. Değiştirilmez. Değiştirilirse zaten deyim olmaz.

Bizim kültürümüzde de Türk deyimleri oldukça fazladır ve yine aynı fazlalıkta kullanılır. Dikkat etmişseniz bizim milletimiz kendini ifade etme konusunda sıkıntı çekmez. Özellikle biraz daha yaş almış kimseler en entel kişilerle de konuşur, toplumun en alt sınıfını oluşturan kişilerle de konuşur. Çünkü duygularını ve anlatmak istediğini deyişler ile destekler. Aynı şekilde deyimler de kullanarak anlatımını, duygularını güçlendirir. Bu arada yaşa da takılmamak gerek. Olabildiğince erken yaşta deyimler ve anlamları öğrenmek sizlere konuşma konusunda bir rahatlık, kültür konusunda bir genişlik sağlayacaktır. 4. Sınıf deyimler öğrenmek için en ideal yaşların olduğu dönem mesela. Hemen çocuğunuzun eline bir deyimler sözlüğü verip genel bir kültüre sahip olmasını sağlayabilirsiniz. İşte sizi her anlamıyla besleyecek olan deyimler bölümümüzün ilk yazısı b harfi ile başlayan deyimler ve anlamları.

İyi okumalar.

Bağrı yanık : Çok dertli, acılı (kimse).

Başına iş açmak: Uğraştırıcı ve üzücü bir işin çıkmasına yol açmak.

bir yolunu bulmak : çare bulmak, çözüm üretmek. Örnek Kullanım : Hemen bir yolunu bulurlar yükü üstlerinden aşırmanın

Bam teline basmak: Bir kimseyi hassas olduğu tarafından kızdıracak söz söylemek.

Balıklama atlamak (dalmak) : Bir işi, bir eylemi düşünmeden yapmak.

Bindiği dalı kesmek: Yararı olan bir şeyi kendisi için zararlı duruma getirmek.

Bardaktan boşanırcasına : (Yağmur için) Çok miktarda, şiddetli.

Başını vermek: Bir ideal uğrunda kendini feda etmek, canını vermek.

bora gibi : çok sert, öfkeli, şiddetli.

Başına çıkmak: Birinin hoşgörüsünü, samimi davranışını fırsat bilip şımarmak, tepesine çıkmak.

Baston (kazık) yutmuş gibi : Duruşu, yürüyüşü dimdik olan.

Boyunduruk altına girmek: Birinin egemenliğinin altına girmek, baskı altında yaşamını sürdürmek.

Başına kalmak : Bir işin yapılması, bir kimsenin bakımı, ağırlanması onun görevi olmak.

Baş köşe: Saygı duyulan, önder sayılan büyüklerin oturması için ayrılan yer.

borç almak : daha sonra ödemek üzere birinden para veya bir şey almak.

Başında paralansın: Yapılan bir iyilik defalarca kez kişinin yüzüne vurulduğu için kişinin artık onu istememesi anlamında kullanılan bir söz.

Baş (boyun) eğmek : Razı olmak, kabullenmek, yenilmek.

Burnu bile kanamamak: Tehlikeli bir durumdan kazasız kurtulmak.

Burnu yere düşse almaz: Kendini gereğinden fazla beğenen, kibirli.

Başını (baş) alamamak (bir şeyden): O şeyden kendisini bir türlü kurtaramam ak.

Başını belâya sokmak: Bir kimseyi, zarar göreceği, kötü sonuçlarla karşılaşacağı bir işe sokmak.

Bahtına küsmek : İşlerin ters gitmesi yüzünden karamsar olmak; şansına küsmek, talihine küsmek.

Bahse girmek: Görüşünde veya iddiasında haklı çıkacak tarafa bir şey verilmesini kabul eden sözlü anlaşma yapmak.

Barut kokusu gelmek: Bir yerde savaş veyahut tehlikeli bir şey olacağını sezmek.

Bana mısın dememek : Hiç bir şeye aldırış etmemek.

Buyurun cenaze namazına: Beklenilmeyen olumsuz bir şey oldu, yapılacak bir şey yok, anlamında.

Bakkal çakkal: Bakkal, kasap, manav gibi esnaf için küçümseme yollu kullanılır.

Balon uçurmak: İlgililerin ne diyeceklerini anlamak veya insanların telâşlanmalarını sağlamak amacıyla aslı olmayan bir haber yaymak.

Bastığı yerde ot bitmemek: Gittiği her yere uğursuzluk götürmek.

Baş başa vermek : Toplanıp bir konuyu konuşmak.

Buzdolabına koymak: Sorunun çözümünü ileriki bir tarihe bırakmak.

Baltayı taşa vurmak : Farkında olmadan karşısındakini rahatsız edecek, kızdıracak söz söylemek.

Baskın çıkmak: Üstünlüğünü göstermek, karşısındakini geçmek.

Başı altından çıkmak: Herhangi bir kötülüğü planlayan tertipleyen kimse.

Baş göz etmek : Evlendirmek, aile sahibi yapmak.

Bahtı kara : Talihi kötü olan.

Basamak yapmak (bir şeyi, birini) : Bir kimseden ya da durumdan, daha yüksek bir yere gelebilmek için yararlanmak.

Başa çıkarmak: Bir işi bitirmek, sona erdirmek, başarmak. 2. Bir kişiye aşırı ölçüde ilgi gösterip çok şımartmak.

Başı sıkışmak: Bir sıkıntı karşısında bunalmak.

Başvurmak : Yapılmasını istediğimiz bir iş için ilgili kuruma müracaat etmek.

Bakkal defteri: Düzensiz, karalanmış, yıpranmış defter.

Basıp gitmek : Bir yerden çabucak ayrılmak, uzaklaşmak.

Baş ağrısı: Varlığı tedirginlik verici şey, rahatsız edici kimse.

Başına bela sarmak: Birisinin rahatsız olmasına yol açmak.

Başı altından çıkmak : Kötü bir şeyin, başka birinin tasarlaması ve yönlendirmesiyle yapılması.

Bana mısın dememek : Zorlu bir işe, etkene vb’ye dayanmak, bunlar dan hiç etkilenmemek.

Basireti bağlanmak : Olabilecekleri sezdiği halde uygun biçimde davranamamak.

Baş edememek: Gücü yetmemek, başarı kazanamamak, bir işi başarmakta zorluk çekmek.

Başına dolamak: Oldukça karmaşık, zor bir işi birinin başına bela etmek.

Başı dara düşmek (darda olmak) : Maddi sıkıntı içinde olmak.

Başa baş : Eşit, denk, aynı.

Başa geçmek: Yönetici mevkiine geçmek, yönetimde en üst yeri almak. 2. önem bakımından ilk sıraya geçmek.

Başı derde girmek: Can sıkıcı, üzücü, istemediği bir duruma düşmek.

Başından kaynar sular dökülmek: Olumsuz bir durum karşısında çok sıkıntıya girmek.

Başına ekşimek : Sık sık birinin yanına giderek o kişinin canını sıkmak, rahatsız etmek.

Başı hoş olmamak (bir şeyle), (biriyle) : Ondan hoşlanmamak. 2. O kimseyle arası bozuk olmak; kafası hoş olmamak.

Başımla beraber : Memnuniyetle, seve seve, hiç rahatsız olmaksızın.

Başına çökmek: İştahla sofraya oturmak. 2. Bir işi çabuk bitirmek üzere oturup ele almak. 3. Birini altına alıp dövmek.

Bendeniz cennet kuşu: Ben nazik, zarif kulunuz.

Başından nikah geçmek : Daha önce evlenmiş olmak.

Başını ağrıtmak : Gereksiz, yersiz sözlerle bunaltmak. 2. Tedirgin etmek, uğraştırmak, can sıkmak; kafasını ağırtmak.

Başına buyruk : Hiç kimseden izin almak gereğini duymadan, istediği gibi davranan. 2. özgür, bağımsız (bir biçimde).

Başından korkmak: Hayatından kaygı duymak, cezalandırılmaktan korkmak.

Beyni sulanmak: Bunamak, düzgün düşünememek.

Bel bağlamak : Bir kişiden veya bir olaydan fayda umarak, ona inanmak.

Başını taşa (taştan taşa) vurmak : Bir fırsatı kaçırınca ya da başarısızlığa uğrayınca çok üzülmek, kafasının taştan taşa vurmak.

Başını gözünü yarmak : Bir işi istenildiği gibi yapmamak; o işi kusurlu, eksik bir biçimde yapmak; kafasını gözünü yarmak.

Başının çaresine bakmak: Kimsenin yardımı olmadan kendi işini kendi yapmak, kendini zor durumdan kurtarmak.

Bilgiçlik taslamak: Kendini oldukça bilgili biri olarak göstermek.

Benden ırak (uzak) olsan da Mısır’a sultan olsan : Yeter ki benden uzak ol. En yüksek mevkilere de gelsen seni ne görmek isterim, ne de kıskanırım.

Bileğinin hakkıyla : Kendi çalışması ve gücüyle.

Benden sonra tufan : Kendinden sonrakileri, sonra olacakları düşünmeyen kimsenin tutumunun yanlışlığını belirtmek için söylenir.

Baş tacı etmek: Değer vermek, çok üstün tutmak, çok sevmek.

Bir sıkımlık canı olmak: Oldukça cılız ve güçsüz olmak.

Beti bereketi kalmamak : Verimsiz duruma gelmek.

Bir bu eksikti: “Dertler, sorunlar yetmiyormuş gibi şimdi bir de bu çıktı.” anlamında.

Benzi atmak (uçmak) : Korkudan ya da heyecandan yüzü sararmak; beti benzi atmak.

Beş aşağı beş yukarı: Çok az fark olarak, kararlaştırılmak istenen sayıdan, ölçüden bir miktar az veya çok olarak.

Boğazına düşkün: Yemeği ve içmeyi çok seven.

Bıyık altından gülmek : Birinin düştüğü duruma belli etmeden gülmek, sevindiğini belli etmeyerek onunla eğlenmek, sezdirmeden içinden onunla alay etmek.

Bir kalemde : Toptan, bir işlemde.

Bet bet bakmak: Kötü bir şey yapacakmış gibi bakmak.

Beylik söz: Etkisi kalmamış, herkesin kullana geldiği söz.

Boy atmak: Boyu uzamak.

Bir ayağı çukurda : Ölümü yaklaşmış olmak, yaşayacak az ömrü kalmış olmak.

Bir tuhaf: Garip, alışılmadık, yadırgatıcı (biçimde).

Beyin yıkamak : Çeşitli yöntemler uygulayarak birisini belirli bir düşünceyi benimsemeye zorlamak.

Bel vermek: (Dik şeylerin) dışarıya doğru, (yatay şeylerin de) aşağıya doğru kamburlaşmak.

Bugünden tezi yok: Hemen, şimdi.

Bir dilim ekmek pahasına : Karnını doyurmak amacıyla.

Boğazına düğümlenmek ; Heyecan, korku, vb. yüzünden söyleyeceklerini söylememek.

Bıçak sırtı: -1. Çok az (fark, zaman), -2. Çok yakın (aralık).

Belini doğrultmak: Kötüye giden durumunu yeniden düzeltmek, güçlenmek, kaybettiği itibarını ve ekonomik gücünü yeniden kazanmak.

Boğazından kesmek: Para artırmak için yiyeceğinden kesintiye gitmek.

Boş vermek : Önem vermemek, aldırmamak, ilgisiz kalmak.

Borçsuz harçsız : Hiç borca girmeden.

Bile bile lades : Aldandığını bildiği halele hiç itiraz etmeme, bunu kabul etmiş görünme.

Betine gitmek: Ayıp saymak, kötü karşılamak, kendisine yedirememek.

Borusunu çalmak: Menfaat gördüğü birisinin davasını gütmek.

Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu : Sözleri ile davranışları birbirini tutmayan kimseye söylenir.

Boynu kopsun (boynu altında kalsın) : “Ölsün, gebersin” anlamında beddua.

The post B Harfi ile Başlayan Deyimler ve Anlamları appeared first on Genç Klavye.

]]>
https://www.gencklavye.com/b-harfi-ile-baslayan-deyimler/feed/ 0
100 En İyi A Harfi ile Başlayan Deyimler ve Anlamları https://www.gencklavye.com/a-harfi-ile-baslayan-deyimler/ https://www.gencklavye.com/a-harfi-ile-baslayan-deyimler/#respond Tue, 25 Feb 2020 09:59:16 +0000 https://www.gencklavye.com/?p=3755 Bu yazımızda A harfi ile başlayan deyimler ve anlamlarını sizler için listeledik. A ile başlayan deyimleri inceleyebilirsiniz. İster ödevlerinizde ister araştırmalarınızda isterseniz de oyunlarınızda kullanabilirsiniz. Yazdığımız A harfi ile başlayan deyimleri içeriğimiz umarız hoşunuza gider ve amacınıza uygun bilgiler elde edebilirsiniz. A harfi ile başlayan deyimler yazımıza geçmeden hemen önce biraz deyimlerimizden ve kültürümüzden bahsetmek …

The post 100 En İyi A Harfi ile Başlayan Deyimler ve Anlamları appeared first on Genç Klavye.

]]>
Bu yazımızda A harfi ile başlayan deyimler ve anlamlarını sizler için listeledik. A ile başlayan deyimleri inceleyebilirsiniz. İster ödevlerinizde ister araştırmalarınızda isterseniz de oyunlarınızda kullanabilirsiniz.

Yazdığımız A harfi ile başlayan deyimleri içeriğimiz umarız hoşunuza gider ve amacınıza uygun bilgiler elde edebilirsiniz.

A harfi ile başlayan deyimler yazımıza geçmeden hemen önce biraz deyimlerimizden ve kültürümüzden bahsetmek istiyorum. Aslında içinde yaşadığımızın toplumun ne kadar köklü gelenekleri olduğunu biliyoruz. Atasözleri ve anlamları, özlü sözler ve türlü deyişler de bu geleneğin bir parçası aslında. Hani Antik Yunan tarihinde filozofların o hayatı sorgulatan felsefi sözleri var ya. İşte bizimde atasözlerimizin ve deyimlerimiz var.

Deyimler genel anlamda mecazi bir anlam taşır. Dolaylı anlatım da diyebiliriz. Verilmek istenen mesajın üstü kapalı anlatılmasını sağlamak için deyimleri kullanırız. Mesela bir örnek verecek olursak çok telaşlı durumda olan kimseye etekleri tutuştu deriz. Bu bir deyimdir. Deyimler aynı zamanda kalıplaşmış söz öbekleridir. Yani bir kelime gibi düşünün. Değiştirilmez. Değiştirilirse zaten deyim olmaz.

Bizim kültürümüzde de Türk deyimleri oldukça fazladır ve yine aynı fazlalıkta kullanılır. Dikkat etmişseniz bizim milletimiz kendini ifade etme konusunda sıkıntı çekmez. Özellikle biraz daha yaş almış kimseler en entel kişilerle de konuşur, toplumun en alt sınıfını oluşturan kişilerle de konuşur. Çünkü duygularını ve anlatmak istediğini deyişler ile destekler. Aynı şekilde deyimler de kullanarak anlatımını, duygularını güçlendirir. Bu arada yaşa da takılmamak gerek. Olabildiğince erken yaşta deyimler ve anlamları öğrenmek sizlere konuşma konusunda bir rahatlık, kültür konusunda bir genişlik sağlayacaktır. 4. Sınıf deyimler öğrenmek için en ideal yaşların olduğu dönem mesela. Hemen çocuğunuzun eline bir deyimler sözlüğü verip genel bir kültüre sahip olmasını sağlayabilirsiniz. İşte sizi her anlamıyla besleyecek olan deyimler bölümümüzün ilk yazısı a harfi ile başlayan deyimler ve anlamları.

İyi okumalar.

A Harfi ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

  • Abayı yakmak: Bir kimseye gönlünü kaptırmak. “Bizim oğlan komşu kızına abayı yakmış.”
  • Abes Kaçmak: Söylenilen sözün ortama uygun düşmemesi, yersiz ve gereksiz olması.
  • Acısını çekmek (bir şeyin) : Yapılan yanlış bir işin üzücü sonuçlarını görmek.
  • (bir durumu) açığa çıkarmak : ortaya çıkarmak, gözler önüne sermek, anlaşılır duruma getirmek
  • Ablukaya almak : Bir yerin dışarıyla ilişkisini kesmek, etrafını sarıp orayı baskı altına almak. Kuşatmak.
  • Ayılıp bayılmak: 1) Sinir krizi geçirmek, bunalıma düşmek. 2) Birini kendinden geçercesine sevmek, beğenmek. “Her kan görüşünde ayılıp bayılıyor.”
  • Ağzından düşürmemek: Her yerde sözünü etmek, ondan bahsetmek.
  • Aklı ermek (yetmek) (bir şeye): Çevresinde olup bitenleri, doğruyu yanlışı anlamaya başlamak; anlayacak düzeyde, durumda olmak.
  • anlam vermek : kendince bir yargıya varmak, yorumlamak.
  • Açık fikirli : Yeniliklere açık, ileriyi görebilen, tutucu olmayan. Olayları hemen kavrayıp değerlendirebilen kişi.
  • Ayağının tozuyla: Henüz dinlenmeden, yoldan gelir gelmez. “Adamı ayağının tozuyla kodese tıktılar.”
  • Ağzını kiraya vermek: Hiçbir şey söylemek istememek, konuşmamak.
  • Aklını peynir ekmekle yemek : Delice, aptalca işler yapmak.
  • ant vermek : Allah aşkına, çocuklarının başı için vb. sözlerle karşısındakini bir şeye zorlamak.
  • Ağız tadı : 1. Topluluk içinde huzur, dirlik düzen olması. 2. Yiyecek içeceklerden zevk almak.
  • Astığı astık, kestiği kestik: Davranışlarından dolayı kimseye hesap vermeyen, istediği gibi davranan, çok sert kimseler için kullanılır.
  • Ağız kalabalığı etmek: Konu dışı gereksiz şeyler söylemek.
  • Aslanrpayı: Bir paylaşmada, en büyük pay.
  • aslı astarı olmamak : gerçekliği, doğruluğu bulunmamak.
  • Ağzı bir karış açık kalmak : Çok şaşırıp hayretler içinde kalmak.
  • Ayağı (ayakları birbirine) dolaşmak: Yürürken herhangi bir sebepten ötürü ayakları birbirine takılmak, sendelemek. “Korkusundan zavallının ayakları birbirine dolaştı.”
  • Adımını denk atmak: Düşünerek, tedbirli hareket etmek.
  • Arı kovanı gibi işlemek (bir yer) : Bir yerin gidip geleni, gireni çıkanı çok olmak.
  • ağzını bırakıp kıçıyla (bir tarafıyla) gülmek : alay ederek karşısındakine gülmek.
  • Akla karayı seçmek : Bir işi yapıncaya kadar çok yorulmak, çok zahmet çekmek, çok uğraşmak.
  • Ayağını yorganına göre uzatmak: Gelirini giderine uydurmak, harcamalarda geliri aşmamak. “Ayağını yorganına göre uzatmazsan ileride aç kalırsın.”
  • Arada çıkarmak: Birçok iş arasından bir işi neticelendirmek, yapıp bitirmek.
  • Arkasını bırakmak: Vazgeçmek; artık ilgilenmez, uğraşmaz olmak; peşini bırakmak.
  • alacaklı çıkmak : alacağı vereceğinden çok olmak.
  • Akşamdan kalma (kalmış) : Gece içtiği içkinin sersemliğini, mahmurluğu üstünden atamamış olan kimse.
  • Ayakta kalmak: 1) Bir zorluk karşısında yıkılmamak, çökmemek. 2) Oturacak yer bulamamak. “Gemi öyle kalabalıktı ki hepimiz ayakta kaldık.”
  • Apiko beklemek: Bir işe başlamak için hazır olmak.
  • Ayak altında dolaşmak : Bir işe yaramadığı halde herkesin işine en gel olacak biçimde ortalıkta dolaşmak.
  • aklı zıvanadan çıkmak : delirmek, aklını oynatmak.
  • Alem etmek (yapmak) : Topluca eğlenmek.
  • Ağzını havaya / poyraza açmak: Umduğunu elde edememek, fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere beklemek. “Evi o zaman alacaktın, artık geçti, bundan sonra ağzını havaya aç.”
  • Alavere dalavere: Hile ve düzenbazlıkla.
  • Aşağı görmek (saymak) (birini, bir şeyi) : Onu beğenmemek, küçümsemek. (Karş. Hor görmek.)
  • aylık bağlamak : emekli olan veya başka sebeplerle çalışmayanlara her ay için belirli bir parayı ödemeyi üstlenmek, maaş bağlamak.
  • Altın bilezik : Para getiren meslek, sanat.
  • Ağzından girip burnundan çıkmak: Çeşitli yollara başvurarak birini bir şeye razı etmek; veya kandırmak. “Ağzından girip burnundan çıktı ve ondan para koparmayı başardı.”
  • Ağzının suyu akmak: Çok beğenmek, imrenmek.
  • Ağız birliği etmek : Bir konuda aynı şeyler söylemeyi ya da yapmayı kararlaştırmak . (Kars. Aynı ağzı kullanmak.)
  • Azrailin elinden kurtulmak : ölümden kurtulmak.
  • azar işitmek : azarlanmak. Örnek Kullanım : ?Buna rağmen bir kez bile azar işitmeyişinden, arkadaki sessiz tartışmanın ne denli ciddi olduğunu kestirebiliyordu.
  • Anadan doğma : Çırılçıplak, üzerinde giysi bulunmayan.
  • Ağzı (bir karış) açık kalmak: Çok şaşırmak, şaşakalmak. “Onca seneden sonra sevdiği arkadaşını birden karşısından görünce ağzı açık kaldı.”
  • Ateşe vursan duman vermez: Aşırı cimri
  • Alfa ha bir can borcu olmak : Allah’a vereceği canından başka hiç kimseye borcu olmamak.
  • ahı gitmek vahı kalmak : iyice zayıflamak, iş göremez duruma gelmek.
  • Araya soğukluk girmek : İki dost arasındaki iletişimin azalması ve ilişkilerinin zayıflaması.
  • Ağız aramak /yoklamak: Öğrenilmek istenilen şeyi söyletecek yolda dil kullanmak. “Ağzını ara bakalım o konuda bir şey biliyor mu?”
  • Ayağının altına karpuz kabuğu koymak: Ayağını kaydırmak.
  • Arkasını dayamak (birine, bir şeye) : Güçlü bir kimsenin koruyuculuğunda olmak; sırtını dayamak.
  • armut piş ağzıma düş! : bir işe emek harcamaksızın onun kendiliğinden olmasını bekleyenlerin durumunu anlatan bir söz.
  • Arka çıkmak : Birini başkalarına karşı korumak. destek olmak, sahiplenmek.
  • Ağzında bakla ıslanmamak: Sır saklamayı becerememek, sırrı hemen açığa vurmak. “Ağzında bakla ıslanmayan bu adama nasıl oluyor da açılıyorsun?”
  • Ayağına kapanmak: Yalvarıp yakarmak.
  • Avucunun içi gibi bilmek (bir yeri): Bir yeri çok iyi bilmek.
  • ateş püskürmek : çok öfkeli olmak. Örnek Kullanım : ?Parça parça morarmış yüzüyle ateş püskürüyordu.
  • Art düşünce (niyet) : Bir davranışın altındaki gizli ve belirtilenden farklı olan zararlı düşünce.
  • Akan sular durmak: Artık itiraz edilebilecek, karşı durulacak bir nokta kalmamak. “Siz Mehmet Ağa`ya gidin, o devreye girdi mi akan sular durur, kolay anlaşırsınız.”
  • Azınlıkta kalmak: Bir yerde sayıca az olmak.
  • Ayıbını yüzüne vurmak : Bir kimsenin hatasının yüzüne karşı söylemek.
  • ana baba bir : aynı anne ve babadan olan.
  • At oynatmak : İstediği biçimde, gönlünce hareket etmek.
  • Akıl defteri: Hatırlanıp yapılması gereken şeylerin yazıldığı küçük defter, muhtıra defteri, ajanda.
  • Aklını bir şeyle bozmak: Bir şey üzerine gereksiz, devamlı düşünmek.
  • Arka çevirmek (birine) : Ona eski yakınlığını göstermemek; sırt çevirmek.
  • ana baba bir : aynı anne ve babadan olan.
  • Aşağısı kurtarmamak : Daha aşağı bir durum veya yaşayışı kendine layık bulmamak.
  • Aralarından su sızmamak: Çok iyi, çok yakın dostluk veya arkadaşlık kurmak, ahbap olmak. “Şunlara bak, aralarından su sızmıyor.”
  • Alın yazısı: Kader, yazgı.
  • Arkası sıra : Arkasından, peşinden, ardından: peşi sera.
  • anan yahşi, baban yahşi: birini, bir işe razı etmek için onu övmek amacıyla söylenen bir söz.
  • Ateş bacayı (saçağı) sarmak : 1. Bir olayın önüne geçilemeyeceği ve tehlikeli bir hal aldığını anlatır. 2. Kişi aşık olunca, aşkın yoğunluğu için söylenir.
  • Arka arkaya vermek: Birbirini korumak, kollamak, için birleşmek; dayanışmak, yardımcı olmak. “Arka arkaya verirsek karşımızda hiçbir güç duramaz.”
  • Ali Cengiz oyunu: Haince ve kurnazca bir iş yapmak.
  • Aslan payı: Bir paylaşmada, en büyük pay.
  • anlamına gelmek : bir anlam bildirmek.
  • Atı alan Üsküdar’ı geçti : Fırsat elden gitti, yapacak bir şey kalmadı.

The post 100 En İyi A Harfi ile Başlayan Deyimler ve Anlamları appeared first on Genç Klavye.

]]>
https://www.gencklavye.com/a-harfi-ile-baslayan-deyimler/feed/ 0