Notice: Function _load_textdomain_just_in_time was called incorrectly. Translation loading for the wordpress-seo domain was triggered too early. This is usually an indicator for some code in the plugin or theme running too early. Translations should be loaded at the init action or later. Please see Debugging in WordPress for more information. (This message was added in version 6.7.0.) in /home/gencklavye/public_html/wp-includes/functions.php on line 6170

Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home/gencklavye/public_html/wp-includes/functions.php:6170) in /home/gencklavye/public_html/wp-includes/feed-rss2.php on line 8
Atasözleri - Genç Klavye https://www.gencklavye.com/category/atasozleri/ Genç Klavye Tue, 08 Feb 2022 12:33:51 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://www.gencklavye.com/wp-content/uploads/2020/03/cropped-icon-32x32.png Atasözleri - Genç Klavye https://www.gencklavye.com/category/atasozleri/ 32 32 L Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları https://www.gencklavye.com/l-harfi-ile-baslayan-atasozleri-ve-anlamlari/ https://www.gencklavye.com/l-harfi-ile-baslayan-atasozleri-ve-anlamlari/#respond Wed, 15 Apr 2020 18:31:21 +0000 https://www.gencklavye.com/?p=5445 Atasözleri ve anlamları taşıdığı manevi yük bakımından toplumumuzda ayrı bir öneme sahiptir. L harfi ile başlayan atasözleri listelemesi yaptığımız yazımıza geçmeden önce biraz bu durumdan ve ülkemizde ki kullanım şeklinden bahsetmek istiyorum. Öncelikle kısa bir tanım yapmak gerekirse Atasözleri; eski bir zaman diliminde söyleyeni belli olmadan yani anonim olarak bir araya gelmiş ve kalıplaşmış cümlelerdir. Burada …

The post L Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları appeared first on Genç Klavye.

]]>
Atasözleri ve anlamları taşıdığı manevi yük bakımından toplumumuzda ayrı bir öneme sahiptir. L harfi ile başlayan atasözleri listelemesi yaptığımız yazımıza geçmeden önce biraz bu durumdan ve ülkemizde ki kullanım şeklinden bahsetmek istiyorum. Öncelikle kısa bir tanım yapmak gerekirse Atasözleri; eski bir zaman diliminde söyleyeni belli olmadan yani anonim olarak bir araya gelmiş ve kalıplaşmış cümlelerdir. Burada altı çizilmesi gereken nokta kalıplaşmış olmasıdır. Yani birer kelime gibi olmuşlardır ve değiştirilmeleri söz konusu olmaz.

En güzel atasözleri bu yüzden köklü geleneklere sahip devletlerden çıkmaktadır. Tabi ki bunlardan ilk sırayı ülkemiz alıyor. Kadim bir Türk kültürüne sahip olduğumuz için ve uzun yıllardır bu coğrafya da olduğumuz için devlet atasözleri, halktan çıkan atasözleri gibi çok farklı anlamda deyişimiz vardır. Diğer bir örnek ise Çin. Çin Atasözleri de yine bizim ülkemizde ki gibi sık bilinir ve değer verilir. Çünkü onlarda köklü bir kültüre sahiptir ve kültürlerine sahip çıkmada oldukça iyilerdir.

Biz daha çok ne durumlarda kullanıyoruz derseniz genelde öğüt veya ders vermek amaçlı kullanırız. Şöyle örnekleyebiliriz, mesela tartışmaların hararetlenen ve üste çıkılması gereken bölümlerinde şöyle deriz değil mi; ne demiş büyüklerimiz. Sonrasında konuyla alakalı bir Atasözü ile durumu toparlayabiliriz. Bu anlamda çok kullanılan ve anlamları benimsenen deyişler olduğu gibi az bilinen atasözleri ve anlamları da vardır. Tabi ki o kadar çok deyişe sahibiz ki hepsini bir arada bilmemiz veya öğrenmemiz mümkün görünmüyor. Bu açıdan bizde sizlere L harfi le başlayan atasözleri ve anlamları belirten bir liste oluşturduk. İçerisinde bulunduğunuzun durum özetleyen en az birkaç tane deyiş bulacağınızdan eminim. Tabi gündelik hayatta da kullanabilirsiniz. Bazıları o kadar özlü ki paylaşımlarınızın altına koyabilir hatta Whatsapp durum sözleri olarak bile kullanabilirsiniz. Şimdiden iyi okumalar.

L Harfi ile başlayan Atasözleri ve Anlamları

Laf torbaya girmez: Ağızdan çıkan bir söz, artık gizli kalmaz, herkes onu duyar.

Leyleğin ömrü laklakla geçer: Aylak, boş kişi bütün vaktini çene çalmakla, gevezelikle geçirir.

Latife latif gerek : Şaka yaparken bile incelikten ayrılmamak gerek.

Lokma karın doyurmaz, şefkat artırır: Bir kimseye verilen armağan, aradaki sevgiyi artırdığı için değerlidir.

Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden: Söz söylemek, işleri başarmaya yetseydi en iri sözler söylenerek en büyük işler başarılır.

Laf lafı açar, laf da tabakayı açar : Bir konu üzerinde konuşulurken ilgisi dolayısıyla söz başka bir konuya geçer, sohbet uzar, gider.

Lokma çiğnenmeden yutulmaz: En basit iş dahi belirli bir emeği gerektirir.

Lokma karın doyurmaz, şefkat artırır: Bir kimseye verilen hediye, kişiye olan sevgiyi artırdığı için değerlidir.

The post L Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları appeared first on Genç Klavye.

]]>
https://www.gencklavye.com/l-harfi-ile-baslayan-atasozleri-ve-anlamlari/feed/ 0
K Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları https://www.gencklavye.com/k-harfi-ile-baslayan-atasozleri-ve-anlamlari/ https://www.gencklavye.com/k-harfi-ile-baslayan-atasozleri-ve-anlamlari/#respond Wed, 15 Apr 2020 18:11:31 +0000 https://www.gencklavye.com/?p=5442 Atasözleri ve anlamları taşıdığı manevi yük bakımından toplumumuzda ayrı bir öneme sahiptir. K harfi ile başlayan atasözleri listelemesi yaptığımız yazımıza geçmeden önce biraz bu durumdan ve ülkemizde ki kullanım şeklinden bahsetmek istiyorum. Öncelikle kısa bir tanım yapmak gerekirse Atasözleri; eski bir zaman diliminde söyleyeni belli olmadan yani anonim olarak bir araya gelmiş ve kalıplaşmış cümlelerdir. Burada …

The post K Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları appeared first on Genç Klavye.

]]>
Atasözleri ve anlamları taşıdığı manevi yük bakımından toplumumuzda ayrı bir öneme sahiptir. K harfi ile başlayan atasözleri listelemesi yaptığımız yazımıza geçmeden önce biraz bu durumdan ve ülkemizde ki kullanım şeklinden bahsetmek istiyorum. Öncelikle kısa bir tanım yapmak gerekirse Atasözleri; eski bir zaman diliminde söyleyeni belli olmadan yani anonim olarak bir araya gelmiş ve kalıplaşmış cümlelerdir. Burada altı çizilmesi gereken nokta kalıplaşmış olmasıdır. Yani birer kelime gibi olmuşlardır ve değiştirilmeleri söz konusu olmaz.

En güzel atasözleri bu yüzden köklü geleneklere sahip devletlerden çıkmaktadır. Tabi ki bunlardan ilk sırayı ülkemiz alıyor. Kadim bir Türk kültürüne sahip olduğumuz için ve uzun yıllardır bu coğrafya da olduğumuz için devlet atasözleri, halktan çıkan atasözleri gibi çok farklı anlamda deyişimiz vardır. Diğer bir örnek ise Çin. Çin Atasözleri de yine bizim ülkemizde ki gibi sık bilinir ve değer verilir. Çünkü onlarda köklü bir kültüre sahiptir ve kültürlerine sahip çıkmada oldukça iyilerdir.

Biz daha çok ne durumlarda kullanıyoruz derseniz genelde öğüt veya ders vermek amaçlı kullanırız. Şöyle örnekleyebiliriz, mesela tartışmaların hararetlenen ve üste çıkılması gereken bölümlerinde şöyle deriz değil mi; ne demiş büyüklerimiz. Sonrasında konuyla alakalı bir Atasözü ile durumu toparlayabiliriz. Bu anlamda çok kullanılan ve anlamları benimsenen deyişler olduğu gibi az bilinen atasözleri ve anlamları da vardır. Tabi ki o kadar çok deyişe sahibiz ki hepsini bir arada bilmemiz veya öğrenmemiz mümkün görünmüyor. Bu açıdan bizde sizlere K harfi le başlayan atasözleri ve anlamları belirten bir liste oluşturduk. İçerisinde bulunduğunuzun durum özetleyen en az birkaç tane deyiş bulacağınızdan eminim. Tabi gündelik hayatta da kullanabilirsiniz. Bazıları o kadar özlü ki paylaşımlarınızın altına koyabilir hatta Whatsapp durum sözleri olarak bile kullanabilirsiniz. Şimdiden iyi okumalar.

K Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları

Kabahat samur kürk olsa kimse sırtına almaz: Hiç kimse suçlu olduğunu kabul etmek istemez.

Kaçan balık büyük olur: Elden kaçırılan fırsat gözde büyütülür.

Kaçanı kovmazlar, yıkılanı vurmazlar: Kaçan bir düşmanı kovalayıp ezmeye çalışmak mertliğe yakışmaz, âciz olduğunu göstereni de vurmak insanlık değildir.

Kaçanın anası ağlamamış: Tehlikeden kaçan kazançlı çıkmış.

Kader olmayınca kadir bilinmez: Kişi talihsiz ise ne kadar iyi insan olursa olsun, değeri bilinmez.

Kadı anlatışa göre fetva verir: Haksız kişi, olayı kendisini haklı gibi göstererek anlatırsa dinleyen ona hak verir.

Kadı kızında bile kusur olur: Üzerinde durulmaya değmeyecek kadar küçük bir kusurdur.

Kadının fendi, erkeği yendi: Kadınlar kurnazlıkta erkeklerden üstündürler.

Kalaylı bakır küflenmez: Temizliğini herkesin bildiği kişi ve iş lekelenemez.

Kalbin yolu mideden geçer: Bir kimsenin sevgisi kazanılmak istendiğinde ona güzel yiyecekler ikram edilmelidir.

Kalın incelene kadar ince süzülür: Bir hastalık, bir sıkıntı karşısında güçlü gücünden bir parçasını yitirerek zayıflar ama zayıf olan, ölecek duruma gelir.

Kalıp kıyafetle adam adam olmaz: Gösterişli bir vücut, iyi bir giyim kuşam, kişiye insanlık değeri kazandırmaz.

Kalp kalbe karşıdır: Sevgi karşılıklıdır.

Kalp kazanır, kaltaban gönenir: İş becerme yeteneği bulunmayan kişi, düzenbazın kendisine yutturduğu şeyi kazanç sanır. (kalp: Gösterişli ama işe yaramaz kişi. kaltaban: Düzenci. gönenmek: Mutlu olmak.)

Kalpten kalbe yol vardır: Sevgi karşılıklıdır.

Kanaat gibi devlet olmaz: Elindekiyle yetinmesini bilen kişi yokluk nedir bilmez.

Kanatsız kuş uçmaz: Gereken koşullarla donanıp güçlenmeyen kişi amacına ulaşamaz.

Kanı kanla yumazlar, kanı suyla yurlar: Kötülük, kötülük yapılarak düzeltilmez ancak iyilik yapılarak ortadan kaldırılır. (yumak: Yıkamak)

Kazan kazana kara demiş: Suçlu, kusurlu kişiler kendi suçlarını bilmez, kendi kusurlarını görmezler. Başkalarında kötü bir şey gördüğü anda onu kınar.

Kazanırsa dost kazan, düşmanı anan da doğurur: Kişi, sürekli dost kazanmaya çalışmalıdır. Düşman kazanmak oldukça kolaydır fakat önemli olan dost kazanmaktır.

Keçi geberse de kuyruğunu indirmez: İnatçı kişileri inadından vazgeçirmek imkânsızdır.

Keçi kurttan kurtulsa gergedan olur: Bir işte tehlikeli bir durum yoksa o şey oldukça gelişir. Tehlikeler, zararlar olmasa her şey alabildiğine gelişir.

Keçide de sakal var: Sakal, kişiye değer kazandırmaz, ona bir şey katmaz.

Keçinin uyuzu, çeşmenin gözünden su içer: Değerli olmayan kişiler kendilerini en güzel şeye layık görürler.

Kedi yavrusunu yerken sıçana benzetir: Kişi yanlış bildiği bir işi yaptığı zaman kendini mazur göstermek için kendince bir bahane uydurur.

Kedi uzanamadığı ciğere pis der: İnsanlar elde edemedikleri şeyleri istemiyorlarmış gibi görünürler. İşin aslı tam tersidir. Aslında kişi o şeye şiddetle kavuşmak ister.

Kedinin boynuna ciğer asılmaz: Güvensiz birine bir şey emanet edildiğinde o şey ya zarar görür ya da ortalıktan toz duman olur. Her şey herkese emanet edilmez.

Kedinin kanadı olsaydı serçenin adı kalmazdı: Saldırgan özelliği olanlar, içlerinden geçirdikleri şeyleri yapabilecek şeye sahip olsalardı kendisinden güçsüz olanları kolaylıkla ortadan kaldırırlardı.

Kefenin cebi yoktur: Kişi ne kadar para biriktirirse biriktirsin kişinin onu diğer dünyaya götürme olasılığı yoktur. Dolayısıyla insan her zaman mert olmalıdır.

Kel ölür sırma saçlı olur, kör ölür badem gözlü olur: Değersiz bulunan bir şey yitirildi mi bulunmaz, çok değerli bir şeymiş gibi nitelendirilir.

Kel yanında kabak anılmaz: Bir kişinin yanında, dolaylı da olsa onun kusurunu hatırlatabilecek sözler sarf edilmemelidir.

Kele köseden yardım olmaz: Yardıma muhtaç kişiler herhangi bir konuda başkasına yardım edemez.

Kelin ayıbını takke örter: Mal, mülk, zenginlik bazen birçok ayıbı örter.

Kelin ilâcı olsa başına sürer: Kendi derdine çare bulamamış kendi işini halledememiş kişiler başkalarının derdine çare bulamaz.

Kendi düşen ağlamaz: Bir şeyde rızasıyla yer alan kişinin o şeyin zararından dolayı yakınmaya hakkı yoktur. Kişi bunun sonucuna da katlanmalıdır.

Kepenek altında er yatar: Kişi, kılık ve kıyafetine göre davranmamalıdır. Üstünde doğru dürüst bir giysi olmayan nice değerli kişiler vardır.

Keseye danış, pazarlığa sonra giriş: Bütçeyi, alım gücünü tam bilmeden kişi bir şey almaya girişmemelidir.

Keskin sirke küpüne zarar verir: Öfkeli kişi kendi sağlığını bozar, işlerini alt üst eder.

Kılavuzu karga olanın burnu boktan kurtulmaz: İnsan, rehber edineceği kişiyi dikkatle seçmelidir. Kötü bir kişiyi seçerse bu, onun başına türlü felaketlere sebep olabilir.

Kılıç kınını kesmez: İnsan her ne kadar kızgın, öfkeli olsa da yanındakilere, yakınlarına zarar vermez.

Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan: Kişi, arkadaşlık ettiği insanlardan etkilenir. Onun alışkanlıklarına, düşüncelerine, davranışlarına özenir.

Kırk yıllık kani, olur mu yani: Ömrünü iyilikle dürüstle geçirmiş biri ömrünün sonlarında kötü olmaz.

Kırkından sonra azanı teneşir paklar: Yaşlandığında ahlâksız yola sapan insanları doğru yola getirmek çok zordur. Bunların sonu hüsrandır.

Kırlangıcın zararını biberciden sor: Kırlangıç, görünüşte zararsız görünür. Bibere çok düşkün olduğundan onun ne kadar zararlı biri olduğu ancak biberci bilir.

Kısa günün kârı az olur: Gününü iyi kullanamayan dolayısıyla kısa süre çalışılarak yapılan işten elde edilecek kazanç oldukça az olur. Güne erken başlamak gerekir.

Kısmet gökten zembille inmez: Kısmet, çalışıp çabalamadan kişinin ayağına gelmez.

Kısmetinde ne varsa kaşığında o çıkar: İnsan çok çabalasa dahi insanın nasibinde, kısmetinde olan insanı bulur.

Kısmetsiz köpek, sabaha karşı uyuyakalır: Bir kişi şanssız ise rızkına en yakın olduğu zamanda mutlaka başına bir şey gelir.

Kış kışlığını, kuş kuşluğunu gösterir: Doğanın mevcut kanunları değişmez. Her şey özelliğini bir şekilde belli ettirir.

Kız evi, naz evi: Düğünlerde kızın olduğu taraf nazlı olur.

Kızım sana söylüyorum (dedim) gelinim sen anla (işit): 1. Doğrudan doğruya kendisine söylenemeyen düşünce ve uyarıların, o kimsenin çok yakınına söylendiğinde kullanılan bir söz. 2. Herhangi birine dolaylı olarak söylenecek uyarı söz konusu olduğunda kullanılan bir söz.

Kızını dövmeyen, dizini döver: Çocuğunu gerektiği gibi eğitmeyen, ileride çok pişman olur.

Kimin arabasına binerse onun türküsünü çağırır: Çıkar sağladığı kimsenin hoşuna gidecek biçimde davranan dönek ve dalkavuk kimseler için kullanılan bir söz.

Kimin ki bağı var, yüreğinde dağı var: Malı, mülkü veya evladı olanlar kaygı ve tasadan uzak olamazlar.

Kiminin parası, kiminin duası: Bir iş yapılırken veya yapıldıktan sonra kiminden para, kiminden dua alınabilir.

Kimse yoğurdum ekşi demez: Herkes sattığı malı, kendi işini, tutumunu ve davranışını över.

Kimseden kimseye hayır yok (gelmez): İnsan, yapacağı işte başkasının yardımına güvenirse hayal kırıklığına uğrar.

Kişi arkadaşından bellidir: Bir kimsenin nasıl bir kişi olduğunu öğrenmek isteyen, arkadaşının kimliğine bakmalıdır.

Kişi ektiğini biçer: Nasıl davranırsan öyle karşılık görürsün.

Kişi ne yaparsa kendine yapar: İyilik yapan iyilik, kötülük yapan kötülük bulur.

Koça boynuzu yük değil: Kişiye kendi işi ve yakınlarının sorumluluğu ağır gelmez.

Komşu boncuğunu çalan gece takınır: Hırsızlık malı, sahibinin göremeyeceği yer ve zamanda kullanılır.

Komşu ekmeği komşuya borçtur: Komşunuz size bir ikramda bulunur, bir şey armağan ederse siz de ona ikramda bulunmalı, armağan vermelisiniz.

Komşu komşunun külüne (tütününe) muhtaçtır: Komşular en küçük şey için bile birbirlerine muhtaçtırlar.

Komşuda pişer, bize de düşer: İnsanların, çevresindekilerin kazancından yararlanma umudunu anlatan bir söz.

Komşunun tavuğu, komşuya kaz görünür: Başka bir kimsenin malı bize olduğundan daha değerli görünür.

Korkak bezirgân ne kâr eder ne zarar (ziyan): İş yapmaya korkan tüccar, kendisini zarardan korur ancak kazanç da sağlayamaz.

Korkulu rüya (düş) görmektense uyanık yatmak evladır (yeğdir): Tehlikeli bir işe girişmektense o işin sağlayacağı kazançtan vazgeçmek daha iyidir.

Korkunun ecele faydası yoktur: Kişi korkmakla kendisine gelecek bir kötülüğü önleyemez.

Koyun can derdinde, kasap yağ derdinde: Bir kişi önemli bir kaybından dolayı çırpınıp kıvranırken başka bir kişi bu durumdan ne kadar çok yararlanabileceğini düşünür.

Koyun güden kurdu görür: Görevini yaparken gereken dikkati gösteren kişi, doğabilecek sorunları sezer.

Koyunu yüze yetir, el onu bine yetirir: Kimi insan, başkaları hakkında abartarak konuşmaya bayılır. (yetirmek: Ulaştırmak.)

Koyunun bulunmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler: İstenilen nitelikteki şey bulunamadığında onun daha düşük nitelikte olanına da razı olunur.

Köpeğe gem vurma kendisini at sanır: Değersiz olduğu hâlde değer verilen biri ve bir makama getirilen kişi, kendisini kıymetli zannedip buna inandırır.

Köpek ekmek yediği kapıyı tanır: İyilik eden kişi mutlaka bu iyiliğin karşılığını bir gün bulur. Köpek bile yeri geldiğinde sahibini tanır ve onu ısırmaz.

Köpek sahibini ısırmaz: Hiç kimse, kendisini koruyan kendisine iyiliği dokunan kimseye kötülük yapmaz.

Köpek suya düşmeyince yüzmeyi öğrenemez: Bir kişi zor durumda kalınca mutlaka bir çözüm yolu bulur. Uğraşıp o işin yolunu öğrenir.

Köpeksiz köy bulmuş da çomaksız geziyor: Kendisine karşı çıkacak, kendisini rahatsız edecek kimse olmadığı için istediği gibi hüküm sürüyor.

Köprünün altından çok su geçti: Geçen sürede şartlar çok değişti, eski durum artık yok.

Köprüyü geçinceye kadar ayıya dayı derler: Kişi, kendisinden yardım beklediği aşağılık kimseye, işi bitinceye kadar, “Soylusun, boylusun” diye dil döker.

Kör pazara varmasın, pazar körsüz kalmasın: Bir şey satın almasını bilmeyen kimseler alışverişe çıkmamalıdır. Bu kişiler alışverişe çıkarsa esnaf sevinir.

Körle yatan şaşı kalkar: Kişi kiminle arkadaşlık ederse ondan etkilenir. Onun huyunu edinir.

Körler memleketinde şaşılar padişah olur: Bilgisiz, cahil kişilerin olduğu bir çevrede çok az bilgisi olan kişi arif görünür.

Köseyle alay edenin top sakalı kara gerek: Başka biriyle alay eden kişinin bir kusuru olmamalıdır.

Kötü haber tez duyulur: Olumsuz şeyler toplum tarafından çabuk duyulur.

Kötü komşu insanı hacet sahibi eder: Komşuluk ilişkilerini bilmeyen bir komşu komşusuyla bir şey paylaşmaz. Dolayısıyla komşusundan istediği her şeyi satın almak zorunda kalır.

Kötü söyleme eşine, ağı katar aşına: Vakit geçirdiğin kişilere kötülük yapma çünkü onlar kötülük yaptığını görseler daha büyük bir kötülük yapacaklar.

Kötürümden aksak, hiç yoktan torlak yeğdir: Kusurlu dahi olsa bir şeyin varlığı, hiç bulunmamasından daha iyidir.

Köylü, misafir kabul etmeyiz demez, konacak konak yoktur der: Bir kişi bir işi yapmak istemediği zaman birtakım gerekçeler, bahaneler ileri sürer. Böylece doğrudan değil dolaylı olarak karşısındaki kişiyle iletişime geçer.

Kul azmayınca Hak yazmaz: İnsanın başına gelen olumsuzluklar insanın yaptıkları yüzündendir. Allah, hiçbir kuluna haşa haksızlık etmez.

Kul hatasız olmaz: Kişi yanılmamak için ne kadar dikkat ederse etsin yine yanılır.

Kul sıkışmayınca Hızır gelmez: Kişinin başı dara düşmeyince kişi bir şeyin çözüm yolunu aramaz.

Kurcalama sivilceyi çıban edersin: Küçük bir sorunu sürekli gündemde tutmak onu büyük, üstünden gelinemeyecek büyük bir sorun haline getirebilir.

Kurdun adı yaman çıkmış tilki vardır baş keser: Toplumda öyle kurnaz, kötü kişiler var ki bunlar herkesçe bilinen kötü kişilerden daha tehlikeli olabilirler.

Kurt dumanlı havayı sever: Niyeti bozuk insanlar, karışık ortamlarda kendilerini engelleyecek kimseler olmadığı için bu ortamları severler.

Kurt kocayınca köpeklere maskara olur: Güçlü kişi, zamanla gücünü yitirince vaktiyle karşısında el bağlayan korkup çekinen kişilerin eğlencesi durumuna düşer.

Kurtla görüşürsen köpeğini yanından ayırma: Kötü biriyle buluşacak kimse tedbiri elden bırakmamalıdır.

Kurtla koyun, kılıçla oyun olmaz: Birbirleri için zararlı olan şeyler bir arada bulunmamalıdır.

Kuru gayret, çarık eskitir: Bir işi plansız, programsız çözmeye çalışmak boşunadır. Çözüm yollarını ve planlamayı yapıp öylece o işe girişmek gerekir.

Kurunun yanında yaş da yanar: Bozulan ortamı düzeltmek için güç kullanılması gerektiğinde bazen suçsuz olan da suçlu gibi cezalandırılır.

Kusursuz dost arayan dostsuz kalır: Herkesin mutlaka bir eksiği, yanlışı vardır. Kişi, dostundaki ufak tefek hataları görmemelidir.

Kuş kanadına kira istemez: Kişi, kendi işi için bir çaba harcarsa bunun karşılığını başkasından istemez. Bu, abes, boş bir şey olur.

Kuşa kafes lazım, boruya nefes: Bir şeyden faydalanmak için kullanılacak araç ve gereç o işin niteliğine uygun olmalıdır.

Kuşa süt nasip olsa anasından olurdu: Bir kişinin yaratılışı bir şeyden yararlanmaya elverişli değilse o kişi ne yaparsa yapsın o şeyden faydalanmaz.

Kuşkulu uyku evin bekçisidir: Uykusu hafif olan hemen uyanan kişiler sürekli uyanık olduklarından birer bekçi görevi görürler.

Kutsuz kuşun yuvası doğan yanında olur: Şanssız insanlar, genellikle saldırgan, kötü kişilerle komşu olur. Her yerde o kişilere denk gelirler.

Kuzguna yavrusu anka görünür: Kişiye işi ne kadar kötü olsa da çocuğu çok çirkin olsa da bunlar ona hep iyi ve güzel görünür.

Küheylan at, çul içinde de bellidir: Yetenekli, becerikli kişiler kötü elbise dahi giyseler kendilerini bir şekilde belli ettirirler.

The post K Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları appeared first on Genç Klavye.

]]>
https://www.gencklavye.com/k-harfi-ile-baslayan-atasozleri-ve-anlamlari/feed/ 0
J Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları https://www.gencklavye.com/j-harfi-ile-baslayan-atasozleri-ve-anlamlari/ https://www.gencklavye.com/j-harfi-ile-baslayan-atasozleri-ve-anlamlari/#respond Wed, 15 Apr 2020 16:52:02 +0000 https://www.gencklavye.com/?p=5439 Atasözleri ve anlamları taşıdığı manevi yük bakımından toplumumuzda ayrı bir öneme sahiptir. H harfi ile başlayan atasözleri listelemesi yaptığımız yazımıza geçmeden önce biraz bu durumdan ve ülkemizde ki kullanım şeklinden bahsetmek istiyorum. Öncelikle kısa bir tanım yapmak gerekirse Atasözleri; eski bir zaman diliminde söyleyeni belli olmadan yani anonim olarak bir araya gelmiş ve kalıplaşmış cümlelerdir. …

The post J Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları appeared first on Genç Klavye.

]]>
Atasözleri ve anlamları taşıdığı manevi yük bakımından toplumumuzda ayrı bir öneme sahiptir. H harfi ile başlayan atasözleri listelemesi yaptığımız yazımıza geçmeden önce biraz bu durumdan ve ülkemizde ki kullanım şeklinden bahsetmek istiyorum. Öncelikle kısa bir tanım yapmak gerekirse Atasözleri; eski bir zaman diliminde söyleyeni belli olmadan yani anonim olarak bir araya gelmiş ve kalıplaşmış cümlelerdir. Burada altı çizilmesi gereken nokta kalıplaşmış olmasıdır. Yani birer kelime gibi olmuşlardır ve değiştirilmeleri söz konusu olmaz.

En güzel atasözleri bu yüzden köklü geleneklere sahip devletlerden çıkmaktadır. Tabi ki bunlardan ilk sırayı ülkemiz alıyor. Kadim bir Türk kültürüne sahip olduğumuz için ve uzun yıllardır bu coğrafya da olduğumuz için devlet atasözleri, halktan çıkan atasözleri gibi çok farklı anlamda deyişimiz vardır. Diğer bir örnek ise Çin. Çin Atasözleri de yine bizim ülkemizde ki gibi sık bilinir ve değer verilir. Çünkü onlarda köklü bir kültüre sahiptir ve kültürlerine sahip çıkmada oldukça iyilerdir.

Biz daha çok ne durumlarda kullanıyoruz derseniz genelde öğüt veya ders vermek amaçlı kullanırız. Şöyle örnekleyebiliriz, mesela tartışmaların hararetlenen ve üste çıkılması gereken bölümlerinde şöyle deriz değil mi; ne demiş büyüklerimiz. Sonrasında konuyla alakalı bir Atasözü ile durumu toparlayabiliriz. Bu anlamda çok kullanılan ve anlamları benimsenen deyişler olduğu gibi az bilinen atasözleri ve anlamları da vardır. Tabi ki o kadar çok deyişe sahibiz ki hepsini bir arada bilmemiz veya öğrenmemiz mümkün görünmüyor. Bu açıdan bizde sizlere H harfi le başlayan atasözleri ve anlamları belirten bir liste oluşturduk. İçerisinde bulunduğunuzun durum özetleyen en az birkaç tane deyiş bulacağınızdan eminim. Tabi gündelik hayatta da kullanabilirsiniz. Bazıları o kadar özlü ki paylaşımlarınızın altına koyabilir hatta Whatsapp durum sözleri olarak bile kullanabilirsiniz. Şimdiden iyi okumalar.

J Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları

Jurnal etmek: Biriyle ilgili, yetkili kimselere kötülemede bulunmak; yazılı, sözlü ihbarda bulunmak.

Jilet atmak: tdk’ya göre jiletle saldırmak ve kendini jiletlemek manalarına gelmektedir.

Jeton düşmemek (takılmak): Söylenenleri, olup bitenleri anlayama mak.

Jeton düşmek: Anlamak, kavramak. “Jeton yeni düştü, espriyi şimdi anladım.”

Jetonu geç düşmek: Bir konuyu, sorunu ya da düşünceyi geç ve güç anlamak.

The post J Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları appeared first on Genç Klavye.

]]>
https://www.gencklavye.com/j-harfi-ile-baslayan-atasozleri-ve-anlamlari/feed/ 0
I ve İ Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları https://www.gencklavye.com/i-ve-i-harfi-ile-baslayan-atasozleri-ve-anlamlari/ https://www.gencklavye.com/i-ve-i-harfi-ile-baslayan-atasozleri-ve-anlamlari/#respond Wed, 15 Apr 2020 16:36:13 +0000 https://www.gencklavye.com/?p=5436 Atasözleri ve anlamları taşıdığı manevi yük bakımından toplumumuzda ayrı bir öneme sahiptir. I ve İ harfi ile başlayan atasözleri listelemesi yaptığımız yazımıza geçmeden önce biraz bu durumdan ve ülkemizde ki kullanım şeklinden bahsetmek istiyorum. Öncelikle kısa bir tanım yapmak gerekirse Atasözleri; eski bir zaman diliminde söyleyeni belli olmadan yani anonim olarak bir araya gelmiş ve …

The post I ve İ Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları appeared first on Genç Klavye.

]]>
Atasözleri ve anlamları taşıdığı manevi yük bakımından toplumumuzda ayrı bir öneme sahiptir. I ve İ harfi ile başlayan atasözleri listelemesi yaptığımız yazımıza geçmeden önce biraz bu durumdan ve ülkemizde ki kullanım şeklinden bahsetmek istiyorum. Öncelikle kısa bir tanım yapmak gerekirse Atasözleri; eski bir zaman diliminde söyleyeni belli olmadan yani anonim olarak bir araya gelmiş ve kalıplaşmış cümlelerdir. Burada altı çizilmesi gereken nokta kalıplaşmış olmasıdır. Yani birer kelime gibi olmuşlardır ve değiştirilmeleri söz konusu olmaz.

En güzel atasözleri bu yüzden köklü geleneklere sahip devletlerden çıkmaktadır. Tabi ki bunlardan ilk sırayı ülkemiz alıyor. Kadim bir Türk kültürüne sahip olduğumuz için ve uzun yıllardır bu coğrafya da olduğumuz için devlet atasözleri, halktan çıkan atasözleri gibi çok farklı anlamda deyişimiz vardır. Diğer bir örnek ise Çin. Çin Atasözleri de yine bizim ülkemizde ki gibi sık bilinir ve değer verilir. Çünkü onlarda köklü bir kültüre sahiptir ve kültürlerine sahip çıkmada oldukça iyilerdir.

Biz daha çok ne durumlarda kullanıyoruz derseniz genelde öğüt veya ders vermek amaçlı kullanırız. Şöyle örnekleyebiliriz, mesela tartışmaların hararetlenen ve üste çıkılması gereken bölümlerinde şöyle deriz değil mi; ne demiş büyüklerimiz. Sonrasında konuyla alakalı bir Atasözü ile durumu toparlayabiliriz. Bu anlamda çok kullanılan ve anlamları benimsenen deyişler olduğu gibi az bilinen atasözleri ve anlamları da vardır. Tabi ki o kadar çok deyişe sahibiz ki hepsini bir arada bilmemiz veya öğrenmemiz mümkün görünmüyor. Bu açıdan bizde sizlere I ve İ harfi le başlayan atasözleri ve anlamları belirten bir liste oluşturduk. İçerisinde bulunduğunuzun durum özetleyen en az birkaç tane deyiş bulacağınızdan eminim. Tabi gündelik hayatta da kullanabilirsiniz. Bazıları o kadar özlü ki paylaşımlarınızın altına koyabilir hatta Whatsapp durum sözleri olarak bile kullanabilirsiniz. Şimdiden iyi okumalar.

I ve İ Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları

Irak yerin haberini kervan getirir: Çok uzaklarda gibi görülen erişemediklerimizle aramızdaki ilişkiyi bir şekilde bir aracı sağlar.

Irmak kenarına çeşme yapılmaz: Aynı işlevi gören iki şeyin yan yana olması boşunadır. Var olan bir şeyin yanına aynı işlevi görmek üzere benzerini yapmak yanlıştır.

Irz insanın kanı pahasıdır: Kişi, namusunu korumak için canını bile feda eder.

Isıracak it dişini göstermez: Kötülük edecek kimse, bunu daha önceden haber vermez. Dolayısıyla bize açıktan açığa cephe alan, bunu gürültü ve patırtısıyla belli eden kimselerden değil, bize sinsice yaklaşan ve yaklaştığını da belli etmeyen kimselerden çekinmeliyiz; asıl tehlikeli olan ve bize zararı dokunacak kimseler onlardır.

Isırgan ile taharet olmaz: Kötü birinden iyilik gelmez hiç kimseye.

Islanmışın yağmurdan korkusu olmaz: Önceden bir zarara uğramış kişi, aynı yerden gelecek zarardan korkmaz.

Ismarlama haç, haç olmaz: Başkasının eliyle yapılan iş, kişinin kendi eliyle yaptığı işin yerini hiçbir zaman tutmaz.

İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır: Hoşlanılmayan bir davranışın en küçüğünü, başkalarından önce kendimizde deneyip etkiyi görmeli; ondan sonra bunun daha büyüğünü başkalarına uygulamanın ne denli uygun olup olmayacağına karar vermeliyiz.

iki at bir kazığa bağlanmaz: Kendi başına buyruk, kimseden izin almaksızın dilediği gibi davranan iki kişi, aynı iş üzerinde görevlendirilip çalıştırılamaz. Her an aralarında anlaşmazlığın çıkması, bunun da kavgaya dönüşmesi kaçınılmazdır.

İki dinle bir söyle: Fazla konuşmak, kırıcı, hoş olmayan sözlerin ağızdan çıkmasına yol açabilir. Dolayısıyla insan az konuşmalı, çok dinlemelidir.

İki el bir baş içindir: Allah kişiye çalışıp yaşayabilmesi için güç ile el kol vermiştir. Bunlar iyi kullanılmalı, başkasının yardımına ihtiyaç duyulmamalıdır.

İki emini bir yemin aralar: Birbirinin doğruluğuna güvenerek beraber iş yapmakta olan iki kişiden biri, hile yapmadığı hususunda arkadaşını inandırmak için ısrarla yemin ediyorsa orada güven bozulmuş demektir. Bunların bundan sonra yapmaları gereken ayrılmaktır.

İki gönül bir olunca samanlık seyran olur: İki kişi birbirini sevdiğinde onlar için zenginliğin, malın, mülkün bir kıymeti yoktur.

İki kaptan bir gemiyi batırır: Bir işin başında iki kişi olmaz. İki kişi bir işi yürütemez.

İki kardeş savaşmış, ebleh buna inanmış: Kardeşler arasındaki anlaşmazlık sürekli olmaz. Bu durumu gerçek ve sürekli sanmak saflıktan başka bir şey değildir.

İki karpuz bir koltuğa sığmaz: Kişiler, aynı anda iki işi düzgün yapamazlar.

İki kere iki dört eder: Gerçek olan olduğu gibi ortada, kimsenin buna itiraz edecek hakkı yoktur.

İki testi tokuşunca biri elbet kırılır: Kavgaya tutuşan kişilerden biri mutlaka yenilir ve o kavgadan zararlı çıkar.

İlk vuran okçudur: Sonuca başkalarından önce ulaşan o işin ehlidir.

İstediğini söyleyen istemediğini işitir: Kişi, her aklına geleni söylerse duymak istemediği ağır şeyler duyabilir başkasından.

İstemem diyenden korkmalı: Asıl bir şey istemem diyen kişilerden korkulur. Onlar aslında daha çok ister de bunu bastırmaya çalışır.

İsteyenin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü kara: Bir kişiden bir şey isteyen utanır fakat isteği yerine getirmeyen kişi daha çok utanmalıdır.

İş bilenin kılıç kuşananın: Bir şey ancak onu gereği gibi kullanmasını bilen kişiye yakışır.

İş insanın aynasıdır: İnsanların yaptıkları işler kişinin ne kadar sorumlu, duyarlı, yetenekli biri olduğunu gösterir.

İş olacağına varır: Ne yapılırsa yapılsın su menziline varır, akacak dereyi bulur. İnsan kısmetine şükretmelidir.

İşine hor bakan boynuna torba takar: İşini küçümseyen ona yeterince önem vermeyen kişi işini kaybeder ve sonunda dilenci olur.

İşkilli büzük dingilder: Bir ayıbı olan kişi bir şekilde bir sözden alınarak kendini ele verir.

İşleyen demir ışıldar: Çalışmak, insandaki isteksizliği bitirip onu canlı, etkili kılar.

İşten artmaz, dişten artar: Bir insan ne kadar çok çalışırsa çalışsın tutumlu olmazsa harcamasını bilmezse bir şey arttıramaz. Para, kazanmakla değil tutumlu olmakla artar.

İt ağzını kemik tutar: Aşağılık, onursuz bir kişiyi susturmak için ona bir çıkar sağlamak gerekir.

İt derisinden post olmaz: Aşağılık kimseler veya değersiz şeyler temiz bir amaca hizmet edemez.

İt işemekle deniz pis olmaz: Doğrulukla ve dürüst kimliğiyle tanınan bir kişi, onursuz, aşağılık kimselerin atacağı çamurla kirlenmez.

İt iti ısırmaz: Kötü niyetli ve düşünceli kişiler birbirlerine zarar vermezler, birbirlerini korumaya çalışırlar.

İt ürür, kervan yürür: Doğru yolda çalışanları engellemek isteyenler çıkabilir. Bunlar ürüyen itler gibi ürüdükleri gibi kalırlar.

İtin ahmağı baklavadan pay umar: Ahmak, aptal kişiler eline geçme olasılığı olmayan bir nimetin eline geçmesini bekler.

İtin duası kabul olunsaydı gökten kemik yağardı: Art niyetli kötü kimselerin istedikleri kabul görseydi dünyada iyilere yer kalmazdı.

İtle yatan bitle kalkar: Kötü, kıymeti beş paralık kişilerle arkadaş olanların sonu iyi olmaz. Onlar da bozulup giderler.

İyiliğe iyilik her kişinin kârı, kötülüğe iyilik er kişinin kârı: İyilik yapan birine karşı iyiliği herkes yapabilir fakat kötülük edenlere karşı iyilik yapmak iyi insanların işidir.

İyiliğe iyilik olsaydı, koca öküze bıçak olmazdı: Yıllarca en zor şartlarda efendisine hizmet eden bir öküz ihtiyarladığı zaman nasıl sahibi tarafından kesilirse bu dünyada her şey de böyledir. İyiliğin sonu kötülüktür.

İyilik eden iyilik bulur: İyilik yapan kimseye zamanı geldiğinde herkes iyilik eder.

The post I ve İ Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları appeared first on Genç Klavye.

]]>
https://www.gencklavye.com/i-ve-i-harfi-ile-baslayan-atasozleri-ve-anlamlari/feed/ 0
H Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları https://www.gencklavye.com/h-harfi-ile-baslayan-atasozleri-ve-anlamlari/ https://www.gencklavye.com/h-harfi-ile-baslayan-atasozleri-ve-anlamlari/#respond Sat, 21 Mar 2020 08:14:27 +0000 https://www.gencklavye.com/?p=4547 H harfi ile başlayan atasözleri ve anlamlarını bu sayfada bulabilirsiniz. Türkçe atasözleri, atasözü örnekleri, en güzel atasözlerini aşağıda bulabilirsiniz. Atasözleri ve anlamları taşıdığı manevi yük bakımından toplumumuzda ayrı bir öneme sahiptir. H harfi ile başlayan atasözleri listelemesi yaptığımız yazımıza geçmeden önce biraz bu durumdan ve ülkemizde ki kullanım şeklinden bahsetmek istiyorum. Öncelikle kısa bir tanım …

The post H Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları appeared first on Genç Klavye.

]]>

H harfi ile başlayan atasözleri ve anlamlarını bu sayfada bulabilirsiniz. Türkçe atasözleri, atasözü örnekleri, en güzel atasözlerini aşağıda bulabilirsiniz.

Atasözleri ve anlamları taşıdığı manevi yük bakımından toplumumuzda ayrı bir öneme sahiptir. H harfi ile başlayan atasözleri listelemesi yaptığımız yazımıza geçmeden önce biraz bu durumdan ve ülkemizde ki kullanım şeklinden bahsetmek istiyorum. Öncelikle kısa bir tanım yapmak gerekirse Atasözleri; eski bir zaman diliminde söyleyeni belli olmadan yani anonim olarak bir araya gelmiş ve kalıplaşmış cümlelerdir. Burada altı çizilmesi gereken nokta kalıplaşmış olmasıdır. Yani birer kelime gibi olmuşlardır ve değiştirilmeleri söz konusu olmaz.

En güzel atasözleri bu yüzden köklü geleneklere sahip devletlerden çıkmaktadır. Tabi ki bunlardan ilk sırayı ülkemiz alıyor. Kadim bir Türk kültürüne sahip olduğumuz için ve uzun yıllardır bu coğrafya da olduğumuz için devlet atasözleri, halktan çıkan atasözleri gibi çok farklı anlamda deyişimiz vardır. Diğer bir örnek ise Çin. Çin Atasözleri de yine bizim ülkemizde ki gibi sık bilinir ve değer verilir. Çünkü onlarda köklü bir kültüre sahiptir ve kültürlerine sahip çıkmada oldukça iyilerdir.

Biz daha çok ne durumlarda kullanıyoruz derseniz genelde öğüt veya ders vermek amaçlı kullanırız. Şöyle örnekleyebiliriz, mesela tartışmaların hararetlenen ve üste çıkılması gereken bölümlerinde şöyle deriz değil mi; ne demiş büyüklerimiz. Sonrasında konuyla alakalı bir Atasözü ile durumu toparlayabiliriz. Bu anlamda çok kullanılan ve anlamları benimsenen deyişler olduğu gibi az bilinen atasözleri ve anlamları da vardır. Tabi ki o kadar çok deyişe sahibiz ki hepsini bir arada bilmemiz veya öğrenmemiz mümkün görünmüyor. Bu açıdan bizde sizlere H harfi le başlayan atasözleri ve anlamları belirten bir liste oluşturduk. İçerisinde bulunduğunuzun durum özetleyen en az birkaç tane deyiş bulacağınızdan eminim. Tabi gündelik hayatta da kullanabilirsiniz. Bazıları o kadar özlü ki paylaşımlarınızın altına koyabilir hatta Whatsapp durum sözleri olarak bile kullanabilirsiniz. Şimdiden iyi okumalar.

H Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları

Haddini bilmeyene bildirirler: Çevresindekileri hiçe sayarak yetkili olmadığı konularda yüksekten atanlara sert karşılıklarla gereken dersler verilir.

Hak deyince akan sular durur: Bir anlaşmazlıkta adalet, tarafsızlık, hakkaniyet devreye girdiğinde kimsenin söyleyecek sözü kalmaz.

Hak yerini bulur (yerde kalmaz): Haksızlık er geç ortaya çıkar.

Haklı söz, haksızı Bağdat’tan çevirir: Doğru söz, yanlış yolda çok ilerlemiş kişiyi bile yola getirir.

Hâl hâlin yoldaşıdır: Aynı durumdaki kimseler, birbirlerinin hâlini daha iyi anlarlar.

Hamala semeri yük olmaz: İnsana kendi işi ağır gelmez.

Hamama giren terler: Bir işe girişen, o işin güçlüklerini veya masraflarını göze almalıdır.

Hangi dağda kurt öldü?: Birisinden beklenmeyen bir davranış görüldüğünde şaşma ve sitem bildirmek için kullanılan bir söz.

Hangi gün vardır akşam olmadık: Sona ermeyecek hiçbir iyi durum, yıldızı sönmeyecek hiçbir ünlü yoktur.

Haramın temeli olmaz: Haram kazanç, bir işe yaramadan telef olur gider.

Haramzade pazar bozar, helalzade pazar yapar: Sütü bozuk kişi, iki kimsenin arasını açar, anlaşmalarına engel olur; soylu kişi ise arabuluculuk yapar, anlaşmalarına yardım eder.

Harman döven öküzün ağzı bağlanmaz: Çalışanın emeğinin karşılığı verilmelidir.

Harman dövmek keçinin işi değil: Önemli işler herkese yaptırılmaz.

Harman (harmanını) yakarım diyen orağa yetişmemiş: Başkasına kötülük yapmayı tasarlayan kimse, kötülüğünü yapmaya fırsat bulmadan cezasını görür.

Harman sonu dervişlerindir: Herkesin bol bol yararlandığı şeylerin artakalanından alçak gönüllüler yararlanır.

Harman yel ile, düğün el ile: Her işin gerçekleşmesi birtakım koşulların bulunmasına bağlıdır.

Hasta ol benim için, öleyim senin için: Kişi kendisi için bir fedakârlıkta bulunan kimseye karşı sırası geldiğinde daha büyük fedakârlıkta bulunur.

Hasta olmayan, sağlığın kadrini bilmez: İnsanlar sağlığın değerini ancak hastalıkta acı çekip iyileştikten sonra anlarlar.

Hastaya bakmaktan hasta olması yeğdir: Ağır bir hastaya bakmak o denli güçtür ki, kimi zaman hasta olmak bundan daha kolay görünür.

Hastaya döşek sorulmaz: Bir kişiye, onsuz yapamayacağı belli olan bir şeyin gerekli olup olmadığı sorulmaz.

Hatasız kul olmaz: İnsan yanılmamak için ne kadar dikkat ederse etsin yine yanılır.

Haydan gelen huya gider: Kolay ve emeksiz kazanılan şeyler elden kolay çıkar.

Hayır dile komşuna, hayır gele başına: Sen başkaları için iyi şeyler dile ve yap ki başkaları da senin için iyi şeyler dilesin, yapsın.

Hayırlı evlat neylesin malı, hayırsız evlat neylesin malı: Çocuk akıllı ise babasından mal kalsın diye beklemez, malı kendisi kazanır; akılsızsa babası ne kadar çok mal bırakırsa bıraksın, değerini bilmez ve onu kısa zamanda bitirir.

Hayvan yularından, insan ikrarından (sözünden) tutulur: Yularından tutulan hayvan başka yöne sapamadığı gibi insan da söylediği sözün dışına çıkamaz.

Hayvanın alacası dışında, insanın alacası içinde: Hayvanların işe yarayıp yaramayacakları görünüşlerinden belli olur ancak insanların kötü huylu olup olmadıkları dışarıdan anlaşılamaz.

Hazıra dağlar dayanmaz: Sürekli harcama, en büyük birikimleri bile eritir.

Hekimden sorma, çekenden sor: Bir sıkıntının acısını ancak onu çeken bilir.

Hekimsiz, hâkimsiz memlekette oturma: Sağlığın güvencesi hekim, toplumun güvencesi hâkimdir, bu iki güvencenin bulunmadığı yerde yaşamak zordur.

Helalzade barıştırır, haramzade karıştırır: Sütü bozuk kişi, iki kimsenin arasını açar, anlaşmalarına engel olur; soylu kişi ise arabuluculuk yapar, anlaşmalarına yardım eder.

Her ağacın meyvesi olmaz: Dıştan başarılı, üretken gibi görülen herkes gerçekte öyle olmayabilir.

Her ağaç kökünden kurur (çürür): Bir topluluğun dayandığı temel bozulursa o topluluk bozulur.

Her ağaçtan kaşık olmaz: Özelliği olan bir iş için sıradan birisi kullanılamaz.

Her çok azdan olur: Çoğu elde etmek için azları biriktirmek gerekir.

Her dağın derdi kendine göre: Herkesin kendi durumuna bağlı olarak sorunları vardır.

Her damardan kan alınmaz: Herkesten yardım istenmez, istense de alınamaz.

Her deliğe elini sokma, ya yılan çıkar ya çıyan: Sonunu düşünmeden sana zararı dokunma olasılığı bulunan davranışlarda bulunma.

Her düşüş, bir öğreniş: Kişi her yanlış davranışının acı sonucundan bir ders almalıdır.

Her firavunun bir Musa’sı çıkar: İnsanı, zalimce davranan birinden kurtaracak bir kimse her zaman bulunur.

Her gönülde bir arslan yatar: Herkesin kendine göre büyük bir emeli vardır.

Her gün baklava börek yense bıkılır: Hep aynı şeyle uğraşmak insana bıkkınlık verir.

Her gün bir olmaz: Bir günün işleri, durumları, şartları başka bir gününkine uymaz.

Her gün papaz pilav yemez: 1. Bir insanı hep aynı hileyle kandıramazsın. 2. İnsan zaman zaman değişiklik ister. 3. Her zaman aynı fırsat ele geçmez.

Her güzelin bir kusuru vardır: Her iyi şeyin hoşa gitmeyen bir yönü, her güzelin kusurlu bir tarafı vardır.

Her horoz kendi çöplüğünde öter: Herkes ancak kendi çevresinde bir değer taşır ve sözünü orada geçirebilir.

Her işin (şeyin) başı sağlık: İnsanın yapacağı her şey vücut sağlığına bağlıdır.

Her işte bir hayır vardır: Kişi, kötümserliğe kapılmamak için olup biten her işi hayra yormalıdır.

Her kaşığın kısmeti bir olmaz: Herkesin talihi, kazancı bir değildir.

Her kimin bağı var, yüreğinde dağı var: Malı, mülkü veya evladı olanlar kaygı ve tasadan uzak olamazlar. (dağ: Ateş yarası.)

Her koyun kendi bacağından asılır: Herkes kendi davranışlarından sorumludur, herkes hatasının cezasını kendisi çeker.

Her kuşun eti yenmez: Herkes zorbalığa boyun eğmez, buna karşı gelecekler de çıkar.

Her sakaldan bir tel çekseler köseye sakal olur: Herkes biraz fedakârlık etse bir yoksul perişanlıktan kurtulur.

Her şeyin vakti var, horoz bile vaktinde öter: Her şey zamanında yapılmalıdır.

Her şeyin yenisi, dostun eskisi: Dostluk eskidikçe güç ve değer kazanır.

Her şeyin yokluğu yokluktur: İnsana gerekli olan şey küçük ve değersiz de olsa yokluğunda kendini belli eder.

Her taş baş yarmaz: Korkulan her şey tehlikeli değildir.

Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır: Herkesin kendine özgü bir çalışma yöntemi, bir iş yapma biçimi vardır.

Her yokuşun bir inişi, her inişin bir yokuşu vardır: Hayat boyunca yükselme, düşme vb. durumlar birbirinin ardından gelebilir.

Her zaman gemicinin istediği rüzgâr esmez: Olaylar herkesin istediği biçimde meydana gelmez.

Her ziyan bir öğüttür: Kişi, uğradığı her zarardan bir ders alır.

Herkes aklını pazara çıkarmış, yine kendi aklını almış: İnsanlar kendi akıllarını başkalarının aklından üstün görürler.

Herkes bildiğini okur: Başkaları ne söylerse söylesin, herkes kendi düşünüşüne göre iş yapar.

Herkes davul çalar ama çomağı makama uyduramaz: Herkes iş yapar ama o işin gerektirdiği ustalığı gösteremez.

Herkes ektiğini biçer: Nasıl davranırsan öyle karşılık görürsün.

Herkes evinde ağadır: Herkesin kendi evinde, kendi çevresinde saygınlığı vardır.

Herkes gider Mersin’e, biz gideriz tersine: Bir işin bilerek ters yapıldığını, yolunda yapılmadığını anlatır.

Herkes kaşık yapar ama sapını ortaya (doğru) getiremez: Herkes bir iş yapar ancak istenildiği kadar güzel ve kusursuz olmaz.

Herkes kendi ayıbını bilmez: İnsan kendi kusurunu göremez, bilemez.

Herkes kendi ölüsü için ağlar: Hiç kimse başkasının acısını içinde duymaz, onun yüreğini sızlatan ancak kendi acısıdır.

Herkes ne ederse kendine eder: Nasıl davranırsan öyle karşılık görürsün.

Herkesin ağzı torba değil ki büzesin: Başkalarının söyleyeceklerine engel olamazsınız.

Herkesin aklı bir olsa koyuna çoban bulunmaz: Herkes aynı şeyi bilse ve yapabilseydi, geri kalan işleri yapacak kimse bulunamazdı.

Herkesin arşınına göre bez vermezler: Genel kurallar herkesin istek ve gereksinimine göre bozulamaz.

Herkesin bir derdi var, değirmencininki su: Herkesin kendi yaşayışı ile ilgili bir derdi vardır, bir kişinin derdi ötekininkine benzemez.

Herkesin ettiği yoluna gelir: Bir kimse başkasına ne yaparsa kendisi de aynı şeyle karşılaşır.

Herkesin geçtiği köprüden sen de geç: Herkesin tuttuğu yoldan sen de git.

Herkesin gönlünde bir aslan yatar: Herkesin kendine göre büyük bir emeli vardır.

Herkesin hamuru ekmeğine göredir: Bir iş için yapılacak hazırlık, gereksinim ölçüsünde olmalıdır.

Herkesin tenceresi kapalı kaynar: Bir kimsenin durumu, içinde bulunduğu yaşayış şartları başkalarınca gereği gibi bilinemez.

Herkesin yorulduğu yere han yapılmaz: Genel kurallar herkesin istek ve gereksinimine göre bozulamaz.

Hırsıza kilit olmaz: Kötü bir iş yapmaya kararlı olan kişiyi önlemek için alınacak tedbirler yararsızdır.

Horoz ölür, gözü çöplükte kalır: Yaşanılmış, alışılmış, erişilmiş bir durum veya makam yitirildikten sonra, göz o durum veya makamda kalır.

Horozu çok olan köyde sabah geç olur: Karışanı çok olan işlerden sonuç güç alınır.

The post H Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları appeared first on Genç Klavye.

]]>
https://www.gencklavye.com/h-harfi-ile-baslayan-atasozleri-ve-anlamlari/feed/ 0
G Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları https://www.gencklavye.com/g-harfi-ile-baslayan-atasozleri-ve-anlamlari/ https://www.gencklavye.com/g-harfi-ile-baslayan-atasozleri-ve-anlamlari/#respond Sat, 21 Mar 2020 08:07:34 +0000 https://www.gencklavye.com/?p=4544 G harfi ile başlayan atasözleri ve anlamlarını bu sayfada bulabilirsiniz. Türkçe atasözleri, atasözü örnekleri, en güzel atasözlerini aşağıda bulabilirsiniz. Atasözleri ve anlamları taşıdığı manevi yük bakımından toplumumuzda ayrı bir öneme sahiptir. G harfi ile başlayan atasözleri listelemesi yaptığımız yazımıza geçmeden önce biraz bu durumdan ve ülkemizde ki kullanım şeklinden bahsetmek istiyorum. Öncelikle kısa bir tanım …

The post G Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları appeared first on Genç Klavye.

]]>

G harfi ile başlayan atasözleri ve anlamlarını bu sayfada bulabilirsiniz. Türkçe atasözleri, atasözü örnekleri, en güzel atasözlerini aşağıda bulabilirsiniz.

Atasözleri ve anlamları taşıdığı manevi yük bakımından toplumumuzda ayrı bir öneme sahiptir. G harfi ile başlayan atasözleri listelemesi yaptığımız yazımıza geçmeden önce biraz bu durumdan ve ülkemizde ki kullanım şeklinden bahsetmek istiyorum. Öncelikle kısa bir tanım yapmak gerekirse Atasözleri; eski bir zaman diliminde söyleyeni belli olmadan yani anonim olarak bir araya gelmiş ve kalıplaşmış cümlelerdir. Burada altı çizilmesi gereken nokta kalıplaşmış olmasıdır. Yani birer kelime gibi olmuşlardır ve değiştirilmeleri söz konusu olmaz.

En güzel atasözleri bu yüzden köklü geleneklere sahip devletlerden çıkmaktadır. Tabi ki bunlardan ilk sırayı ülkemiz alıyor. Kadim bir Türk kültürüne sahip olduğumuz için ve uzun yıllardır bu coğrafya da olduğumuz için devlet atasözleri, halktan çıkan atasözleri gibi çok farklı anlamda deyişimiz vardır. Diğer bir örnek ise Çin. Çin Atasözleri de yine bizim ülkemizde ki gibi sık bilinir ve değer verilir. Çünkü onlarda köklü bir kültüre sahiptir ve kültürlerine sahip çıkmada oldukça iyilerdir.

Biz daha çok ne durumlarda kullanıyoruz derseniz genelde öğüt veya ders vermek amaçlı kullanırız. Şöyle örnekleyebiliriz, mesela tartışmaların hararetlenen ve üste çıkılması gereken bölümlerinde şöyle deriz değil mi; ne demiş büyüklerimiz. Sonrasında konuyla alakalı bir Atasözü ile durumu toparlayabiliriz. Bu anlamda çok kullanılan ve anlamları benimsenen deyişler olduğu gibi az bilinen atasözleri ve anlamları da vardır. Tabi ki o kadar çok deyişe sahibiz ki hepsini bir arada bilmemiz veya öğrenmemiz mümkün görünmüyor. Bu açıdan bizde sizlere G harfi le başlayan atasözleri ve anlamları belirten bir liste oluşturduk. İçerisinde bulunduğunuzun durum özetleyen en az birkaç tane deyiş bulacağınızdan eminim. Tabi gündelik hayatta da kullanabilirsiniz. Bazıları o kadar özlü ki paylaşımlarınızın altına koyabilir hatta Whatsapp durum sözleri olarak bile kullanabilirsiniz. Şimdiden iyi okumalar.

G Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları

Garip kuşun yuvasını Allah yapar: Garip ve kimsesiz kişiye Tanrı yardım eder.

Gâvurun ekmeğini yiyen gâvurun kılıcını çalar: Kişi, inançları ayrı da olsa, hoşlanmasa da geçimini sağlayan kimseye hizmet eder.

Gece gözü, kör gözü: Geceleyin iyi iş yapılamaz.

Gece işi, körler işi: Gece yapılan iş verimli olmaz.

Geç olsun da güç olmasın: Çeşitli engeller yüzünden gerçekleşemeyen işlerde avunmak için söylenen bir söz.

Geçmişe mazi, yenmişe kuzu derler: Geçmişte kalan olayların üzerinde durulmasında bir yarar yoktur. (mazi: Geçmiş.)

Geçti Bor’un pazarı (sür eşeğini Niğde’ye): Artık iş işten geçti.

Gel demesi kolay ama git demesi güçtür: Bir kimseyi işe almak, bir misafir çağırmak kolaydır ancak bir kimsenin işine son vermek, misafire git demek zordur.

Gel denilen yere gitmeye ar eyleme, gelme denilen yere gidip yerini dar eyleme: Çağrıldığın yere gitmekten çekinme, gelme denilen yere de gitme, orada sana ilgi göstermezler.

Geleceği varsa göreceği de var: Kötülük yapmaya kalkışacak olursa karşılığını elbette görür.

Gelen ağam giden paşam: Yönetim kimde olursa olsun benim için fark etmez.

Gelen gidene rahmet okutur: Beğenmediğimiz bir kişinin yerine öyle birisi gelir ki eskisini aratır.

Gelen gideni aratır: Beğenmediğimiz bir kişinin yerine öyle birisi gelir ki eskisini aratır.

Gelene git denilmez: Kendiliğinden gelen bir konuk geri çevrilmez.

Gelin altın taht getirmiş, çıkmış kendisi oturmuş: Toplum içine giren bir kimsenin kendi kullanacağı eşyasının değerli olup olmaması başkalarını ilgilendirmez.

Gelin girmedik ev olur, ölüm girmedik ev olmaz: Her eve gelin girmeyebilir ama ölüm kesinlikle girer.

Gem almayan atın ölümü yakındır: Söz dinlemeyen hırçın kişi, davranışının büyük zararını görür.

Gençliğin kıymeti ihtiyarlıkta bilinir: İnsan gençliğinde yaptığı şeylerin çoğunu yaşlandığında yapamaz ve gençliğin ne denli değerli olduğunu o zaman anlar.

Gençlikte taş taşı, kocalıkta ye aşı: Kişi gençliğinde çalışıp para biriktirmelidir ki ihtiyarlığında çalışamadığı zaman onunla rahat rahat geçinsin.

Gezen ayağa taş değer (dolar): Gereksiz yere gezen kişi, kendisine zararı dokunacak şeylerle karşılaşır.

Gezen kurt aç kalmaz: Geçimini sağlamak için gezip dolaşan, şuraya buraya başvuran kişi aç kalmaz.

Giden gelse dedem gelirdi: Ölen bir kimse dirilemeyeceği gibi elden çıkan bir şey de bir daha ele geçmez.

Gidilmeyen yer senin değildir: Gidemediğiniz yerinizin, kullanamadığınız malınızın size bir yararı olmaz.

Gidip de gelmemek var, gelip de görmemek (bulmamak) var: Uzak bir yere giden kişi dönmeyebilir, dönebilse de ayrılırken bıraktığı yakınlarını bulmayabilir.

Göğe direk, denize kapak olmaz: Hem gereksiz hem de gerçekleştirilmesi hayale bile sığmayan şeylerle uğraşılmamalıdır.

Gökten ne yağdı da yer kabul etmedi: Büyüklerden gelen şeyleri küçükler geri çeviremezler.

Gökyüzünde düğün var deseler kadınlar merdiven kurmaya kalkar: Kadınların düğün ve eğlence için katlanamayacakları fedakârlık yoktur.

Göle su gelinceye kadar kurbağanın gözü patlar: Yapılması geciken iyilikler, bekleyenleri sıkıntı içinde bırakır.

Gönlün yazı var, kışı var: İnsan kimi zaman sevinçli, kimi zaman da üzüntülü olabilir.

Gönül bir sırça saraydır, kırılırsa yapılmaz: Kolay kolay onarılamayacağı için bir kimsenin özellikle de dostlarımızın gönlünü kırmamaya özen göstermeliyiz. (sırça: Cam.)

Gönül ferman dinlemez: Gönül sevdiğinden asla vazgeçmez.

Gönül kimi severse güzel odur: Güzellik anlayışı kişiden kişiye değişir.

Gönül kocamaz: İnsanlar yaşlansalar da gönüllerindeki sevgi ve istekler tazeliğini yitirmez.

Gönülden gönle yol vardır: Sevgi karşılıklıdır.

Gönülsüz namaz göğe ağmaz: İsteksiz yapılan bir işten hayır gelmez. (ağmak: Yükselmek.)

Gönülsüz yenen aş, ya karın ağrıtır ya baş: İstenmeyerek yapılan işlerden kötü sonuçlar ortaya çıkar.

Gören gözün hakkı vardır: Yiyecek veya imrenilecek bir şeyi görene o şeyden vermek gerekir.

Görgülü kuşlar gördüğünü işler, görmedik kuşlar ne görsün ki ne işler?: İyi eğitim alanlar aldıkları eğitimin gereğini yaparlar, iyi eğitim görmeyenler bir şey yapamazlar.

Görmemiş görmüş, güle güle ölmüş: Görgüsüz kişi, günün birinde ummadığı bir şeyi elde ederse sevincinden ne yapacağını şaşırır.

Görünen dağın (köyün) uzağı olmaz: Bir durumun nasıl sonuçlanacağı belli olduktan sonra bu sonuç çok geçmeden gerçekleşir.

Görünen köy kılavuz istemez: Ne kadar gizlense de gerçekler ortadadır.

Göz gördüğünü (ağız yediğini) ister: Kişi, her zaman gördüğü, (yemeye) alıştığı güzel şeyleri arzular.

Göz görmeyince gönül katlanır: Yakınımızda bulunmayanların özlemine, acısına daha kolay dayanabiliriz.

Göz görür, gönül ister (çeker): Kişi, görmediği şeyi istemez; görüp beğendiği şeye karşı istek duyar.

Gözden ırak olan gönülden de ırak olur: Ayrı düşenlerin arasındaki sevgi de zamanla azalır.

Gözlüye gizli yoktur: Görmesini bilen kişiden hiçbir şey gizlenemez.

Gözü tanede olan kuşun ayağı tuzaktan kurtulmaz: Her zaman çıkar peşinde koşan kişi, tehlikelerden uzak kalamaz.

Gül dikensiz olmaz: İyi veya güzel olan her şeyin az çok sıkıntı veren bir yanı da bulunur.

Gülme komşuna, gelir başına: Birinin başına gelen kötü bir durum senin de başına gelebilir.

Gülü seven dikenine katlanır: İnsan sevdiği kimse veya sevdiği iş yüzünden gelecek sıkıntılara katlanır.

Gün bugün: 1. Bugün ne yapabilirsen kazancın odur. 2. Bugün kim işbaşında, kim itibarda ise onun sözü geçer.

Gün doğmadan kimliği söylenmez: Bir iş iyice belli olmadan sonucu hakkında yargı yürütülemez, yarın ne gibi durumlar veya olaylar çıkacağını kimse bilmez.

Gün doğmadan neler doğar: Beklenmedik bir sırada umut verici durumlarla da karşılaşma imkânı vardır.

Gün güne uymaz: Bir günün işleri, durumları, şartları başka bir gününkine uymaz.

Gün olur yılı besler, yıl olur günü beslemez: Öyle zaman olur ki bir aylık kazanç insanı bir yıl geçindirir, öyle zaman da olur ki bir yıllık kazanç bir ay geçindirmeye yetmez.

Gündüzün mum yakan geceleyin bulamaz: Her şey gerektiği yerde ve zamanda harcanmalıdır.

Güne göre kürk giyinmek gerek: Kılık kıyafetimizi zamanın koşullarına uydurmalıyız.

Güneş balçıkla sıvanmaz: Herkesin bildiği gerçek inkâr edilemez.

Güneş girmeyen eve doktor girer: Güneşsiz evde hastalık eksik olmaz.

Güvenme (inanma) dostuna, saman doldurur postuna: Dost sandığın birtakım kimseler sana kolaylıkla kötülük edebilirler.

Güvenme varlığa, düşersin darlığa: Varlıklarına güvenerek ölçüsüz harcamalarda bulunanlar daha sonraları sıkıntıya düşebilirler.

Güzele bakmak sevaptır: Güzele bakarken Tanrı’nın neler yarattığını düşünür ve büyüklüğünü anlarız.

Güzele kırk günde doyulur, iyi huyluya kırk yılda doyulmaz: Değerli olan yüz güzelliği değil huy güzelliğidir.

Güzele ne yakışmaz (yaraşmaz): Güzel ne giyse yakışır.

Güzeli herkes sever: Bütün insanlar güzellere ve güzel olan şeylere karşı sevgi beslerler.

Güzellerin talihi çirkin olur: Güzeller kendilerine yaraşan bir yaşayışı her zaman bulamadıkları için mutsuz olurlar.

The post G Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları appeared first on Genç Klavye.

]]>
https://www.gencklavye.com/g-harfi-ile-baslayan-atasozleri-ve-anlamlari/feed/ 0
F Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları https://www.gencklavye.com/f-harfi-ile-baslayan-atasozleri-ve-anlamlari/ https://www.gencklavye.com/f-harfi-ile-baslayan-atasozleri-ve-anlamlari/#respond Sat, 21 Mar 2020 08:01:36 +0000 https://www.gencklavye.com/?p=4541 F harfi ile başlayan atasözleri ve anlamlarını bu sayfada bulabilirsiniz. Türkçe atasözleri, atasözü örnekleri, en güzel atasözlerini aşağıda bulabilirsiniz. Atasözleri ve anlamları taşıdığı manevi yük bakımından toplumumuzda ayrı bir öneme sahiptir. F harfi ile başlayan atasözleri listelemesi yaptığımız yazımıza geçmeden önce biraz bu durumdan ve ülkemizde ki kullanım şeklinden bahsetmek istiyorum. Öncelikle kısa bir tanım …

The post F Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları appeared first on Genç Klavye.

]]>

F harfi ile başlayan atasözleri ve anlamlarını bu sayfada bulabilirsiniz. Türkçe atasözleri, atasözü örnekleri, en güzel atasözlerini aşağıda bulabilirsiniz.

Atasözleri ve anlamları taşıdığı manevi yük bakımından toplumumuzda ayrı bir öneme sahiptir. F harfi ile başlayan atasözleri listelemesi yaptığımız yazımıza geçmeden önce biraz bu durumdan ve ülkemizde ki kullanım şeklinden bahsetmek istiyorum. Öncelikle kısa bir tanım yapmak gerekirse Atasözleri; eski bir zaman diliminde söyleyeni belli olmadan yani anonim olarak bir araya gelmiş ve kalıplaşmış cümlelerdir. Burada altı çizilmesi gereken nokta kalıplaşmış olmasıdır. Yani birer kelime gibi olmuşlardır ve değiştirilmeleri söz konusu olmaz.

En güzel atasözleri bu yüzden köklü geleneklere sahip devletlerden çıkmaktadır. Tabi ki bunlardan ilk sırayı ülkemiz alıyor. Kadim bir Türk kültürüne sahip olduğumuz için ve uzun yıllardır bu coğrafya da olduğumuz için devlet atasözleri, halktan çıkan atasözleri gibi çok farklı anlamda deyişimiz vardır. Diğer bir örnek ise Çin. Çin Atasözleri de yine bizim ülkemizde ki gibi sık bilinir ve değer verilir. Çünkü onlarda köklü bir kültüre sahiptir ve kültürlerine sahip çıkmada oldukça iyilerdir.

Biz daha çok ne durumlarda kullanıyoruz derseniz genelde öğüt veya ders vermek amaçlı kullanırız. Şöyle örnekleyebiliriz, mesela tartışmaların hararetlenen ve üste çıkılması gereken bölümlerinde şöyle deriz değil mi; ne demiş büyüklerimiz. Sonrasında konuyla alakalı bir Atasözü ile durumu toparlayabiliriz. Bu anlamda çok kullanılan ve anlamları benimsenen deyişler olduğu gibi az bilinen atasözleri ve anlamları da vardır. Tabi ki o kadar çok deyişe sahibiz ki hepsini bir arada bilmemiz veya öğrenmemiz mümkün görünmüyor. Bu açıdan bizde sizlere F harfi le başlayan atasözleri ve anlamları belirten bir liste oluşturduk. İçerisinde bulunduğunuzun durum özetleyen en az birkaç tane deyiş bulacağınızdan eminim. Tabi gündelik hayatta da kullanabilirsiniz. Bazıları o kadar özlü ki paylaşımlarınızın altına koyabilir hatta Whatsapp durum sözleri olarak bile kullanabilirsiniz. Şimdiden iyi okumalar.

F Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları

Fakirlik ayıp değil, tembellik ayıp: Yoksulluk utanılacak bir şey değildir, çalışmamak en büyük ayıptır.

Fala inanma, falsız kalma: Kişinin oyalanmak, yalan da olsa geleceği üzerine bir şeyler dinlemek isteğini hoş karşılamak gerekir.

Fare çıktığı deliği bilir: Bir kabahate, suça veya gizli işe kalkışan kişi, yakalanacağını anladığında nereye sığınacağını bilir.

Fare deliğe sığmamış, bir de kuyruğuna kabak bağlamış: 1. Yapamayacağı kadar ağır bir işi varken başka bir iş daha yüklenmiş. 2. Kendisi sığıntı durumundayken yanına bir kişi daha almış.

Faydasız baş mezara yaraşır: Yaşayan kimse bir işe yaramalıdır, bir işe yaramayan kimsenin ölüden farkı yoktur.

Fazla mal göz çıkarmaz: Ne kadar ve ne türden mal olursa olsun malın fazlası elden çıkarılmamalıdır çünkü mutlaka bir gün gelir lazım olur.

Felek, kimine kavun yedirir kimine kelek: Bu dünyada kimi insanlar mutluluk içinde yaşarlar, kimileri de talihsizdirler.

Fırsat her vakit ele geçmez: Fırsat insanın eline çok seyrek geçtiği için çıkan fırsat iyi değerlendirilmelidir.

Fırsat sakal altından geçer: Fırsatı yakalayabilmek için uygun zamanı kollamak gerekir.

Fukaranın düşkünü, beyaz giyer kış günü: Daha önce iyi bir durumda olan kişi bu konumunu kaybettiğinde uygun olmayan, yersiz davranışlarda bulunur.

Fukaranın tavuğu tek tek yumurtlar: Talih, fakire hiç gülmez; aynı sermaye zengine daha çok, fakire daha az gelir getirir.

Fukaranın tavuğu, zenginin atı kıymetli olur: Yoksul geçimini, varlıklı keyfini düşünür.

The post F Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları appeared first on Genç Klavye.

]]>
https://www.gencklavye.com/f-harfi-ile-baslayan-atasozleri-ve-anlamlari/feed/ 0
E Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları https://www.gencklavye.com/e-harfi-ile-baslayan-atasozleri-ve-anlamlari/ https://www.gencklavye.com/e-harfi-ile-baslayan-atasozleri-ve-anlamlari/#respond Sat, 21 Mar 2020 07:56:01 +0000 https://www.gencklavye.com/?p=4538 E harfi ile başlayan atasözleri ve anlamlarını bu sayfada bulabilirsiniz. Türkçe atasözleri, atasözü örnekleri, en güzel atasözlerini aşağıda bulabilirsiniz. Atasözleri ve anlamları taşıdığı manevi yük bakımından toplumumuzda ayrı bir öneme sahiptir. E harfi ile başlayan atasözleri listelemesi yaptığımız yazımıza geçmeden önce biraz bu durumdan ve ülkemizde ki kullanım şeklinden bahsetmek istiyorum. Öncelikle kısa bir tanım …

The post E Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları appeared first on Genç Klavye.

]]>

E harfi ile başlayan atasözleri ve anlamlarını bu sayfada bulabilirsiniz. Türkçe atasözleri, atasözü örnekleri, en güzel atasözlerini aşağıda bulabilirsiniz.

Atasözleri ve anlamları taşıdığı manevi yük bakımından toplumumuzda ayrı bir öneme sahiptir. E harfi ile başlayan atasözleri listelemesi yaptığımız yazımıza geçmeden önce biraz bu durumdan ve ülkemizde ki kullanım şeklinden bahsetmek istiyorum. Öncelikle kısa bir tanım yapmak gerekirse Atasözleri; eski bir zaman diliminde söyleyeni belli olmadan yani anonim olarak bir araya gelmiş ve kalıplaşmış cümlelerdir. Burada altı çizilmesi gereken nokta kalıplaşmış olmasıdır. Yani birer kelime gibi olmuşlardır ve değiştirilmeleri söz konusu olmaz.

En güzel atasözleri bu yüzden köklü geleneklere sahip devletlerden çıkmaktadır. Tabi ki bunlardan ilk sırayı ülkemiz alıyor. Kadim bir Türk kültürüne sahip olduğumuz için ve uzun yıllardır bu coğrafya da olduğumuz için devlet atasözleri, halktan çıkan atasözleri gibi çok farklı anlamda deyişimiz vardır. Diğer bir örnek ise Çin. Çin Atasözleri de yine bizim ülkemizde ki gibi sık bilinir ve değer verilir. Çünkü onlarda köklü bir kültüre sahiptir ve kültürlerine sahip çıkmada oldukça iyilerdir.

Biz daha çok ne durumlarda kullanıyoruz derseniz genelde öğüt veya ders vermek amaçlı kullanırız. Şöyle örnekleyebiliriz, mesela tartışmaların hararetlenen ve üste çıkılması gereken bölümlerinde şöyle deriz değil mi; ne demiş büyüklerimiz. Sonrasında konuyla alakalı bir Atasözü ile durumu toparlayabiliriz. Bu anlamda çok kullanılan ve anlamları benimsenen deyişler olduğu gibi az bilinen atasözleri ve anlamları da vardır. Tabi ki o kadar çok deyişe sahibiz ki hepsini bir arada bilmemiz veya öğrenmemiz mümkün görünmüyor. Bu açıdan bizde sizlere E harfi le başlayan atasözleri ve anlamları belirten bir liste oluşturduk. İçerisinde bulunduğunuzun durum özetleyen en az birkaç tane deyiş bulacağınızdan eminim. Tabi gündelik hayatta da kullanabilirsiniz. Bazıları o kadar özlü ki paylaşımlarınızın altına koyabilir hatta Whatsapp durum sözleri olarak bile kullanabilirsiniz. Şimdiden iyi okumalar.

E Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları

Ecel geldi cihana, baş ağrısı bahane: Herkesin ölümü için bir sebep vardır.

Ecele çare bulunmaz: Ölüm dışında, çaresiz gibi görünen her güç işin bir çıkar yolu vardır.

Edebi edepsizden öğren: Edepsizin yaptığı işlerin yapılmaması gereken işler olduğunu düşünmekle doğru yolu bulmuş, böylece edebi edepsizden öğrenmiş olursun.

Eden bulur, inleyen ölür: Nasıl davranırsan öyle karşılık görürsün.

Eğilen baş kesilmez: Kusurunu anlayıp özür dileyen kişi bağışlanmalıdır.

Eğreti ata binen tez iner: Ödünç alınmış araçlarla girişilen işler çok kez yürütülemez.

Eğreti kuyruk tez kopar: Temeli olmayan işlere güvenilmez.

Eğri düzü beğenmez, bu da bizi beğenmez: Hiçbir şeyi beğenmeyenlerin de kusurları vardır.

Eğri oturup doğru konuşalım: Birisine karşı tutumumuz ne olursa olsun doğruyu söylemeliyiz.

Ek tohumun hasını, çekme yiyecek yasını: Bir girişimden iyi sonuç almak isteyen, o işin temelini sağlam kurmalıdır.

Eken biçer, konan göçer: Her davranış doğal sonucuna varır; emek verip ekin eken ürün alır, gezerken bir yerde konaklayan oradan kalkarak başka bir yere gider.

Ekmeden biçilmez: Emek vermeden beklenen bir sonuca erişilmez.

Ekmeği ekmekçiye ver, bir ekmek de üste ver: Verilecek ücret ne kadar çok olursa olsun, her iş uzmanına yaptırılmalıdır.

Ekmeğin büyüğü, hamurun çoğundan olur: Verimin bol olması, kullanılan malzemenin bol olmasına bağlıdır.

Ekmekle oynayanın ekmeğiyle oynanır: İnsanların kazançlarına, rızıklarına engel olanlara bir gün aynı şeyler yapılır.

Ekmekten kaşık olur ama her yoğurdun hakkına değil: İyi nitelikli işler kullanılan araç elverişsiz de olsa kolaylıkla yürütülebilir ama her iş elverişsiz araçla yürütülemez.

El el ile, değirmen yel ile: İnsanlar bir araya gelmeden yaşayamazlar, birbirlerine yardım etmeden başarıya ulaşamazlar; değirmenin çalışabilmesi için rüzgâr gereklidir.

El el üstünde olur, ev ev üstünde olmaz: Her şey birbirinin üstüne konulamaz, birbiriyle birleştirilemez.

El elden üstündür (ta arşa kadar): Bir kimse, kendisinden üstün bir başkasının da olabileceğini bilmelidir.

El eli yıkar, iki el yüzü: Bir kişi başka bir kişiye yardım ederse o da bu iyiliğin altında kalmaz, güçlenmiş olarak yardımlara koşar.

El elin aynasıdır: Kişi kendi özelliklerini zaman zaman yabancıdan öğrenir.

El elin eşeğini türkü çağırarak arar: İnsanın kendi sıkıntı ve sorunlarına başkaları gereken önemi vermez, gerektiği kadar ilgilenmez.

El elin eşeğini yırlaya yırlaya, kendi eşeğini terleye terleye arar: İnsanın kendi sıkıntı ve sorunlarına başkaları gereken önemi vermez, gerektiği kadar ilgilenmez.(yırlamak: Türkü, şarkı söylemek.)

El elin nesine, gülerek gider yasına: Bir kimsenin acısı, başkalarının umurunda değildir.

El eliyle yılan tut, onu da yalan tut: Kişi kendi işini kendisi yapmalıdır.

El için ağlayan gözden olur: Başkası için yapılacak fedakârlığın bir sınırı vardır.

El için kuyu kazan, evvela kendisi düşer: Başkasına tuzak hazırlayan kimse, bu tuzağa ondan önce kendisi düşer.

El kazanı ile aş kaynamaz: Önemli bir iş, başkalarının yardımıyla başarılamaz, iş her an yarıda kalabilir.

El öpmekle ağız aşınmaz: Çok önemli bir iş için bir kimseye ricada bulunmak hatta yalvarmak gerekirse, yapılır.

El üstünde gömlek eskimez: Eğreti olarak alınan şey, dikkatle korunur; bir süre sonra olduğu gibi geri verilir.

El vergisi, gönül sevgisi: Bize bir şey verene, armağan edene karşı gönlümüzde sevgi uyanır.

El yumruğu yemeyen kendi yumruğunu değirmen taşı sanır: Başkasının gücü karşısında boyun eğmek zorunda kalacağını anlayamamış kimse, kendi gücünün herkese boyun eğdireceğini sanır.

Elçiye zeval olmaz: Bir kimseden başka bir kimseye herhangi bir haber ulaştıran, bu aracılığından dolayı sorumlu tutulmaz.

Elin ağzı torba değil ki büzesin: Başkalarının söyleyeceklerine engel olamazsınız.

Elmanın dibi göl, armudun dibi yol: Dıştan birbirine benzeyen her şeye aynı işlem uygulanamaz, her biri özelliğine göre ayrı bir davranış ister.

Emanet eşeğin yuları gevşek olur: Bir kimseye emanet edilen şeyin o kimse tarafından iyi korunmadığı her zaman görülen olaylardandır.

Emanete hıyanet olmaz: Emanet olarak bırakılan şeyi titizlikle korumak gereklidir.

Emek olmadan yemek olmaz: Yaşayabilmek, harcayabilmek için çalışıp kazanmak gerekir.

Er giden, işine; geç giden, boşuna: İşine sabahleyin erken başlayan kimse başarı elde eder.

Erkek arslan arslan da dişi arslan arslan değil mi?: Güçlülük ve yüreklilik yalnızca erkeklerde değil kadınlarda da vardır.

Eski dost düşman olmaz, yenisinden vefa gelmez: Aralarında ufak tefek dargınlıklar olsa bile eski dostlar birbirlerine düşman olmazlar, yeni kazanılan dostlarla arada henüz sıkı bir bağ oluşmadığı için bu durum söz konusu değildir.

Eski düşman dost olmaz: Birçok nedenin birbirini izlemesiyle sürüp gelmiş olan eski düşmanlık, dostluğa dönüştürülemez.

Eskiye rağbet (itibar) olsaydı bitpazarına nur yağardı: Her şeyin yenisi sevilir.

Eşeğe altın semer vursalar yine eşektir: İnsanlık değerinden yoksun kişi, kılık kıyafetle, makam ve mevkiyle değer kazanmaz.

Eşeğe cilve yap demişler, çifte atmış: Kaba kişinin hoşa gitsin diye söylediği sözler ve yaptığı işler, kaba ve incitici olur.

Eşeğin kuyruğunu kalabalıkta kesme; kimi uzun der, kimi kısa: Kimseyi ilgilendirmeyen işleri kendi kendine karar verip yapmalısın.

Eşeğin sahibinin dediği yere bağla da varsın kurt yesin: Kötü bir sonuç meydana geldiğinde sorumlu olmamak için işi, sahibinin isteğine uygun olarak yap.

Eşek hoşaftan ne anlar (suyunu içer, tanesini bırakır): Bilgisiz, görgüsüz kimse ince, güzel şeylerin zevkine varamaz, değerini ölçemez.

Eşek kulağı kesilmekle küheylan olmaz: Aslında niteliksiz olan bir şeye ne yapılsa değişmez.

Et tırnaktan ayrılmaz: Yakın hısımlar arasındaki bağ kolay kolay kopmaz.

Etle tırnak arasına girilmez: Aile anlaşmazlıklarında bir yanı tutmak doğru değildir.

Etme bulma dünyası: Kötülük eden kötülük bulur.

Ev alma, komşu al: Komşuluk ilişkileri, iyi bir komşuya sahip olma çok çok önemlidir.

Ev sahibi mülk sahibi, hani nerede bunun ilk sahibi: Kişi malını mülkünü kaybederim korkusuyla kendini üzüntüye kaptırmamalı, malı mülkü ile övünmemelidir, zira mal mülk dünyaya ait bir şeydir.

Ev sahibinin bir evi, kiracının bin evi var: Evi olan yalnızca kendi evinde oturur, evi olmayan ise beğendiği evde oturur.

Evdeki pazar (hesap) çarşıya uymaz: Önceden tasarlanan bir iş umulduğu gibi sonuçlanmaz, düşünüldüğü gibi olmaz.

Evimiz bezden, ne umarsın bizden: Kendisi yardıma muhtaç olandan yardım beklemek boşuna umutlanmaktır.

Evvel hesap, sonra kasap: 1. Alışverişe çıkan bir kimse para durumunu önceden gözden geçirmelidir. 2. İnsan bir işe girişmeden önce kendi olanaklarını iyi hesaplamalıdır.

Evvela can, sonra canan: İnsanlar bencildir, önce kendilerini, sonra yakınlarını düşünürler.

The post E Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları appeared first on Genç Klavye.

]]>
https://www.gencklavye.com/e-harfi-ile-baslayan-atasozleri-ve-anlamlari/feed/ 0
D Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları https://www.gencklavye.com/d-harfi-ile-baslayan-atasozleri-ve-anlamlari/ https://www.gencklavye.com/d-harfi-ile-baslayan-atasozleri-ve-anlamlari/#respond Fri, 20 Mar 2020 20:24:51 +0000 https://www.gencklavye.com/?p=4530 D harfi ile başlayan atasözleri ve anlamlarını bu sayfada bulabilirsiniz. Türkçe atasözleri, atasözü örnekleri, en güzel atasözlerini aşağıda bulabilirsiniz. Atasözleri ve anlamları taşıdığı manevi yük bakımından toplumumuzda ayrı bir öneme sahiptir. D harfi ile başlayan atasözleri listelemesi yaptığımız yazımıza geçmeden önce biraz bu durumdan ve ülkemizde ki kullanım şeklinden bahsetmek istiyorum. Öncelikle kısa bir tanım …

The post D Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları appeared first on Genç Klavye.

]]>
D harfi ile başlayan atasözleri ve anlamlarını bu sayfada bulabilirsiniz. Türkçe atasözleri, atasözü örnekleri, en güzel atasözlerini aşağıda bulabilirsiniz.

Atasözleri ve anlamları taşıdığı manevi yük bakımından toplumumuzda ayrı bir öneme sahiptir. D harfi ile başlayan atasözleri listelemesi yaptığımız yazımıza geçmeden önce biraz bu durumdan ve ülkemizde ki kullanım şeklinden bahsetmek istiyorum. Öncelikle kısa bir tanım yapmak gerekirse Atasözleri; eski bir zaman diliminde söyleyeni belli olmadan yani anonim olarak bir araya gelmiş ve kalıplaşmış cümlelerdir. Burada altı çizilmesi gereken nokta kalıplaşmış olmasıdır. Yani birer kelime gibi olmuşlardır ve değiştirilmeleri söz konusu olmaz.

En güzel atasözleri bu yüzden köklü geleneklere sahip devletlerden çıkmaktadır. Tabi ki bunlardan ilk sırayı ülkemiz alıyor. Kadim bir Türk kültürüne sahip olduğumuz için ve uzun yıllardır bu coğrafya da olduğumuz için devlet atasözleri, halktan çıkan atasözleri gibi çok farklı anlamda deyişimiz vardır. Diğer bir örnek ise Çin. Çin Atasözleri de yine bizim ülkemizde ki gibi sık bilinir ve değer verilir. Çünkü onlarda köklü bir kültüre sahiptir ve kültürlerine sahip çıkmada oldukça iyilerdir.

Biz daha çok ne durumlarda kullanıyoruz derseniz genelde öğüt veya ders vermek amaçlı kullanırız. Şöyle örnekleyebiliriz, mesela tartışmaların hararetlenen ve üste çıkılması gereken bölümlerinde şöyle deriz değil mi; ne demiş büyüklerimiz. Sonrasında konuyla alakalı bir Atasözü ile durumu toparlayabiliriz. Bu anlamda çok kullanılan ve anlamları benimsenen deyişler olduğu gibi az bilinen atasözleri ve anlamları da vardır. Tabi ki o kadar çok deyişe sahibiz ki hepsini bir arada bilmemiz veya öğrenmemiz mümkün görünmüyor. Bu açıdan bizde sizlere D harfi le başlayan atasözleri ve anlamları belirten bir liste oluşturduk. İçerisinde bulunduğunuzun durum özetleyen en az birkaç tane deyiş bulacağınızdan eminim. Tabi gündelik hayatta da kullanabilirsiniz. Bazıları o kadar özlü ki paylaşımlarınızın altına koyabilir hatta Whatsapp durum sözleri olarak bile kullanabilirsiniz. Şimdiden iyi okumalar.

D Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları

Dağ başından duman eksik olmaz: Büyük adamların, büyük iş yapanların her zaman üzüntüleri, sıkıntıları vardır.

Dağ dağ üstüne olur, ev ev üstüne olmaz: Aynı evde oturan iki aile arasında er geç birtakım anlaşmazlıklar çıkar.

Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur: Ne kadar uzak düşmüş olurlarsa olsunlar, insanlar günün birinde birbirleriyle karşılaşabilirler.

Dağ ne kadar yüce olsa yol üstünden aşar: Yenilmesi imkânsız gibi görünen zorlukların da üstesinden gelinir.

Dağ, ovanın süt anasıdır: Ticareti besleyen, üretim kaynaklarıdır.

Dam dolusu tükenmiş, damlayan tükenmemiş: Az da olsa sürekli gelir, ne denli çok da olsa, giderek tükenen hazırı yemekten daha iyidir.

Dam üstünde saksağan, vur beline kazmayı: Yersiz ve saçma sözler karşısında söylenen bir söz.

Damdan düşen damdan düşenin hâlinden (hâlini) bilir: İyi bir durumdayken kötü duruma düşen kimse, başına aynı durum gelen kimsenin derdini iyi anlar.

Danışan dağı aşmış, danışmayan düz yolda şaşmış: Bilmediği şeyi bir bilene soran, en zor işlerin bile üstesinden gelir; sormayan ise güçlükler içinde yuvarlanır gider.

Damlaya damlaya göl olur: Azar azar olagelen şeyler birikerek önemli bir niceliğe ulaşacağı için küçümsenmemelidir.

Darı unundan baklava, incir ağacından oklava olmaz: Kötü gereçle iyi iş görülemez.

Davetsiz gelen döşeksiz oturur: Çağrılmadan bir yere giden kimse iyi bir ağırlanma beklememelidir.

Davul dengi dengine diye çalar: Evlenecek kimselerin birbirlerine denk olması gerekir.

Davulun sesi uzaktan hoş gelir: İşin içinde olmayanlar o işi kolay veya kârlı sanırlar.

Değirmenden gelenden poğaça umarlar: Başka bir yerden gelen kimseden, geldiği yerle ilgili, küçük de olsa bir armağan beklenir.

Deli deliyi görünce çomağını (değneğini) saklar (gizler): Saldırgan kimse, kendisi gibi birine saldırmaktan çekinir.

Deli dostun olacağına akıllı düşmanın olsun: Akılsız kimse iyi niyetli olsa dahi yaptığı işin ne gibi kötü sonuçlar doğuracağını hesap edemediğinden dostuna bilmeyerek fenalık edebilir, akıllı düşmanın yapacağı kötülükse akıl yoluyla sezilir ve gereken tedbir alınabilir.

Delikli boncuk (taş) yerde kalmaz: Az çok işe yarayan her şeyin isteklisi bulunur.

Deliye taş atma, başını yarar: Davranışlarında çılgınlık bulunan kimseye dokunma yoksa sana öyle çılgınca saldırır ki yaptığına pişman olursun.

Demir ıslanmaz, deli uslanmaz: Her nesnenin, her kişinin değiştirilemeyen bir özelliği vardır.

Demir nemden, insan gamdan çürür: Nem demiri nasıl paslandırıp çürütürse gam da insanı öylece yıpratır.

Demir tavında dövülür: Her iş zamanında ve uygun durumda yapılır.

Deniz dalgasız olmaz, gönül sevdasız olmaz: Her denizde az çok dalga bulunduğu gibi her gönülde de bir sevda vardır.

Deniz kenarında dalga eksik olmaz: İçinde çeşitli olayların geçmesi doğal olan bir ortamda zaman zaman sert çatışmaların, fırtınaların çıkması da olasıdır.

Denizdeki balığın pazarı (pazarlığı) olmaz: Henüz elde olmayan bir nesnenin alımı, satımı üzerinde konuşulmaz.

Denize düşen yılana (yosuna) sarılır: Güç bir duruma düşenlerin bundan kurtulmak için her türlü çareye başvurmaları olağandır.

Derdi veren devasını da verir: Her sıkıntının, üzüntünün bir çaresi vardır.

Derdini söylemeyen (saklayan) derman bulamaz: İnsan sıkıntısını başkasına açıklayarak giderebilir.

Dereyi (çayı, ırmağı) geçerken at değiştirilmez: Bir yöntemden başka bir yönteme geçiş tehlikeli bir durum veya zamanda yapılmamalıdır.

Dert, çekene göredir: Bir derdin ağırlığı, hafifliği ona uğrayan kimsenin etkilenme derecesiyle ölçülür.

Dert gider amma yeri boş kalmaz: İnsan bir dertten kurtulduğunda onun yerine başka bir dert geleceğini iyi bilmelidir.

Dert gitmez, değişir: İnsan bir dertten kurtulduğunda onun yerine başka bir dert geleceğini iyi bilmelidir.

Dervişin fikri ne ise zikri de odur: İnsan, önem verip düşündüğü şeyi konuşmaktan kendini alamaz.

Deve boynuz ararken kulaktan olmuş: Elindekiyle yetinmeyip daha çoğunu arayan, elindekinden de olur.

Deve Kâbe’ye gitmekle hacı olmaz: Gerekli niteliklerden yoksun olan kişi, biçimsel işler yapmakla kişiliğine değer kazandıramaz.

Deveden büyük fil var: Herhangi bir konuda söz sahibi olanlardan daha büyük, daha yetkili biri mutlaka vardır.

Devenin derisi eşeğe yük olur: Zengin ne kadar fakir düşse de yoksula göre yine varlıklıdır.

Deveye bindikten sonra çalı ardına gizlenilmez: Herkesin gözü önündeki bir olayı şöyle böyle yorumlarla gizlemeye çalışmak boşunadır.

Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur: Gözü doymayan hırslı insanlar küçük bir çıkar için bütün varlığını tehlikeye atar.

Devlet adama ayağıyla gelmez: Zenginlik ve talih kişiyi kendiliğinden gelip bulmaz, çalışıp çabalamakla elde edilir. (devlet: Talih.)

Devletli yanını kaşısa yoksul para verecek sanır: Bir isteğinin yerine getirilmesini ilgililerden bekleyen kimse, onların bu işle ilgisi bulunmayan davranışlarını, isteğini karşılamak üzere yapıyorlar diye yorumlar. (devletli: Yüksek rütbeli kişi.)

Dibi görünmeyen sudan geçme: Bir işe girişirken her yönünü iyice araştır.

Dibi görünmeyen tastan su içme: Bir işe girişirken her yönünü iyice araştır.

Diken battığı yerden çıkar: Zarar hangi yönden geldiyse ancak o yönden giderilir.

Dikensiz gül olmaz: İyi veya güzel olan her şeyin az çok sıkıntı veren bir yanı da bulunur.

Dilden gelen elden gelse, her fukara padişah olur: Kişi her söylediğini yapamaz, her dilediğini elde edemez.

Dile gelen ele gelir: İnsanlar yapacakları işler hakkında önce konuşurlar, sonra da o işi gerçekleştirirler.

Dilenci bir olsa şekerle beslenir: Yardım bekleyen bir tane olsa umduğundan aşırı şeyler verilerek sevindirilir ancak bunların sayısı çok olduğundan hepsine aynı cömertlik gösterilemez.

Dilencinin torbası dolmaz: Şundan bundan yardım dileyerek geçinmeye çalışanların istekleri bitmez.

Dilim seni dilim dilim dileyim, başıma geleni senden bileyim: Kişinin başına ne gelirse dilini tutmamasından gelir.

Dilin kemiği yok: İnsan doğru veya yanlış her şeyi söyleyebilir.

Dille düğümlenen, dişle çözülmez: Verdiği sözü yerine getirmeyen kişi, sebebi sorulduğu zaman kendini savunmakta zorlanır.

Dinsizin hakkından imansız gelir: Acımasız olan kişiyi, kendisinden daha acımasız biri yola getirir.

Doğan anası olma, doğuran anası ol: Bir çocuk, annesinin değerini ancak kendisi de çocuk sahibi olduktan sonra anlar.

Doğru bilinmeyince eğri bilinmez: Doğru ile yanlışı, iyiyle kötüyü birbirinden ayırmak için her ikisini de bilmek, tanımak gerekir.

Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar: Doğru olmakla birlikte başkalarının işine gelmeyen sözleri söyleyenlerin sevilmediğini anlatan bir söz.

Doğru söz acıdır: Eksikleri, yanlışları, yolsuzlukları bütün çıplaklığıyla ortaya koyan ve eleştiren söz, bu işi yapanlara acı gelir.

Doğru söz yemin istemez: Sözün doğruluğunda kuşku yoksa yemine gerek yoktur.

Doğruluk minarede kalmış onun da içi eğri: Doğru görünen nice kişiler vardır ki içyüzlerini bilenlerden nasıl düzenbaz oldukları öğrenilir.

Dokuz at bir kazığa bağlanmaz: Bir işin başına, tanınmış kişiliği bulunan birçok kimse birden getirilmemelidir, bunlar anlaşamaz ve birbirlerine düşerler.

Dost acı söyler: Yakınlarımız, eksikliklerimizi çekinmeden söylerler.

Dost ağlatır, düşman güldürür: Dost olan kimsenin söylediği söz, acı da olsa insanın iyiliği içindir.

Dost (akraba) ile ye, iç, alışveriş etme: Alışverişte iki taraf da kendi çıkarını düşündüğünden iki dost arasındaki alışveriş dostluğu bozabilir, bu nedenle de dostluklarını sürdürmek isteyenler birbirleriyle alışverişte bulunmamalıdırlar.

Dost başa, düşman ayağa bakar: İyi bir görüntü verebilmek için her zaman temiz giyinip kuşanmak gereklidir.

Dost bin ise azdır, düşman bir ise çoktur: Dostlarını olabildiğince çoğalt, düşmanlarını olabildiğince azalt.

Dost dostun ayıbını yüzüne söyler: Gerçek dost uyarmak, kusurun düzeltilmesini sağlamak amacıyla ayıbı yüze karşı söyler.

Dost dostun eyerlenmiş atıdır: Gerçek dost, arkadaşının sıkışık zamanında yardımına koşmaya hazır durumdadır.

Dost (iyi dost) kara günde belli olur: Gerçek dost üzüntülü, sıkıntılı günlerde insanı yalnız bırakmaz.

Dostluk başka, alışveriş başka: İki kişi arasındaki dostluk, alışverişte birinin ötekine özverili davranmasını gerektirmez.

Dostun attığı taş baş yarmaz: Dostun acı sözü veya sert davranışı insana ağır gelmez.

Duvarı nem, insanı gam yıkar: Nem demiri nasıl paslandırıp çürütürse gam da insanı öylece yıpratır.

Düğün aşıyla dost ağırlanmaz: Ağırlamanın değeri, özel olarak hazırlanmasında, bir fedakârlık yapılmasındadır.

Dün öleni dün gömerler: Bir üzüntü sürdürülmemeli, unutulmaya çalışılmalıdır.

Dünya malı dünyada kalır: İnsan öldüğü zaman malını öbür dünyaya götüremez, bu nedenle gerek kendisi için gerekse hayırlı işler için para harcamaktan kaçınmamalıdır.

Dünya ölümlü, gün akşamlı: Hiçbir durum sürekli değildir, her iyi durumun bir sonu vardır.

Dünyada tasasız baş bostan korkuluğunda bulunur: Bu dünyada tasasız olan insan yoktur.

Dünyayı sel bassa ördeğe vız gelir: Birçok kimse için felakete yol açan bir olay, bazı insanları ilgilendirmez.

Düş uykudan sonra olur (gelir): Bir işin temeli gerçekleşmedikçe ayrıntılarına sıra gelmez.

Düşenin dostu olmaz: Varlıklı kişi yoksullaşınca çevresindeki dostlarından kimse kalmaz.

Düşmanın karınca ise de hor bakma: Düşmanın ne kadar güçsüz olursa olsun dikkat et, uyanık ol.

The post D Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları appeared first on Genç Klavye.

]]>
https://www.gencklavye.com/d-harfi-ile-baslayan-atasozleri-ve-anlamlari/feed/ 0
Ç Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları https://www.gencklavye.com/c-harfi-ile-baslayan-atasozleri/ https://www.gencklavye.com/c-harfi-ile-baslayan-atasozleri/#respond Fri, 20 Mar 2020 19:33:21 +0000 https://www.gencklavye.com/?p=4526 Ç harfi ile başlayan atasözleri ve anlamlarını bu sayfada bulabilirsiniz. Türkçe atasözleri, atasözü örnekleri, en güzel atasözlerini aşağıda bulabilirsiniz. Atasözleri ve anlamları taşıdığı manevi yük bakımından toplumumuzda ayrı bir öneme sahiptir. Ç harfi ile başlayan atasözleri listelemesi yaptığımız yazımıza geçmeden önce biraz bu durumdan ve ülkemizde ki kullanım şeklinden bahsetmek istiyorum. Öncelikle kısa bir tanım …

The post Ç Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları appeared first on Genç Klavye.

]]>

Ç harfi ile başlayan atasözleri ve anlamlarını bu sayfada bulabilirsiniz. Türkçe atasözleri, atasözü örnekleri, en güzel atasözlerini aşağıda bulabilirsiniz.

Atasözleri ve anlamları taşıdığı manevi yük bakımından toplumumuzda ayrı bir öneme sahiptir. Ç harfi ile başlayan atasözleri listelemesi yaptığımız yazımıza geçmeden önce biraz bu durumdan ve ülkemizde ki kullanım şeklinden bahsetmek istiyorum. Öncelikle kısa bir tanım yapmak gerekirse Atasözleri; eski bir zaman diliminde söyleyeni belli olmadan yani anonim olarak bir araya gelmiş ve kalıplaşmış cümlelerdir. Burada altı çizilmesi gereken nokta kalıplaşmış olmasıdır. Yani birer kelime gibi olmuşlardır ve değiştirilmeleri söz konusu olmaz.

En güzel atasözleri bu yüzden köklü geleneklere sahip devletlerden çıkmaktadır. Tabi ki bunlardan ilk sırayı ülkemiz alıyor. Kadim bir Türk kültürüne sahip olduğumuz için ve uzun yıllardır bu coğrafya da olduğumuz için devlet atasözleri, halktan çıkan atasözleri gibi çok farklı anlamda deyişimiz vardır. Diğer bir örnek ise Çin. Çin Atasözleri de yine bizim ülkemizde ki gibi sık bilinir ve değer verilir. Çünkü onlarda köklü bir kültüre sahiptir ve kültürlerine sahip çıkmada oldukça iyilerdir.

Biz daha çok ne durumlarda kullanıyoruz derseniz genelde öğüt veya ders vermek amaçlı kullanırız. Şöyle örnekleyebiliriz, mesela tartışmaların hararetlenen ve üste çıkılması gereken bölümlerinde şöyle deriz değil mi; ne demiş büyüklerimiz. Sonrasında konuyla alakalı bir Atasözü ile durumu toparlayabiliriz. Bu anlamda çok kullanılan ve anlamları benimsenen deyişler olduğu gibi az bilinen atasözleri ve anlamları da vardır. Tabi ki o kadar çok deyişe sahibiz ki hepsini bir arada bilmemiz veya öğrenmemiz mümkün görünmüyor. Bu açıdan bizde sizlere Ç harfi le başlayan atasözleri ve anlamları belirten bir liste oluşturduk. İçerisinde bulunduğunuzun durum özetleyen en az birkaç tane deyiş bulacağınızdan eminim. Tabi gündelik hayatta da kullanabilirsiniz. Bazıları o kadar özlü ki paylaşımlarınızın altına koyabilir hatta Whatsapp durum sözleri olarak bile kullanabilirsiniz. Şimdiden iyi okumalar.

Ç Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları

Çabalama ile çarık yırtılır: Olmayacak işi zorla yapmaya çalışan zarara uğrar.

Çağrılan yere erinme, çağrılmayan yere görünme: Kişi, çağrıldığı yere gitmelidir. Bu en azından bir nezaket gereğidir; ödev de olabilir. Çağrılmadığı yere gitmemelidir. Gitmek, yüzsüzlük ve arsızlık olur.

Çağrılmayan yere çörekçi ile börekçi gider: Çağrılmadığın yere gitme. Sen çörekçi yada börekçi misin ki satış yapacakmış gibi şu kapıya, bu kapıya çağrılmadan gidesin?

Çalışanın yatanda hakkı vardır: Çünkü çalışmayan, çalışanın kazancını yiyor.

Çalma elin kapısını, çalarlar kapını: Kimseye kötülük yapma. Yoksa aynı kötülüğü onlar da sana yaparlar.

Çam ağacından ağıl olmaz, el çocuğundan oğul olmaz: Her şeyin değeri vardır; yapacağı iş, kullanılacağı yer ayrıdır. Bir şeyin yerine, ona benziyor diye başka bir şey konulamaz.

Çanağa ne doğrarsan kaşığında o çıkar: Kişi, kendisi için önceden ne gibi hazırlıklar yapmışsa elleri de onun veriminden yararlanır.

Çanakta balın olsun, Yemen’den arı gelir: Güzel malı olan kimse, müşteri bulma kaygısı çekmez. Reklam yapmasa bile en uzak yerlerden istekliler çıkar.

Çaputluya çalı düşman: İyi giyimlilerin giysilerinden kaza eksik olmaz.

Çatal kazık yere batmaz: Birden çok kimsenin söz sahibi olduğu iş yürümez.

 

Çekişilmeyince pekişilmez: Düşünceler karşılıklı tartışılmadan sağlam bir anlaşma ve uzlaşma ortaya çıkmaz.

Çıkmadık candan umut kesilmez: Elden gitti sandığımız bir şeyle ilgimiz büsbütün kesilmemişse gereken çabayı harcayarak onun elimizde kalmasını sağlayabileceğimizi umabiliriz.

Çıngıraklı deve kaybolmaz: Nerede olsa varlığını gösteren kimse unutulmaz.

Çıra dibi karanlık olur: Bir kimse, başkalarına bol bol yaptığı yardımı kendi yakınlarına yapmaz.

Çiftçiye yağmur, yolcuya kurak; cümlenin muradını verecek Hak: Kullar Tanrı’dan kendilerine gerekli olan şeyleri dilerler, bu dilekleri kabul edecek olan Tanrı’dır.

Çiğnemeden yutulmaz: En kolay bir iş dahi emek gerektirir.

Çivi çıkar ama yeri kalır: Gönül yarası kapansa da unutulmaz.

Çivi çiviyi söker: Güçlü bir şey, kendisi güçlü olan başka bir şeyle veya durumla etkisiz bırakılır.

Çoban armağanı çam sakızı atasözü ve anlamı: Varlıksız kişinin armağanı küçük bir şey olur.

Çobanın gönlü olursa tekeden yağ çıkarır atasözü ve anlamı: Kendisinden iş bitecek kişi isterse olmayacak gibi görünen işlere çıkar yol bulur.

Çobansız koyunu kurt kapar atasözü ve anlamı: Koruyucusu, yöneticisi bulunmayan kişi ve topluluğa düşman ezer.

Çocuğa iş buyuran ardınca kendi gider atasözü ve anlamı: Çocuk kendisine ısmarlanan işi beceremez. Onun için arkasında işi buyuranında gitmesi gerekir.

Çocuğu işe sal, ardınca sen var atasözü ve anlamı: Henüz sorumluluk duygusu kazanmamış çocuklara önemli işler söylenmemelidir. Çocuk kendisine yapması söylenen işi beceremez. Onun için arkasından işi buyuranın da gitmek durumunda kalır

Çocuğun bulunduğun yerden kov olmaz atasözü ve anlamı: Küçük çocuğun bulunduğu yerden başkasını çekiştirmek olmaz çünkü herkes çocukla ugraşır, oyalanır. Hiç bir kimse dedikodu yapmaya vakit bulamaz.

Çocuk düşer kalka büyür atasözü ve anlamı: Çocuk yürümeye başladığı sırada sık sık düşer, ağlar.Anne, baba, çocuğun canı yanıyor diye üzülmemelidir. Her çocuk büyürken bu evrelerden geçer.

Çocuktan al haberi atasözü ve anlamı: Ç harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları arasındadır. Anlamı: Büyükler bir konuyu işlerine geldiği gibi anlatır. Çocuk yalan dolan bilmez herşeyi olduğu gibi anlatır. Onun için haberlerin doğrusu çocuktan alınır.

Çoğu zarar, azı karar atasözü ve anlamı: Hangi işle olursa olsun aşırılığa gidilmemeli, “karar” denilen herkesin uygun gördüğü ölçüde kalınmalıdır.

Çocuk açılma, soğuk alırsın atasözü ve anlamı: Giriştiğiniz iş için gereğinden çok para dökerseniz sonra bunun karşılığını alamaz, işi zararla kapatırsınız.

Çok bilen, çok yanılır atasözü ve anlamı: İnsan ne kadar çok şey bilirse bilsin, bilmediği daha çoktur.Çocuk bildiğinden kendine çok güvenen kişi, bilmediği şeylere de karışır ve bunlarda yanılır.

Çok el, ya yağmaya ya yolmaya atasözü ve anlamı: Çok kimsenin katılmasıyla iki iş iyi başarılır: yağma, yolma.

Çok gezen çok bilir atasözü ve anlamı: Çok gezen kişi, gezdiği yerlerde değişik şeyler görür, öğrenir. Eskiden bildiklerinin üzerine yenilerini ekler.

Çok gezen tavuk ayağında pis getirir atasözü ve anlamı: Her yere girip çıkan kadının adı lekelenir. Havlayan köpek ısırmaz. Karşısındakini bağırıp çağırmakla korkutmaya çalışan kimse, eylemli bir saldırıda bulunmaz.

Çok gezen çok bilir atasözü ve anlamı: Çok gezen kişi, gezdiği yerlerde değişik şeyler görür, öğrenir. Eskiden bildiklerinin üzerine yeni bilgiler ekler.

Çok havlayan köpek ısırmaz atasözü ve anlamı: Karşısındakini bağırıp çağırmakla korkutmaya çalışan kimse, eylemli bir saldırıda bulunamaz.

Çok incelme, koparsın atasözü ve anlamı: Bir iş yapılırken gereğinden çok titizlik gösterilirse başarılı sonuca ulaşmak tehlikeye düşer.

Çok konuşan çok yanılır atasözü ve anlamı: Çok konuşan, sözlerini denetlemeden, iyi düşünmeden ortaya atacağından yanlış şeyler söyleyebilir.

Çok koşan çabuk yorulur atasözü ve anlamı: Ne türlü çalışmadan olursa olsun aşırı çaba gösteren çabuk yorulacağı için sonucu elde etmekte geçikir. Sürekli çalışabilmek ve sonuca kavuşabilmek için harcanan çabanın yorulmayacak ölçüde olması gerekir.

Çok naz aşık usandırır atasözü ve anlamı: Başka şeylerde olduğu gibi nazlanmada da aşırıya gidilmemelidir. Aşık, sevgilisi uğruna bütün sıkıntılara katlanır ve onun nazını çeker. Ama bu naz çekilmeyecek ölçüde olursa aşk sevgisinden soğur.

Çok söyleme arsız edersin, aç bırakma edersin atasözü ve anlamı: Anlamı: Yönetimin altında bulunan kimseye ikide birde “şunu yap, bunu yapma” demekle iyi sonuç alırım sanma; onu arsız edersin. Yiyecek, para bakımından sıkıntıya da düşürme çünkü hırsızlığa itmiş olursun.

Çok yaşayan bilmez, çok gezen bilir atasözü ve anlamı: Çok gezen, çok yeri gören, çok şey öğrenir. Çok yaşayan çok okuyan onun bildiklerini bilmez.

Çömlek demiş: “Dibim altın”, kaşık demiş: “Girdim çıktım” atasözü ve anlamı: İç yüzünü iyi bilen kimseye karşı, kusurlarını gizlemeye çalışan ve yüksek nitelikleri bulunduğunu söyleyerek övünmeye kalkışan kişi, dalga konusu olur.

Çömlek taşa dokunursa vay çömleğin haline atasözü ve anlamı: Güçlü ve güçsüz çarpışırsa kavga güçsüzün yenilmesiyle biter. Kavgayı başlatan güçlü veya güçsüz de olsa bu durum değişmez.

Çöreğin büyüğü, hamurun (unun) çoğundan olur atasözü ve anlamı: Bir üretimden beklentimiz kaliteli ve güzel bir ürün ise bol ve kaliteli malzeme kullanmalısınız.

Çubuk kırılır, çıt eder; kütük kırılır, küt eder atasözü ve anlamı: Küçük çapta iş yapanların uğrayacağı zarar küçük; büyük çapta iş yapanların uğrayacağı zarar büyük olur ancak zararın ağırlığı, iki durumda da eşittir.

Çuhayı fırçayla, kadifeyi elle atasözü ve anlamı: Kimi kişilere sert, kimi kişilere yumuşak davranmak gerekir; durumlarına göre.

Çul içinde arslan yatar atasözü ve anlamı: Bir kimsenin değeri kılıf kıyafet ile değil, kişiliğindeki çevher ile ölçülür.

Çürük tahta çivi tutmaz atasözü ve anlamı: Aslında işe yaramaz olan, yada sonrasından o duruma gelmiş bulunan şeyi ne denli uğraşsanız işe yarar duruma getiremezsiniz.

The post Ç Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları appeared first on Genç Klavye.

]]>
https://www.gencklavye.com/c-harfi-ile-baslayan-atasozleri/feed/ 0